AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çarpıcı açıklamalarda bulundu! "İmamoğlu, parayla bu partinin satın alınabileceğini herkese gösterdi"
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek saat 19.30'da başlayan Sürmanşet programında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in konuşmalarından satır başları:
'KAPALILAR İMHA EDİLSİN DEMİŞTİ' TUTUKLANDI!
'Bu tip kişilerin çenelerini kapatmaları gerekiyor. Ama tabii içlerindeki pislik suratlarına vurmuş ve bu şekilde özellikle bir inancı dolayısıyla kapanan tesettürlü olan hanımefendilere karşı kalkıp böylece ahlaksızca bir tabirde bulunuyor. Zaten yüzüne baktığınız zaman meymenet yok. Hakikaten konuşurken ağzından pislik çıkıyor. Böyle tiplerin umut ediyorum, bir an önce toplumda yani özellikle vatandaşlarımız tarafından hakikaten bunlara doğruyu anlatıp öğretip bunların da inşallah islah olmalarını ben temenni ediyorum. Ama bu kadın kolay kolay da islah olacak bir tipe benzemiyor. 'İmha edilsin' diyor. Yani nedir bu? Bu bir böcek midir? Bu affedersiniz zararlı bir şey midir? Bu ne demek? Bu ne ahlaksızlık?'
HAFIZLIK İCAZET PROGRAMINA TEPKİ İÇİN SOKAĞA DÖKÜLDÜLER
'Bu şunun rahatsızlığı. Bir kişinin Kur'an'ı ezberi olarak bilmesi bunları rahatsız ediyor. Ağrına gidiyor. Niye? Kafalarına göre istediklerini vatandaşa söyleyip o noktada biliyorsunuz yıllar boyunca özellikle Kur'an-ı Kerim'le ilgili olarak yan Resulullah efendimizle ilgili olarak tarih kitaplarında bu ülkenin kitaplarında çok yanlış şeyler yazdı. Ve daha sonrasında da kendi kafalarına göre uydurmak istedikleri, söylemek istediklerini hep dile getirdiler, şimdi çocuklar hafız olduğu zaman, bu noktada gerçekten Kur'an-ı Kerim'i öğreniyorlar ya, bunların ne kadar sahtekar, bunların ne kadar yalan söylediğini de bu şekilde de görmüş oluyorlar. O yüzden de bunlar bundan rahatsız. Şimdi bunun laiklikle ne alakası var? Millet, Kur'an-ı Kerim'i ezberlediği zaman, hafız olduğu zaman size mi soracak? Bunun laiklikle ne alakası var? Sormak istiyorum. Ya bir insan bir kişinin dinini kitabına göre öğrenmesinden niye rahatsız olur?'
'Hafız kardeşlerimize buradan hakikaten tebriklerimizi gönderiyoruz. Bir insan hafızdan rahatsız oluyorsa onun dinle ilgili bir düşmanlığı vardır. Ya bunu açık konuşalım. Yani bir kişinin hafızlık töreni yapıldığı zaman bu törenden dolayı bir rahatsızlığı varsa bu kişi din düşmanıdır. Açıkça çıkın 'biz din düşmanıyız, biz İslam düşmanıyız' diyin. Kalkıp da böyle dolanbaçlı olarak birtakım kelimeleri bularak yanına mesela laiklikle ilgili olarak bu işe laikliğin karşı olduğunu göstermeye çalışmaya çalışmayın. Laiklik ne demek biz çok iyi biliyoruz. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Peki burada bir kişi hafızlık yapıp sonra hafızlığından sonra bir tören yapıyorsa bunun ne alakası var? Laiklikle ne alakası var bunun? 'Karanlığa teslim olmayacağız.' diyorlar. Kur'an-ı Kerim aydınlıktır. Esas karanlık sizsiniz. Cahilsiniz ve karanlık çağda yaşıyorsunuz. Örümcek üstünden dahi insanlara hakaret etmeye çalıştılar. Ben o kelimeyi pek söylemem ama bunlar karanlık çağda yaşayan, önünü dahi göremeyen kişiler. Allah korusun şunların yetiştirdiği nesilden ne çıkar?'

SÖZDE KOMEDYEN KUR'AN İLE DALGA GEÇTİ!
'Son kitap dedik ya' diyor, 'Domuz da yemeyiversinler. Bundan sonra kitabı yazan için de zor bir durum var.' diyor. Yani burada direkt olarak Cenabı Allah'a hakaret var. Açık ve net. Yani bu adam benim gözümde aşağılık bir adamdır. Yere batsın böyle espri tarzı. Dini konularda espri yapılmaz efendim. Sizi yaratan hakkında espri yapamazsınız. Kendiniz günahlara girebilirsiniz. Bunun hesabını da Cenabı Allah'a verirsiniz ama sizi yaratanla ilgili olarak böyle bir kelime konuşanın zaten dini noktada ne hassasiyeti vardır bana göre ne de inancı vardır. Şimdi siz kalkıyorsunuz bunun yazarı için de çok söylüyor. 'Aklına yeni bir fikir gelse' diyor. 'Bakın son kitap dedik ya domuz yemesinler' diyor. Yani bu iş şimdi espri mi? Allah'ınızı severseniz dünyanın neresinde böyle bir şey var? Bir ülkede kalkıp da Kur'an-ı Kerim'le ilgili böyle ahlaksızca konuşmak ne zamandan beri bir komedi unsuru olur hale geldi? Cenab-ı Allah hakkında böyle bir tabirde bulunmak ne zamandan beri bir komedidir? Olsa olsa soytarılıktır bu. Olsa olsa ahlaksızlıktır bu. Çok açık olarak söyleyeyim. Ona gülenler, siz de ondan aşağı yana değilsiniz. Bunu da açık olarak söylemek lazım.'
'Tebrik ediyorum İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı. Hiç kimse bizim kalkıp da Rabb'imiz hakkında, Kur'an-ı Kerim hakkında bu şekilde konuşamaz. Kur'an-ı Kerim yakanla kalkıp Kur'an-ı Kerim'e hakaret eden arasından ne fark var? İkisi de bana göre aynı şey. İkisi de hakaret, ikisi de terbiyesizlik, ikisi de utanmazlık.'
'Şimdi bir toplumun kırmızı çizgileri olur. Bu kırmızı çizgilerimiz, bayrağımız, ezanımız, Kur'an'ımız, dini değerlerimiz, bunlar bizim kırmızı çizgilerimizdir. Siz kalkıp bayrak hakkında bu tür bir şaka yapamazsınız. Ezan hakkında yapamazsınız, Kur'an hakkında yapamazsınız, Allah hakkında yapamazsınız. Eğer biz kalkıp da bu noktalarda, bu işlere toplum olarak müsaade edersek bunun sonu gelmez. Ve bu işler o kadar iğrenç bir boyuta gider ki bu hakikaten toplumu yaralar. Türk milletini, diğer milletlerden en büyük ayıran özelliklerinden birisi dinine, bayrağına, ezanına, Kur'an'ına saygılı olmaları ve ona hürmetleri olmasıdır. Biz bugüne kadar her zaman biz ne yapıyoruz? Kur'an-ı Kerim'i alıyoruz, öpüyoruz, okuyoruz, başımızın üstüne koyuyoruz. Bu çıkıyor orada para kazanacağım diye Kur'an-ı Kerim'in üstünden soytarılık yapıyor. Bunlar kabul edilemez.'
BARIŞ ATAY VE BÜLENT EMRAH PARLAK'TAN REZİL GÖSTERİ
'İnanın ağzımı bozmak isterim ama RTÜK müsaade etmiyor. Sen kimsin ya Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı için bu ülkede özellikle terörsüz Türkiye konusunda elini taşın altına koymuş olan, bu ülkede hakikaten barışın gelmesi açısından, mutluluğun gelmesi açısından, insanları bir araya getirme açısından birçok mücadele yapan değerli genel başkan Devlet Bahçeli hakkında böyle konuşuyorsun. Bir insanın yaşıyla ilgili olarak kalkıp da böyle ahlaksızca konuşmaktan utanmıyor musun? Sen gençsin de ne olmuş? Adam olamamışsın. Bir baltaya sap olamamışsın. Ancak burada soytarlık peşinde koşarsın. Ne demek efendim ürolog, bu tür ahlaksızca tabirlerde kullanmakta? Sizin ananız babanız aileniz yok mu? Siz ne ahlaksız adamlarsınız. Bu milletvekiliydi biliyor musunuz bu soytarı. Şimdi kalkıp burada milletin içerisinde böyle konuşma yapıyor. Böyle adama oy verilmez. Şöyle tabirler kullanan bir adama oy verilmez. Dünyanın neresinde kendi devlet liderine kalkıp da ülkesini yöneten insanla alakalı şöyle bir şeyleri söyleyeyim. Karşıdaki cenah da gülüyor. Ya siz ne biçim bir topluluksunuz? Ben kalkıp da Özgür Özel'le ilgili birisi böyle bir tabir kullansa ya da Kılıçdaroğlu ile ilgili ya da muhalefet liderlerinden birisiyle ilgili, fark etmez ben bunu kesinlikle kabul etmem.'
'Siz bir insanın yaşından dolayı veya bununla ilgili olarak bir insana hakaret edemezsiniz. Buna da gösteri diyemezsiniz. Soytarılık yapacaksan başka türlü yap sana zaten gülerler. Sen kendin zaten sahneye çık. Zaten tipin de soytarıya benziyor. Millet sana güler. Ama siz kalkıp da bu ülkede Sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli'ye, saygıdeğer cumhurbaşkanımızla alakalı böyle konuşamaz. !Yürürken sağa yürüyor, sola yürüyor.' diyor. Aslanlar gibi de yürüyor, ağrınıza gidiyor. 25. yılınıı kutluyoruz AK Parti'nin. Her seferinde sizi yendik. Her seferinde sizin zihniyetinizin rezilliği ortaya çıktı. Her seferinde de bu millet sizi aldı kapının önüne koydu. Niye biliyor musunuz? Çünkü şunların ülkeyi yönetebilmesi mümkün mü? Mümkün değil. Adam soytarlıkla uğraşıyor. Bu ülkeye ne yararınız oldu bugüne kadar? Hangi vatandaşın hangi işini çözdünüz? Hangi fakir fukaranın kapısını çaldınız? Nereye yol yaptınız? Nereye havalimanı yaptınız? Nereye gittiniz? Sizin iktidarlarınızı da gördü bu ülke. Ama kalkıp da burada devlet yönetenine, Cumhur İttifakımızın iki önemli liderine kalkıp bu şekilde hakaret etmeye kalkarsanız bunun da bir karşılığını görürsünüz. Tamamen ahlaksızsınız, utanmazsınız. Size diyecek kelime bulamıyorum.'
MUHİTTİN BÖCEK'TEN İMAMOĞLU'NA 5 MİLYON EURO VERDM İDDİASI
'Bunu söyleyen kim? Muhittin Böcek. Bundan önce de 1 milyon euro da yüzsüz Veli'ye vermişti hatırlarsanız. Şimdi 5 milyon euro da İmamoğlu'na vermiş. Bu havala dedikleri sistemle göndermiş. Bu sistem ne? Kapalı Çarşı üstünden bir ödeme sistemi. Bu bu şekilde de bu paranın ödemesini yapmış. Adamlar 15 milyon euro istemiş, 5 milyon euro parayı gönderdim diyor. Gönderdiği dönemin içerisinde de kendisiyle bir araya geldiğini ispatlamak için o dönemde işte oteldeki verdiği, gittiği oteldeki fotoğraflarını da koyuyor.' O dönemde de diyor İmamoğlu'yla iki küsür dakika kendisiyle de telefonda görüşme yaptım.' diyor. Şimdi şunu söyleyeceğim. Parayı verdiği gün 2,5 dakika yakın İmamoğluyla telefonla konuşuyor. '5 milyon euro para verdim.' diyor. Cumhuriyet Halk Partililere şunu söylemek istiyorum. Allah aşkına bir AK Parti'li belediye başkanı kalkıp da AK Parti'li bir bakan hakkında veya bir büyükşehir belediye başkanı hakkında ben ona 5 milyon euro'yu havala sistemiyle gönderdim. Bunun ispatı da o gün gittiğim şurası. Ayriyeten telefonla konuştum diye söylese yerinden oynatırsınız. Bu konuyla ilgili konuşacak bir tane CHP'li yok mu ya şu an? Bu adam sizin Antalya Belediye Başkanınız. Antalya Belediye Başkanınız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına 5 milyon euro niye verir? Hani bu yüzsüz Veli de değil. Partide bir görevi olan ne bu? İstanbul Belediye Başkanı. Bu adama bu parayı neden gönderirsiniz?'
'Benim bildiğim seçime daha çok var. Bu ne diye bu paraları alıyor? Yani demek ki bunu bir iş adamından aldı da verdi ya da kalktı belediyede iş yapan birisinden istedi. Kendi kasasında 5 milyon euro varsa bunu nereye çıkış gösterdi? Hepimiz şirket yönetiyoruz. Şimdi sizin bir şirketiniz var. Siz şirketinizden 5 milyon euro para çıktınız dışarıya. Bunu bu devlete göstereceksiniz. sana soracak, diyecek ki kardeşim bu 5 milyon euro'yu nerede harcadın? Yoksa o paranın biliyorsunuz yüzde 25 civarında vermeniz lazım ki parayı dışarı çıkartabilesiniz. Devlete ödemeniz lazım. Peki bunu ödedi mi? Yok. Para nereye çıktı? Şirketten mi çıktı? Onu da bilmiyoruz. Peki bir iş adamından mı alındı? Bunun da ortaya çıkması lazım. O Muhittin Böcek'i ilgilendiren kısmı.'
'Peki Ekrem İmamoğlu... Bu parayı havala sistemiyle alıyorsun bir de. Bunların yönettiği siyasi parti ile ilgili konuşma yaparsanız sarayın adamı diyorlar. Siz diyorlar özellikle AK Partil'i olduğunuz için böyle konuşuyor diyorlar. Ya kardeşim ben demiyorum Muhittin Böcek diyor ya.'
ÖZKAN YALIM'DAN BİR İFADE DAHA
'Bu ülkenin bakanları herhangi bir acil olay olduğu zaman uçak veya helikopter kullanıyor diye ortalığı ayağa kaldıran Cumhuriyet Halk Partililer kendilerine helikopter almak istemişler. Adam diyor ki 'Ben gittim Almanya'da sordum. Biri Almanya'da, biri Türkiye'de biri Dubai'de biri 3.8 milyon dolar biri 4.2 milyon dolar biri de 10 milyon dolar değerinde helikopterlere teklif yaptık. Hasan Karadağ, Özgür Karabat'a da sunumunu yaptık.' diyor. Ya arkadaş bunu hangi parayla alacaktınız? Cumhuriyet Halk Partisi'nin parasıyla mı alacaktınız? Başka bir parayla mı alacaktınız? Şimdi CHP'nin parasıyla aldığını düşünelim. Hazineden gelen parayla alacaklar. Örnek veriyorum. Cumhuriyet Halk Partili üyeler kendi teşkilatlarında elektrik faturasını, su faturasını öderken sıkıntı çekerken, orada bir kumanya bulup kendi teşkilat mensubuna bir kumanya vermekle sıkıntı çekerken, eğer CHP'nin parasından siz kalkıp da kendinizi 10 milyon dolar değerinde bir helikopter almaya kalkıyorsanız zaten bu bir rezillik. Peki bunu şahsi olarak kalkıp da bir yerden para buluyorsanız bu parayı nereden buldun derler adama? Olaya bak artık para o kadar gırla ki helikopter alalım diyorlar.'
'Ah CHP'liler ah... Siz gidin mitinglere, balık istifi gibi sizi otobüslere bindirsinler göndersinler, bunlar da kendilerine CHP'nin parasından ya da hangi paradan alacaklarını bilmediğimiz 10 milyon dolar değerinde helikopterleri arayıp keyif çatmaya kalksın.'
'Yarın alırsınız ya uçak, tren, hepsini alırsınız. Nasılsa Cumhuriyet Halk Partililer size oy veriyorlar. Ne olacak ki? Nereden geldiğini de sormuyorlar. Önemli değil diyorlar. Yani sonuçta İmamoğlu'na 5 milyon euro gitmiş. Ne olacak ki? Öyle düşünüyorsunuz değil mi? CHP'liler size nasıl olsa her türlü oy verir. Biz istediğimizi de istediğimiz gibi yaparız diyorsunuz. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nde en çok düşünülmesi gereken konuyu ne düşünüyorum biliyor musunuz? Yıllardır ideolojik olarak vermiş oldukları bir mücadelenin içerisinde bir adam çıktı. Ekrem İmamoğlu... Parayla bu partinin satın alınabileceğini bütün Türkiye'ye gösterdi.'
'Yani aslında bu yurt dışından Allah muhafaza böyle bir müdahale durumunda ne şekle partinin getirebileceğinin de bir göstergesiydi. Yani bir kişi çıktı ve parayla CHP nasıl ele geçiriliri hepimize film gibi izletti ve kendi en iyi adamlarını mali genel başkan yardımcılığına, diğer görevlere vesaire getirdi. Bakın bu aslında Ekrem İmamoğlu'nun, Cumhuriyet Halk Partisi'nin ne kadar çürümüş olduğunu da topluma göstermesinde önemli bir göstergedir. Bunu da unutmayalım.
AYRINTILAR GELİYOR...
