Hükümetten son dakika asgari ücret açıklaması! Çalışmalar Aralık ayında başlıyor!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay yaptığı açıklamada 2023 yılı asgari ücretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oktay "İşçi ve işveren kesiminin oy birliği ile kararlaştırılan 'Asgari Ücret Komisyonu', 2023 yılı asgari ücretini belirlemek üzere çalışmalarına Aralık ayında başlayacaktır." ifadelerini kullandı.

Hükümetten son dakika asgari ücret açıklaması! Çalışmalar Aralık ayında başlıyor!
Hükümetten son dakika asgari ücret açıklaması! Çalışmalar Aralık ayında başlıyor!
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluşların 2023 yılı bütçeleri üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Gıda fiyatlarının, enerji, hammadde fiyatları, döviz kuru, girdi maliyetleri, arz ve talep gibi birçok faktör ve eğilimden etkilendiğine işaret eden Oktay, son dönemdeki gelişmelerin, üretici girdi ve lojistik maliyetlerinin önemli derecede yükselmesine sebep olduğunu söyledi.

Başta gübre, enerji ve yağlar olmak üzere, tarımsal girdi fiyatlarında küresel düzeyde yüksek artışların dikkat çektiğini belirten Oktay, Türkiye'nin de küresel fiyatlardaki bu artışlardan olumsuz etkilendiğini ifade etti.

Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarını engellemek amacıyla "Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu" oluşturulduğunu hatırlatan Oktay, şunları aktardı:

"Kamunun yanı sıra tüketici ve özel sektör temsilcilerinin de yer aldığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, tedarik zincirinde serbest piyasa koşullarının sağlıklı ve düzenli işlemesine katkı sağlamayı ve tüketicilerimizi korumayı amaçlamaktadır. Ticaret Bakanlığımız tarafından başta gıda ve temel ihtiyaç maddeleri olmak üzere piyasadaki fiyat gelişmeleri yakinen takip edilmektedir. Fiyat istikrarını sağlamak ve vatandaşımızı enflasyonun altında ezdirmemek için gereken politikaları hızla uyguluyoruz."

En düşük devlet memuru aylığının, 2022 yılı Ekim ayı itibarıyla 9 bin 105 liraya yükseltildiğini anımsatan Oktay, SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarında ise yüzde 78,6 oranında kümülatif artışlar yapıldığını kaydetti.

"Ücretlerde önemli artış sağlandı"

Türk lirasını daha cazip hale getirmek ve döviz kurlarındaki oynaklığı azaltmak amacıyla "Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesabı" (KKM) uygulaması başlatıldığını anımsatan Oktay, vergi indirimleri vasıtasıyla vatandaşların fiyat artışlarından en az düzeyde etkilenmesi amacıyla 2022 yılında 276,8 milyar lira vergi gelirinden vazgeçildiğine dikkati çekti.

Oktay, 1 Temmuz'dan geçerli olmak üzere asgari ücretin net 5 bin 500 lira olduğunu belirterek, 2021 yılına göre net asgari ücretin kümülatif artış oranının yaklaşık yüzde 95 olduğunu söyledi.

Tüm ücretlilerin asgari ücret düzeyine kadar olan gelirlerinin, gelir ve damga vergisi dışında bırakılarak tarihi bir adım atıldığını hatırlatan Oktay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yapılan yasal düzenlemeyle yalnızca işçiler değil, tüm çalışanlar kapsama alınmıştır. Böylece ücretlerin asgari ücrete kadar olan kısmı vergi dışı bırakılarak işçilerin net ücretlerinde çok önemli bir artış sağlanırken, istihdam, üretim ve yatırım da desteklenmiştir. Haziran 2023 sonuna kadar işverence işçiye elektrik, doğal gaz ve diğer ısınma giderlerine karşılık olmak üzere aylık 1000 liraya kadar yapılacak ek ödemeler, gelir vergisinden ve sigorta primi tutarından istisna tutulmuştur. Son iki kararını işçi ve işveren kesiminin oy birliği ile alan Asgari Ücret Komisyonu, 2023 yılı asgari ücretini belirlemek üzere çalışmalarına aralık ayında başlayacaktır. Asgari ücretin, toplumun tüm kesimleri bakımından memnuniyet sağlayacak bir düzeyde, işçi ve işveren taraflarının tam mutabakatıyla belirleneceğine inanmaktayız."

"Kadının iş gücüne katılımı yükselmiştir"

2023 yılında yapılacak güncellemelerde kullanılacak "Yeniden Değerleme Oranı"nın (YDO) açıklanması ile her yıl olduğu gibi bu yıl da vergi ve harç artışlarının gündeme geldiğini ifade eden Oktay, YDO'nun sadece vergi ve harçların artırılması için kullanılmadığının altını çizdi.

YDO'nun, vergi kanunlarında mükelleflere tanınmış istisna tutarları, vergi tarifeleri gibi birçok tutarın güncellemesinde de kullanıldığını aktaran Oktay, "Çalışanlarımızın yemek ve yol ücretleri istisnası, mesken kira geliri istisnası, kazancın tespitinde dikkate alınan otomobil kira ve amortisman giderleri, vergiye uyumlu mükelleflerimize sağlanan indirim tavanı, veraset ve intikal vergisindeki istisna tutarları gibi geniş yelpazede birçok istisna ve muafiyet tutarlarındaki yüksek oranlardaki artışlardan mükelleflerimiz olumlu olarak etkilenecektir." ifadelerini kullandı.

Bütçe görüşmelerinde "kadınların ekonomik hayata katılımına yönelik hükümetin çok yönlü çabalarının hakkını teslim etmeyen" eleştiriler yapıldığını anımsatan Oktay, şunları kaydetti:

"Bu konuda özellikle kadın istihdamının artırılması konusundaki çalışmalarımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Aldığımız tedbirler, hayata geçirilen yasal uygulamalar ve uyguladığımız teşviklerle kadınların iş gücüne katılımları ve kadın istihdamı alanında önemli gelişmelere tanıklık etmekteyiz. 2002 yılında yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranı bugün yüzde 35,6'ya ve kadın istihdam oranı aynı dönem için yüzde 25,3'ten yüzde 30,8'e yükselmiştir. Halihazırda birçok farklı meslekte kadın çalışan oranının yüksek olması uyguladığımız politikaların en somut göstergesidir. Örnek vermek gerekirse, öğretmenlerin yüzde 57'si, 23 bin 268 hakimin yüzde 52'si kadındır. Kamu ve vakıf üniversitelerinde kadın öğretim görevlisi oranı yüzde 51'dir. Toplam kamu çalışanlarının yüzde 42'si kadındır. 73 kadın büyükelçimiz, 13 kadın başkonsolosumuz görevdedir. Hem kadın istihdamını korumayı hem de iş gücü piyasası dışında kalan kadınların iş gücü piyasasına girmesini amaçlayan önemli düzenlemeler gerçekleştirdik."

"Cumhuriyetin 100. yılına güçlü kadınlarımız ile yürüyeceğiz"

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde "Kadına şiddet insanlığa ihanettir" diyerek şiddetle mücadeledeki kararlılıklarını bir kez daha yinelediklerini hatırlatan Oktay, şu değerlendirmede bulundu:

"Biz, kadının güçlendirilmesi konusunu muhalefetin aksine bir polemik malzemesi olarak değil, medeniyetimizin bir gereği olarak, kadınlarımızı başımızın tacı bilerek ele alıyoruz. İstiklal Savaşımızın Nene Hatun'u, Halime Çavuş'u, Halide Edip Adıvar'ıdır kadınlarımız. Bizim, büyük ve güçlü Türkiye fotoğrafımızda en önde kadınlarımız vardır. Türkiye gelişirken, kalkınırken bu sürece en fazla katkıyı veren yine kadınlarımız olmuştur. Diyarbakır anneleri başta olmak üzere bir ananın gözyaşında biz acıyı gördüğümüz kadar vakarı, dik duruşu da görüyor, o gözyaşlarını dindirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Burada kadın haklarından dem vuranlar, teröre evladını kurban vermiş hangi ananın gözünden yaşları silebildiniz? Başörtüsü yüzünden ayrıştırılan kardeşlerimizin derdine derman olabildiniz mi? Ayrıştırmadan tüm kadınlarımızı savunabildiniz mi? Kız çocuklarını dağa kaçırıp terörist yetiştiren, kadın ve çocukları katleden, anaları ağlatanların kadına şiddetten bahsetmesi aslında abesle iştigaldir."

Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde işçi, öğretmen, doktor, genç, yaşlı, inanç ve etnisite ayrımı yapmadan Türkiye'nin tüm kıymetli kadınlarına ve kadın haklarına sahip çıktıklarını vurgulayarak, "Kadınlarımızı pek çok yönden destekleyerek, Cumhuriyetin 100. yılına güçlü kadınlarımız ile yürüyeceğiz." dedi.

"En çok ağaçlandırma yapan ülkelerdeniz"

Görüşmelerde, "Türkiye'nin orman varlığının azaldığına yönelik" bazı eleştiriler yapıldığını hatırlatan Oktay, ormanları sadece korumakla kalmayıp, toprakları yeni fidanlarla buluşturmak için yoğun çaba sarf ettiklerini vurguladı.

Son 20 yılda 5,7 milyon hektar alanda 5,9 milyar fidanı toprakla buluşturduklarını aktaran Oktay, şunları ifade etti:

"Ağaçlandırma çalışmalarımızla 500 milyon ton olan erozyonla taşınan toprak miktarını 154 milyon tona düşürdük. Aynı zamanda, iklim değişikliğinin etkilerine karşı karbon yutak alanı olan ormanlarımızı 20,8 milyon hektardan 2021'de 23,1 milyon hektara ulaştırdık; bu alan, ülke yüzölçümünün yüzde 29,6'sına tekabül etmektedir. En çok ağaçlandırma yapan ülkeler sıralamasında Avrupa'da ilk, dünyada 4. sıradaki yerimizi koruyoruz. Bu yılki 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü etkinliklerimizi 'Türkiye Yüzyılına Nefes Teması' ile gerçekleştirdik. Ülkemizin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek ve tabiatı korumak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ormanları yakanları koruyanların bize ağaç ve ormanla ilgili söz söylemesi de yine abesle iştigaldir."

"Bunların hepsi denge ve denetimdir"

Oktay, "Hem parti genel başkanlığı hem Cumhurbaşkanlığının aynı kişide olması bütçe hakkına aykırıdır. Denge, denetim yok" eleştirileri üzerine, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde, Cumhurbaşkanının yürütmenin başı olduğunu, parlamenter sistemde nasıl yürütmeye yön veren başbakan partiliyse, yeni sistemde de yürütmeye yön veren kişinin partili olmasında büyük bir fark olmadığını, bunun bütçe hakkıyla da ilgisinin bulunmadığını söyledi.

Resmi Gazete'ye bakıldığında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen kanunların, Danıştay tarafından iptal edilen idari işlemlerin görülebileceğini ifade eden Oktay, "Yüce Meclisimiz Anayasa'ya göre kanunlar çıkarabilmekte, dolayısıyla bir çerçeve, yani sınır çizebilmektedir. Bunların hepsi denge ve denetimdir." dedi.

Oktay, 16 Nisan'daki Anayasa değişikliğinin rejimle hiçbir ilgisinin olmadığının altını çizerek, değişenin yasama ve yürütme ilişkileri olduğunu anlattı.

Fuat Oktay, bir soru üzerine, devlet teşkilatı içerisinde yer alan kurum ve kuruluşların merkez, taşra ve yurt dışı teşkilat birimlerinin elektronik ortamda tanımlanmasına ve paylaşılmasına yönelik çalışmalar kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi tarafından Devlet Teşkilatı Merkezi Kayıt Sistemi'nin kullanıma sunulduğunu aktararak, yeni kurulan, kaldırılan veya değişikliğe tabi tutulan tüm kurum ve kuruluşların bu sistemde sürekli güncellendiğini kaydetti.

"Bir zafiyet veya boşluk oluşması söz konusu değil"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Üst düzey bürokratların görevden alınmasıyla ilgili" bir soruya şu karşılığı verdi:

"Yeni hükümet sistemi, yürütmenin başı olarak Cumhurbaşkanına kendi üst yönetim ekibiyle çalışma imkanı vermektedir. Esas itibarıyla da bir sonraki Cumhurbaşkanının kendi ekibiyle çalışabilmesini garanti eder bu uygulama. Yeni Cumhurbaşkanı veya yeni idare atama yönünde bir irade ve inisiyatif kullanıncaya kadar da bürokratların görevleri devam edeceğinden yönetimde bir zafiyet veya boşluk oluşması söz konusu değildir."

Görüşmelerde, bir milletvekilinin, "Türkiye Yüzyılı'nın öznesinde hata olduğu" söylediğini hatırlatan Oktay, "Altılı masanın biz, nokta, virgül, punto konusunda uzmanlaşmaya çalıştığını, ancak vizyon ve içerik konularında hiçbir derinliklerinin bulunmadığını çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla onun için Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu anlamanızı zaten beklemiyoruz. Siz, noktası, virgülüyle oyalanmaya devam edebilirsiniz." ifadelerini kullandı.

Oktay, bir soru üzerine, 2023 yılında yapılacak güncellemede kullanılacak Yeniden Değerleme Oranı'nın 122,93 olarak ilan edildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Ancak mevzuatımız, hesaplanan Yeniden Değerleme Oranı'nın ilan edilmesi safhasında Sayın Cumhurbaşkanımıza, hesaplanan orandan farklı bir oran ilan etme hususunda bir yetki vermemektedir. Bu husus kanun ile belirlenmektedir. Bu konuya yönelik bazı kanunlarda Cumhurbaşkanımıza, ilan edilen Yeniden Değerleme Oranı'na göre hesaplanan tutarların farklı şekilde uygulanabilmesi hususunda yetkiler verilmiştir. Dolayısıyla zamanı geldiğinde kamu mali disiplini de dikkate alınarak, Sayın Cumhurbaşkanımıza verilen yetkiler çerçevesinde Cumhurbaşkanımızca ve teknik anlamda Hazine ve Maliye Bakanlığımızla bu hususlar değerlendirilecek, kamuoyuna açıklanacaktır."

"8 uçak mevcuttur"

"Cumhurbaşkanlığının kaç uçağının olduğu" sorusu yöneltilen Oktay, "Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı envanterine kayıtlı 8 uçak mevcuttur. Bu bir sır değildir. Bu uçaklar, Sayın Cumhurbaşkanımızın, tüm Kabine Üyelerinin ve üst devlet görevlilerinin önemli işlerinde kullanılmaktadır. Yani sadece devlet işlerinde kullanılmaktadır." diye konuştu.

Oktay, "Politika Kurullarına yapılan ödemeler" ile ilgili soruya, "Politika Kurulları 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 35. maddesinde düzenlenmiştir ve bugüne kadar burada görevli arkadaşların hiçbirisine herhangi bir ödeme yapılmamıştır." cevabını verdi.

Oktay, soru önergelerine verilen yanıtlara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Yazılı soru önergelerine cevap verme oranımız bizim yüzde 73,21. Yani yaklaşık 9 bin soru önergesi yöneltilmiştir Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığına, biz bunun yüzde 73,21'ine cevap vermiş durumdayız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız yüzde 100'üne cevap vermiş durumda. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yüzde 84, Çevre ve Şehircilik yüzde 95, Dışişleri yüzde 94, Gençlik ve Spor Bakanlığı yüzde 95, Hazine yüzde 83, Milli Savunma yüzde 93, İçişleri ile Ulaştırma yüzde 96, Ticaret Bakanlığı yüzde 82, Tarım Bakanlığı yüzde 82. Hükümet olarak da ortalamamız yaklaşık yüzde 66'dır."

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile ilgili soru üzerine Oktay, MİT Başkanlığının doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı olduğunu, bunun internet sitesinde açıkça yer aldığını söyledi.

"Birçok eylemin önlenmesine katkı sağladı"

Oktay, MİT'in tüm eylem emareleri ve saldırılarına dair teknik ve saha istihbaratı tespitlerini hızla ilgili birimlerle paylaşarak birçok eylemin önlenmesine katkı sağladığını vurguladı.

Fuat Oktay, Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili Ahmet Tarkan Mumcuoğlu'nun ifade vermesinin engellendiği iddialarının doğru olmadığını, Mumcuoğlu'nun MİT ile bir ilişkisinin bulunmadığını kaydetti.

MİT Başkanlığı görev ve faaliyetlerinin kanun ile belirlendiğini anımsatan Oktay, devletin kanunla belirlenen çerçeve dışında faaliyet yürütmesinin söz konusu olamayacağının altını çizdi.

Oktay, her bir vatandaşın can güvenliğini tesis etmek üzere tüm güvenlik birimlerinin canla başla çalıştığını söyledi.

"Milli Güvenlik Kurulu'na yönelik" eleştiriler üzerine Oktay, şunları dile getirdi:

"Milli Güvenlik Kurulu 1961 Anayasası ile Anayasal bir kuruluş olma özelliği kazanmıştır. Dünyada ABD, Almanya, Fransa gibi pek çok demokratik ülkede anayasa veya yasalarla teşkil edilmiş Milli Güvenlik Konseyi ve benzeri kuruluşlar mevcuttur. Özetle, demokratik ülkelerde Milli Güvenlik Kurulu benzeri kuruluşlar, demokratik toplum düzeninin korunmasında önemli katkılarda bulunmaktadır."

Oktay, 2023 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve 2021 yılı Kesin Hesap Kanunu Tekliflerinin Türkiye'ye ve millete hayırlı olmasını diledi.
GÜNÜN ÇOK İZLENEN VİDEOLARI