Melih Gökçek'e iftira atan Murat Ağırel'e sert tepki: İspatlamak zorundasın!
Gazeteci Yusuf Alabarda, Melissa Bağcı’nın sunduğu ve Beyaz TV ekranlarında yayınlanan 7. Gün programında, Murat Ağırel’in eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesi hakkındaki iftiralarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ağırel'in, Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve ailesi üzerinden Almanya'nın Düsseldorf kentinde kurulduğunu ileri sürdüğü şirketle ilgili açıklamalarını hatırlatan Alabarda, ortaya atılan suçlamaların somut belgelerle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Hem iddiayı ortaya atıp hem de hüküm veremezsiniz”
Ağırel'in açıklamalarında gazetecilik sınırlarını aşarak hüküm veren bir dil kullandığını savunan Alabarda, şu ifadeleri kullandı:
“İddiayı ortaya koymuşsunuz, cezayı kesmişsiniz ve yolsuzluk yapıldığı konusunda karara varmışsınız. Siz hâkim ya da savcı değilsiniz. Bir gazeteci olarak konuyu araştırabilir, kamuoyunun dikkatine sunabilirsiniz ancak iddianızı ispat etmekle de yükümlüsünüz.”
Melih Gökçek'in yaklaşık 25 yıllık Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yüzlerce soruşturmayla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Alabarda, Gökçek'in bu soruşturmaların hiçbirinden ceza almadığı yönündeki açıklamasına dikkat çekti.

MANSUR YAVAŞ DOSYALARI
Alabarda, Mansur Yavaş yönetiminin Melih Gökçek dönemiyle ilgili 25 ayrı dosyayı incelemeye gönderdiğini belirterek bu dosyaların büyük bölümünde İçişleri Bakanlığı veya yargı tarafından Gökçek aleyhine bir sonuç çıkmadığını söyledi.
Mansur Yavaş hakkında da çok sayıda dosyanın İçişleri Bakanlığına gönderildiğini hatırlatan Alabarda, kararlar karşısında çifte standart uygulanamayacağını vurguladı:
“Mansur Yavaş hakkındaki dosyalara İçişleri Bakanlığı takipsizlik kararı verdiğinde bunu kabul edeceksiniz fakat Melih Gökçek dönemiyle ilgili dosyalarda aynı makamların verdiği kararları kabul etmeyeceksiniz. Böyle bir yaklaşım olamaz.”
BU İDDİALARI BELGELEMEK ZORUNDA
Murat Ağırel'in Düsseldorf'ta kurulduğu belirtilen şirket hakkında Melih Gökçek'in ismini doğrudan kullandığını söyleyen Alabarda, daha sonra yapılan açıklamalarla bu ifadelerin değiştirilemeyeceğini belirtti.
Ağırel'in yayında Melih Gökçek, Ahmet Gökçek ve Hülya Gökçek'in Düsseldorf'ta “Hamak” isimli bir şirket kurduğunu ve şirket üzerinden yüksek miktarda para hareketliliği gerçekleştiğini ileri sürdüğünü aktaran Alabarda, şu çağrıda bulundu:
“Melih Gökçek'in bu şirket üzerinde hak sahibi olduğunu söylüyorsanız bunu belgelerle ispat etmek zorundasınız. Sonradan ‘Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek'i kastettim' demek yeterli değil. Çünkü açıklamanızda Melih Gökçek'in ismini açık şekilde geçiriyorsunuz.”
“Gazetecilik suçlama özgürlüğü değildir”
Kamuoyunda tanınan siyasi isimlerin gazeteciler tarafından araştırılmasının son derece doğal olduğunu belirten Alabarda, araştırma yapmakla kanıtlanmamış suçlamaları kesin hüküm gibi sunmak arasında ciddi bir fark bulunduğunun altını çizdi.
“Melih Gökçek yaklaşık 30 yıldır Türkiye'nin yakından tanıdığı bir siyasi figür. Gazetecilerin kendisiyle ilgili konuları araştırmasını anlayabilirim. Projektör tutulabilir, sorular sorulabilir. Ancak ‘Melih Gökçek şirket kurdu, para kaçırdı' diyorsanız bunun belgesini de ortaya koymak zorundasınız. Müddei, iddiasını ispatla mükelleftir.”
“Savcının çağırması suçlu olduğu anlamına gelmez”
Melih Gökçek'in ifadeye çağrılmasının Ağırel'in açıklamalarında isminin doğrudan geçmesinden kaynaklandığını belirten Alabarda, bunun Gökçek'in suçlu olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Alabarda, “Savcı, bir kişinin adı ciddi bir iddiada geçtiği için doğal olarak ifadesine başvurabilir. İfade vermeye çağrılmak, suçluluğun kanıtlandığı anlamına gelmez. Asıl sorulması gereken, bu iddiaları ortaya atan kişinin elinde hangi somut belgelerin bulunduğudur” değerlendirmesinde bulundu.
