USD (Alış - Satış) : 8,54 - 8,56 EURO (Alış - Satış) : 10,09 - 10,11

Cumhurbaskani Erdogan Açiklamasi 'Biz Olumlu Cevap Vermedigimiz Sürece Güney Kibris NATO'ya Giremez'

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, “NATO’nun kendi sözlesmesine baktigimiz zaman, burada bizim olumlu bir cevap vermedigimiz sürece bir defa Güney Kibris’in NATO’ya girmesi mümkün degildir” dedi.

Siyaset / 21 Temmuz 2021 Çarşamba 17:17
Cumhurbaskani Erdogan Açiklamasi 'Biz Olumlu Cevap Vermedigimiz Sürece Güney Kibris NATO'ya Giremez'

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti ziyaretinin sonunda medya mensuplariyla gerçeklestirdigi söyleside önemli açiklamalarda bulundu.

CHP ve IYI Parti genel baskanlarinin da KKTC’ye davet edilmelerine ragmen gelmediklerini belirten Erdogan, Güney Kibris’in Türkiye’nin olumlu cevap vermemesi durumunda NATO’ya girmesinin imkansiz oldugunu belirtti.



“Bize hep bazi bariyerler olusturuldu”

20 yil öncesinin Kuzey Kibris’i ile bugünün Kuzey Kibris’inin mukayese edilemeyecek derecede degistigini, alt yapisiyla üst yapisiyla gelistigini belirten Cumhurbaskani Erdogan, “Hamdolsun bunlari basardik. Bizden önceki iktidarlar bunlari maalesef basaramadilar; böyle bir dertleri de zaten yoktu. Ama bizim derdimiz vardi. Biz ülkemizde kendimize neyi dert edindiysek, aynisini burada da kendimize dert edindik ve adimlarimizi da buna göre göre attik, atiyoruz” diye konustu.

“Tabi burada bize hep bazi bariyerler olusturuldu” açiklamasinda bulunan Erdogan, bu bariyerler sebebiyle KKTC’de atilmasi gereken adimlarin geciktigini kaydetti.

Erdogan, “Düsünün, susuzluga talim eden bir Kuzey Kibris vardi. Simdi Türkiye’den buraya denizin altindan su getiriyoruz. Ve biz bir meydan okuma da yapiyoruz; Güney’e diyoruz ki ‘Isterseniz size de buradan su verebiliriz. Bunun adini da Baris Pinari koyariz.’ Isteyemediler. Su anda hala tankerlerle Yunanistan’dan Güney’e su getiriyorlar. Tabi biz onlarin hepsini elhamdülillah astik” ifadelerini kullandi.

“Maras açilimi, esasen bir baris projesidir”

Kibris Türk halkiyla dayanismayi, Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti’ne olan destegi en üst düzeyde sergilediklerini, sergilemeye devam edeceklerini açiklayan Erdogan, Cumhurbaskani Ersin Tatar ile kapsamli görüsmeler gerçeklestirdiklerini, Basbakan Ersan Saner ve bakanlarla da bir arada olduklarini belirtti.

Erdogan, “Milli Kibris davamiz ve Dogu Akdeniz’deki gelismeler özelinde fikir teatisinde bulunduk. Türkiye ile Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti arasindaki is birligini ve dayanismayi daha da güçlendirmek üzere atilacak adimlari ele aldik. Is birligimizin farkli boyutlarini yansitan projelerin açilis ve tanitim törenlerini de gerçeklestirdik. Maras açiliminin ikinci asamasini hayata geçirdik” dedi.

Cumhurbaskani Tatar’i ve Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti Hükümetini açilim konusunda ortaya koyduklari dirayetli durus ve bu kapsamda aldiklari karar için tebrik eden Erdogan, “Maras açilimi, esasen bir baris projesidir. Buna da böyle bakmak gerekiyor. Tüm adimlar seffaf bir sekilde uluslararasi hukuk temelinde atilmaktadir. Ada’daki iki halkin da yararina olacak bu girisimin kara propagandaya malzeme yapilmasi da nafiledir. Magduriyetlerin giderilmesi amaciyla çikilan bu yolda, Kibris Türk makamlarini desteklemeye devam edecegiz. Sunu inanarak söylüyorum; Türk tarafi Ada’da ve bölgede baris ve istikrar için çaba gösteren tek taraftir. Güney’in böyle bir derdi yok. Garantör ülke olarak maalesef Yunanistan’in böyle bir derdi yok. Yine garantör ülke olarak Ingiltere’nin de böyle bir derdi yok. Bunun disindaki ülkelere baktigimizda, basta ABD olmak üzere onlarin da böyle bir derdi yok. Iste bugün bizim bu konusmamizin haberini almis olacaklar ki onlar da hemen Miçotakis’in önderliginde ne kadar Türkiye düsmani varsa onlarla böyle bir toplantiyi düzenlediler. Kim nerede ne yaparsa yapsin, biz bunlarin karsisinda dimdik duracagiz” seklinde konustu.

Erdogan, “Müzakerelerin iki toplum arasinda degil, iki devlet arasinda yürütülmesinin de zamani gelmistir” ifadelerini kullanarak, üçüncü kisileri kesinlikle araya sokmamakta kararli olduklarini, böyle bir seyi kabul etmelerinin mümkün olmadigini söyledi.

Erdogan, “Bunu da biz zaten ilgililere yeri geldigi zaman hep söyledik, söylüyoruz. Fakat tüm bunlara ragmen Türk tarafi olarak biz bu yapici anlayisimizi degistirmeden milli davamiz Kibris meselesinde yeni bir sayfa açtik. Çözüm saglamadigi defalarca kanitlanmis parametrelere takilip kalmak yerine, Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti ile birlikte adil, sürdürülebilir ve gerçekçi bir çözüm vizyonu ortaya koyuyoruz. Meselenin özüne inerek, her seyden önce Kibris Türk halkinin egemen esitliginin ve esit statüsünün tescil edilmesi gerektigini de savunuyoruz. Kibris Türkünün müktesep haklari garanti altina alinmadan baslayacak yeni bir müzakere süreci basarisiz olmaya mahkumdur. Bunun zaman kaybindan baska hiçbir anlami yoktur. Bu mücadelede omuz omuza, el ele yürümeye devam edecegiz. Türkiye ile Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti’nin en büyük gücü birligi, beraberligi ve kardesliginden gelmektedir. Bunu bozmaya çalisanlar, ne içeride ne disarida, hiçbir netice alamayacaklardir. Bunu da çok rahatlikla söyleyebilirim” diye konustu.

KKTC’deki görüsmelerde, özellikle Kibris’in yarinlarina yönelik, Kuzey Kibris halkinin çok daha özgüven kazandigini gördügünün altini çizen Erdogan, bunun bahtiyarligi içinde oldugunu kaydetti.

Erdogan, “Önceki aksam Kuzey Kibrisli gençlerle de bir araya geldik. Bu sohbette ve ikili görüsmelerimde de hepsinde yine o özgüveni gördüm. Bu da beni ayrica mutlu etti. Üniversitelerde de gayet güzel gelismeler var. Üniversitelerin basarilarinin artarak devami temennimizdir. Bayram namazini kildigimiz caminin adini tasiyan Hala Sultan imam hatip okulu, ilahiyati da Akinci döneminde çok sikintilar yasadi. Simdi elhamdülillah o sikintilari asmis vaziyetteler. Buralardan da insallah isin manevi mimarlari yetisecek. Bu da bizim için ayri bir sevinç kaynagi” dedi.



“Bizim çok çok dikkatli ve hassas olmamiz lazim”

Konusmasinin ardindan gazetecilerin sorularina cevap veren Erdogan, “Müzakerenin iki devlet arasinda yürütülmesinin zamani gelmistir dediniz. Kibris’in statüsü ile ilgili iki gün boyunca yaptiginiz konusmalarda da ‘Artik güney, kuzey yok’ dediniz. Bu süreç Kibris Türk Devleti’ne mi gidiyor” seklindeki soruya Erdogan su ifadelerle cevap verdi:

“Aslinda buraya nereden geldik derseniz; Brüksel’de biz Miçotakis’le bir görüsme yaptik malum. Miçotakis’le yaptigimiz görüsmede, kendisine dedim ki, ‘Bundan sonra üçüncü ülkeyi, dördüncü ülkeyi aramiza koymanin anlami yok. Yani Yunanistan ve Türkiye var. Senin bir danismanin var, benim bir danismanim var. Biz sadece danismanlarimizi devreye sokalim, onlar kendi aralarinda görüsmeleri yapsinlar, bize neticeyi getirsinler, ondan sonra da biz görüsmemizi yapip isi neticeye baglayalim. Mutabik miyiz?’ ‘Mutabikiz.’ ‘Anlastik mi?’ ‘Anlastik.’ Surada daha bir ay olmadi, bizim buradaki görüsmemizden sonra sen hemen kalk, Amerika’da ne kadar Türkiye düsmani varsa, onlari yanina topla, onlarla beraber güya bize meydan okuma yoluna gitmis. ‘Bu yil iyi geçecek’ diye de öbür taraftan yine mesajlar veriyor. Simdi Güney’in garantörü o. Kuzey’in garantörü de biziz. Ingiltere kimin garantörü belli degil. Simdi böyle bir durum içerisinde bizim çok çok dikkatli ve hassas olmamiz lazim. Iste Dogu Akdeniz’deki gelismeleri görüyorsunuz. ‘Gelin beraberce oturalim, bir yeni konferans düzenleyelim’ teklifimize de hala olumlu cevap veremediler. Bundan da sürekli kaçiyorlar. Tablo bu.”

“Biz oldugumuz için de hele hele Güney Kibris’i asla ve kat’a sokamazlar”

Erdogan, “Kibris Rum kesiminin NATO üyeligi ile ilgili son yillarda bir hareketlenme var. Avrupa Birligi ile NATO iliskilerini güçlendirmek baglaminda bazi açiklamalar yapiliyor. Almanya Disisleri Bakanliginin hazirladigi raporlar basina yansimisti. Think-tank’ler epeyce çalisiyor. Epey dile getirilmeye baslandi. Birlesmis Milletler’deki ve Avrupa Birligi’ndeki temsiliyetten sonra, Kibris Rum kesimini Ada’nin tek sahibiymis gibi NATO’ya üye yapilmasini ihtimal dahilinde görüyor musunuz? Eger böyle bir gelisme olursa Türkiye’nin buna verecegi cevap ne olur?” seklindeki soruya, “NATO’nun kendi sözlesmesine baktigimiz zaman, burada bizim olumlu bir cevap vermedigimiz sürece bir defa Güney Kibris’in NATO’ya girmesi mümkün degildir. Bunu Yunanistan için yaptilar ama su anda böyle bir durum söz konusu olamaz. Çünkü artik Yunanistan’i NATO’ya üye yaptiklari zamanki gibi bir hükümet yok Türkiye’de. Simdi biz variz. Biz oldugumuz için de hele hele Güney Kibris’i asla ve kat’a sokamazlar, alamazlar. Burada Türkiye’yi baypas etmeleri mümkün olmadigina göre, Güney Kibris’i almalari da mümkün degildir” diye cevap verdi.

“CHP ve Iyi Parti genel baskanlari da davet edildi ama maalesef onlar da gelmedi”

KKTC’deki heyette MHP Genel Baskani Devlet Bahçeli, BBP Genel Baskani Mustafa Destici, DSP Genel Baskani Önder Aksakal, SP Yüksek Istisare Kurulu Baskani Oguzhan Asiltürk’ün oldugu, bu anlamda CHP ve Iyi Parti genel baskanlarinin olmadigi hatirlatilirken, onlara herhangi bir davet gidip gitmedigi sorusuna cevap veren Erdogan, “Biz Kibris davasina basindan beri sahip çikiyoruz. Rahmetli Ecevit o zamanin Basbakaniydi ama Basbakan Yardimcisi olarak da merhum Erbakan vardi malum. Ben de tabi o zamanlar partimizin içerisinde aktif bir görevdeydim ve süreci iyi biliyorum. Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti tarafindan bu ziyarete, bu kutlamaya, örnegin, Oguzhan Bey davet edildigi gibi Temel Bey de davet edildi. Ama Temel Bey maalesef gelmedi. Ayni sekilde CHP ve Iyi Parti genel baskanlari da davet edildi. Ama maalesef onlar da gelmedi. Öbür tarafta HDP tabi ki davet edilmedi. Çünkü onlarin millilik diye bir derdi yok. Öyle sayisal duruma da bakilmadi. Sayin Mustafa Destici de davet edildi. Özellikle Erbakan Hocamizin sebebiyle oglu Fatih Bey davet edildi. Hakeza Oguzhan Bey o dönemin içerisinde aktif rol oynadigi için o da davet edildi. Sayin Önder Aksakal merhum Ecevit’in su andaki adeta vekili konumunda kabul edilerek o da davet edildi. Sag olsunlar geldiler. Ben maksat hasil oldu diye düsünüyorum. Ben de bu tür programlarda bu hassasiyetlere hep dikkat ederim. Arkadaslar ‘Kimler olsun?’ dediklerinde, ayni hassasiyeti göstererek, yeter ki milli ve yerli bir durus varsa, degerlerimize karsi düsmanlik duygusu yoksa kesinlikle biz onlarla beraber oluruz; onlarla beraber yola devam ederiz. Sag olsun zaten Cumhur Ittifaki olarak da Sayin Devlet Bey ile bu konularda her zaman görüsmemizi yapariz. O da bu tür hassasiyetlere deger veren bir insan olarak bizimle beraber. Burada da yine birlikte olduk, programlarimizi birlikte icra ettik” dedi.



“Güney bu islere herhalde pek talipli de olmaz gibi”

Cumhurbaskani Erdogan, “Maras’in yüzde 3,5’luk bir kismi, yaklasik 425 binadan söz ediliyor; bu binalarin AIHM kararlari çerçevesinde takas, tazminat veya iade yöntemiyle açildigi seklinde bir açiklama var. Anlasilan bu mülklerin sahipleri Kuzey Kibris tasinmaz mal komisyonuna basvurabilecek. Bu çerçevede özellikle sizin Kibrisli Rumlara yönelik bir çagriniz ya da mesajiniz olur mu?” sorusuna ise su ifadelerle cevap verdi:

"Burada birinci derecede en ideal çagrimiz, keske Kuzey Kibris’taki kardeslerimiz bu yerler için müracaatlarini yapip oralarin sahibi olsalar, satin alsalar. Hatta bu konuda Türkiye’den de gelip burada mülk sahibi olma noktasina gelenler de olabilir. Bunlarin önü açilabilir. Buna mani bir hal söz konusu degil. Hatta su da söyleniyor; Güney bu islere herhalde pek talipli de olmaz gibi. Buradaki yetkililerden bunlari da duyuyoruz. Su anda bizim en çok dikkat ettigimiz konu, hukuk içerisinde, herhangi bir sikintiya mahal vermeden bu problemi çözmek."

“Sikintinin boyutu gerçekten büyük”

"Türkiye’nin Kabil Havalimanini isletmek üzere ABD ile yaptigi müzakereler devam ederken, Afganistan’da insani bir dram yasandigi, ülkenin Pakistan ve Iran sinir kapilarindan baska ülkelere geçmek üzere binlerce kisinin uzun kuyruklar olusturdugu, diger yandan da insan kaçakçiligi eliyle ülkeden adeta kitlesel bir göçün gerçeklestirildigi belirtilirken, bu insanlik drami ve giderek büyüyen krize karsi Türkiye’nin kendi sinirinda ne gibi tedbirler alindiginin" sorulmasi üzerine Erdogan, “Su anda özellikle güvenlik noktasinda alinmasi gereken tedbirler neyse bunlari aliyoruz. Burada sartlari zorluyoruz tabi. Su anda Pakistan’la bazi görüsmelerimiz de var. Isin bir de Taliban boyutu var. Onlarla ilgili olarak da bazi görüsmelerimizi sürdürüyoruz. Bu mültecilerle ilgili konuda Disisleri Bakanligimiz özellikle Afganistan üst yönetimiyle bu konulari masaya yatiriyor. Onlarin da yapmasi gerekenleri yapmasini ve devreye girmesini istiyoruz. ‘Bu konuda sizler de seyirci olmayin, lütfen halkiniza sahip çikin’ diyoruz ve bu çalismalari devam ettiriyoruz. Yogun bir kampanya içindeyiz. Tabi nereye kadar netice aliriz o da ayri bir konu. Çünkü sikintinin boyutu gerçekten büyük” diye cevap verdi.

“Libya’nin kendi içinde birlik ve beraberligini korumasi çok önemli”

“AB’nin Libya’da bir askeri misyon gönderme plani olduguna dair bir rapor ortaya çikti. Oradaki diger ülkelere karsi bir üstünlük elde etmeye yönelik bir çalisma olduguna dair de bir cümle var. Aralik ayinda Libya’da bir seçim olacak. Türkiye’nin oradaki tutumu belli. Bütün bunlar çerçevesinde Türkiye’nin yeni bir politikasi olacak mi?” seklindeki soruya Erdogan, su ifadelerle cevap verdi:

“Türkiye olarak en basindan beri tutumumuz Libya’nin egemenliginin, toprak bütünlügünün ve siyasi birliginin korunmasi oldu. Biz Birlesmis Milletler tarafindan taninan mesru hükümetin daveti üzerine Libya’da bulunuyoruz. Libya’da hem diplomatik hem askerî alanda gösterdigimiz basarilarla ülkenin uzun süreli bir iç savasa sürüklenmesini engelledik. Böylece BM öncülügündeki siyasi sürecin de önünü açtik. Libya’nin baris ve istikrari için, Libyali kardeslerimizin refahi ve huzuru için çalismayi sürdürecegiz. Tabi bu kritik süreçte Libya’nin kendi içinde birlik ve beraberligini korumasi çok önemli. Libya ile ilgili gelismeleri yakindan takip ediyoruz. Diger ülkeler de ayni dogrultuda samimiyetle gayret göstermeli. Libya yönetimi itibariyla ifade ediyorum, AB ülkelerini kendileri için pek hayirli bir rüya olarak zaten görmüyorlar.”

“Biz insana insanca yardim etmenin gayreti içerisinde olmayi sürdürecegiz”

Muhalefet partisi genel baskaninin “Suriyelileri gönderecegim” sözünün ve “Dünyaya sesleniyorum, Kuvay-i Milliye geleneginden geliyorum, çok çetin müzakereler sizi bekliyor” ifadelerinin hatirlatilmasi üzerine Erdogan, “Ben Atatürk’ün partisiyim’ diyen bu adam, ‘Kuvay-i Milliye geleneginden geliyorum’ diyor ama bir defa Kuvay-i Milliye ruhundan haberi yok. Onu bir ögrenmesi lazim. Çünkü ta oralara kadar asker göndermisiz. Tavsiye ediyorum; Misak-i Milli’yi bir ögrensin. Misak-i Milli nedir? Misak-i Milli neyi kapsiyor? O kapsam içerisinde neler vardi? Bunu bir ögrenmesi lazim. Bundan haberi yok. Ve o ‘gönderecegim’ diyor. Biz bu ülkede iktidarda oldugumuz sürece, bize siginan Allah’in kullarini biz katillerin kucagina atmayiz. Bu kadar açik söylüyorum. Su anda bunlar bize siginmislar; el-eman diliyorlar. Bu el-eman dileyenlere ‘Hadi geldiginiz yere dönün’ diyemeyiz. Kaldiklari o çadirlari biz gördük. Biz simdi briket evler yapiyoruz. Hedefimiz ilk etapta 100 bin briket ev. 50 bin civarinda bitirdik. Ve bütün bunlari bitirerek buraya o mültecilerin bir kismini yerlestirelim istiyoruz. Bu insani, vicdani ve Islami bir yaklasim tarzidir. Ama bu adamin böyle bir derdi yok ki, böyle bir sikintisi yok ki. Bizim derdimiz var, bizim sikintimiz var. Biz insana insanca yardim etmenin gayreti içerisinde olmayi sürdürecegiz. Tabi bir de su var; bu nasil bir devlet adami veyahut da nasil bir siyasetçi onu da anlamakta zorlaniyorum. Hani yaninda güya elçilik falan yapmis olanlar var ya; onlara da bir sor. BM kurallarina göre, mülteciler gönüllü, güvenli ve onurlu bir sekilde evlerine dönebilir. Bundan da haberi yok. Böyle bir seyi de zaten yapamazsin. Eger gönüllü degilse, hele hele mülteci bir de siginma talebinde bulunmussa, belki onu sen kabul etmek zorunda kalacaksin. Öyle bir durum da var. Nasil siyaset yapiyor, kimlerin eline kaldi siyaset; yandik” ifadelerini kullandi.

“Yargi karari varsa zaten bitmistir o is”

“15 Temmuz törenlerinde söyle bir seyle karsilastik; muhalefet partilerinin törenlere neredeyse hiç istirak etmedigini gördük. Bir de hafta içinde CHP genel baskan yardimcisi bir hanimefendinin ‘KHK’lilarin haklarinda yargi karari olsa dahi dosyalarina yeniden bakilacak ve görevlerine iade edilecek’ anlaminda bir açiklamasi oldu. Bunu nasil yorumluyorsunuz? Bir de Macron’un PKK’nin Suriye uzantisi YPG’ye bagli bir olusumla görüsmesi var. Disisleri Bakanligimiz da bununla ilgili bir kinama yayimladi. Bu konudaki görüsleriniz nedir?” seklindeki sorulara Erdogan, “Alistik artik. Macron benimle hem iyi geçinmek istiyor; ‘Artik birbirimize böyle yüklenmeyelim’ diyor. Ama öbür taraftan da aradan birkaç gün geçiyor; iste PKK’nin, YPG’nin bu tür uzantilariyla el ele adim atiyorlar. Kaldi ki su anda zaten bunlar koalisyon güçlerinde Amerika ile beraberler. Amerika ile beraber koalisyon güçlerinde beraber olduklari için de oradan sizma hareketiyle özellikle Irak’tan Suriye tarafina geçiyorlar. Suriye tarafina geçmek suretiyle burada teröristlere ciddi manada destekler veriyorlar. En son Amerikalilarla yaptigimiz bir görüsmede de onu kendilerine söyledik; Böyle böyle söylüyorsunuz ve bütün bunlara ragmen gerek Obama gerek Trump döneminde binlerce tir araç, gereç, silah, mühimmati Suriye’ye tasidiniz. Irak’ta zaten vardi. Çok enteresandir, Trump’la Hamburg’ta bir G20 toplantisinda bir görüsme yaptik. O zamanlar bin 200 tir ve kamyon gelmisti. Dedim ki ‘Bir taraftan terörle mücadele diyorsunuz, öbür taraftan da bu kadar tir Suriye’ye girmis vaziyette.’ En çok güvendiklerinden bir tanesini çagirdi. ‘Nedir bu hal?’ diye sordu. ‘Bak bu kadar tir silah gitmis’ dedi.

Inanir misiniz, en ufak bir ‘hayir’ filan diye bir sey yok. Dedim ‘Hayir diyemez çünkü bizim elimizde belgeler var. Eger vakti el verirse onu gönderin ve yahut disisleri bakaniniz Türkiye’ye geldiginde biz de kendisine bunlarin hepsini belgelerle gösterebiliriz.’ Bir ara ben o belgelerle sunum da yaptim bunlara. Fakat bunlarin hiçbirisi ne belgeye inanir ne bilgiye. Bunda da yine ayni durumla karsi karsiya kaldik. Kendilerine sunu söyledim; ‘Bakin böyle böyle diyorsunuz ama daha yeni su anda Irak’ta da Suriye’de de maalesef terör örgütüne ciddi manada silah gönderiyorsunuz. Bizim haberimiz olur, çünkü terörle mücadeleyi veren biziz. Sizin de haberiniz var, çünkü isin basinda sizsiniz’ dedim. Ses yok. Türkiye gibi bir ülkenin bunlardan haberi olmayacagini zannediyorlar. Ama biz bunlarin bütün olanini bitenini her seyini biliyoruz. Ve üzerlerine üzerlerine gidiyoruz, gitmeye de devam edecegiz.

Bunlar bunlari nasil söyleyebiliyorlar anlamiyorum. Olabilir mi böyle bir sey? ‘Yargi karari bile olsa’ ne demek. Yargi karari varsa bitmistir o zaten. Öyle bir sey olabilir mi? Bunlar nerede geziyor, nerede dolasiyor? Yargi karari varsa zaten bitmistir o is. Hele hele KHK” ifadeleriyle cevap verdi.

“Bunlarin sadece yalan üzerine kurulu bir hayatlari var”

Cumhurbaskani Erdogan, “5 yildir, 15 Temmuz’a ‘tiyatro’, ‘kontrollü’ diyenler, bu besinci yilda da ayni söylemlerini sürdürdüler. Hatta biraz daha ileri giderek sizin o gece, ‘uçan sarayla semalarda oldugunuzu’ söylediler. Muhalefetin 15 Temmuz konusundaki bu sulandirma, hafiflestirme söylemlerini nasil degerlendiriyorsunuz” seklindeki soruya ise su ifadelerle cevap verdi:

“Bizim o gece geldigimiz uçak, 14 kisilik bir uçakti. Üstelik o gece F-16’lar bizim üzerimizden gidip geliyorlardi. Bunlar ise tanklarin arasindan Bakirköy Belediye Baskaninin evine gitti. Orada da kahvesini yudumlarken, bir taraftan da ne zaman vurulacak diye herhalde bizi izliyordu. Derdi oydu. Ama kudret, kuvvet sahibi olan Allah’tir. Orada on binler bizi bekliyordu. Biz on binlerle bulustuk, on binlerle kucaklastik. On binlerle beraber üzerimizden geçen F-16’lar da oldu, helikopterler de oldu. Bunlari bir taraftan takip ettik. Bu isi yasayanlardan bir tanesi de Ümit Pasaydi, o zaman Birinci Ordu Komutaniydi. Önce ona bir açiklama yaptirdik, ardindan da biz basin açiklamamizi yaptik. Biz oradaydik ve noktayi koyacagim zamana kadar biz Atatürk Havalimanindan ayrilmadik. Noktayi koyduk ve ertesi gün oradan o sekilde ayrildik. Bunlarin hayatindan, bunlarin basindan geçmis böyle bir sey yok, olmamis zaten. Bunlarin sadece yalan üzerine kurulu bir hayatlari var, bir düzenleri var. Aksam bir baska yalan, sabah bir baska yalan Hele bunlari konusan zatin zaten siyasette bir dünyasi yok. Biz tabi hayatimizi siyasetin içinde bu tür olaylarla yasayarak geçirdigimiz için böyle bir farkliligimiz var. Onun için de hayata bakisimiz çok çok farkli. Biz o gece de her zaman oldugu gibi sadece Rabbimize güvendik. Bu arada tavsiye ederim, Ankara’daki 15 Temmuz Müzesini muhakkak görün. Gerçekten güzel bir eser ortaya çikti. Adeta o geceyi canlandiriyor. Sizi alip bes yil önceye götürüyor. Arkadaslar güzel bir eser çikardilar hamdolsun.”

“Cumhur Ittifakinin mutabakati olmadan bizim tarafimizdan bir karar açiklanmaz”

Seçim yasalarina yönelik çalismalarda gelinen son durum hakkinda konusan Erdogan, “Konuyla ilgili Genel Baskan Yardimcim Hayati Yazici Bey baskanliginda bir ekip bu çalismayi yapti. Bu konuyla ilgili olarak da ayni zamanda Cumhur Ittifaki olarak MHP ile de bir görüsme yürüyor. O görüsmelerden sonra da isi belli bir yere oturtacagiz. Dar bölge, daraltilmis bölge vesaire, bunlar hep o görüsmelerin ardindan gelebilecek seyler. Ama nihai olarak sunu söyleyeyim; Cumhur Ittifakinin mutabakati olmadan bizim tarafimizdan bir karar açiklanmaz. Ittifaki saglayip ondan sonra açiklamamizi insallah yapmis olacagiz” dedi.



“Ekim ayindan itibaren bununla ilgili de Meclis’te bir çalisma yürütülecek”

Medya ve sosyal medyada yer alan yalan haberlerle ilgili ciddi cezai müeyyide öngören bir yasa çalismasinin olup olmadiginin sorulmasi üzerine Erdogan, “Büyük Millet Meclisimiz sosyal medya ile alakali bir yasa geçirdi. Fakat bu yasanin devaminda özellikle yalan terörü hususunda bir adim daha atilmasi gerekiyor. Bu konuda da yaptigimiz bir çalisma var. Uluslararasi alanda özellikle bu yalan teröründe ne tür adimlar atiliyor; ne tür düzenlemeler, ne tür müeyyideler getiriliyor; karsilastirmali bir çalisma yaptik. Ekim ayindan itibaren bununla ilgili de Meclis’te bir çalisma yürütülecek. Fakat sorun bizim açimizdan çok daha can yakici. Çünkü bizdeki muhalefet partisi bu yalan terörünü siyasetinin tek malzemesi yapmis durumda. Dolayisiyla bizdeki durum çok daha ciddi ve demokrasimiz adina çok daha büyük bir tehdit. Daha fazla katlanamayiz. Çünkü bu da bir terör. Onun için üzerine gitmemiz lazim” diye konustu.

Kaynak : İHA

*Anadolu Ajansı, İHA tarafından geçilen tüm haberler, bu bölümde beyazgazete.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen İHA ajansıdır.



YAZARLARTAMAMI

CEMAL KAŞIKÇI SUİKASTI

Kemalettin İsaoğlu

Vız’yoner!

Cengiz ALÇAYIR
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız. Norm Yazılım
Ajanslar
yukarı