Başbakan Davutoğlu: Aday olmayacağım

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nun 22 Mayıs Pazar günü olağanüstü kongreye gitme kararı aldığını bildirdi. Davutoğlu kongrede aday olmayacağını açıkladı.

Başbakan Davutoğlu: Aday olmayacağım
Başbakan Davutoğlu: Aday olmayacağım
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın mensuplarına açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan, 28 Ağustos 2014'te kutsal bir görev devraldığını belirten Davutoğlu, 'Aziz milletimin hizmetinde olmak benim için gurur vesilesi olmuştur.' dedi.

Davutoğlu neden kongre kararı aldığını şu sözlerle açıkladı:


Şunu merak ediyor olabilirsiniz. Seçimleri kaybeden muhalefet liderleri genel başkanlık koltuğunu muhafaza ederken, yüzde 49 alan siz neden aday olmayı düşünmüyorsunuz? Bu haklı bir sorudur.



GÖREVİMİ HAKKIYLA YAPTIM

Benim bu kararı almamdaki neden, hissettiğim bir başarısızlık duygusu ya da tarafımızca atılmış bir adımdan dolayı pişmanlık değildir. Görevimi hakkıyla yaptım. Hayat birçok şey öğretiyor.

MUTABAKATLA ADAY OLDUM


Doktora yaparken profesör olmayı istedim ama hak etmeden olmayı istemedim, hakkını vermeye çalıştım. Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi görevlerin hiçbirini ben talep etmedim. Hiçbirisi için bir an dahi lobi yapma niyetinde bulunmadım. Bugün de böyle bir talebim olmadı. Kongrede mutabakat sağlandı da aday oldum.



KİMSEYLE PAZARLIK YAPMADIM


En güçlü insan, kendisiyle barışık olan insandır. Yaptığından emin olan insandır. İnanmadığım hiçbir şeyi savunmadım hayatım boyunca, kimseyle pazarlık yapmadım.

GENEL BAŞKAN DEĞİŞİKLİĞİNİ UYGUN GÖRDÜM


Eskilerin bir sözü vardır. Yoldan çok yol arkadaşları... Ben yol arkadaşlarımın benimle olduğundan emin olmak isterim. Bu bağlamda son MKYK'da yaşananların, parti usulleri bakımından benim için önemli olmasa da refik açısından doğru olmadığına kanaat getirdiğim için, bütün dostlarımızla ve cumhurbaşkanıyla yaptığımız görüşmelerde refik değişmektense, genel başkan değişikliğindeki doğruluk bende hasıl oldu. MKYK ve diğer kurulların değişmesi parti içinde değişik yorumlara neden olacaktı. O yüzden kongrede aday olmayacağım..



İşte Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Son 25 yıldır modern tarihin en köklü değişimlerinin olduğu bir süreçteyiz. Bu süreçte çeşitli görevlerde bulunmak benim için en büyük gurur olmuştur. Bildiğiniz gibi 28 Ağustos tarihinde kongremizde,kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan kutsal bir emaneti devraldım. Bugün geriye baktığımda ilkelerimizden şaşmadığımı vurgulamak istiyorum. Bu dönemde yaşadıklarımız milletin ve tarihin şahitliğinde gerçekleşti.

Şimdi bugün geldiğimiz bu noktada, gelecek perspektifimizi paylamak gereği ihtiyacındayım.

Birinci dönem 62. Hükümet dönemidir. En önemli meydan okuma AK Parti'nin bütün olarak geleceğe hazırlanmaktır. Karizmatik liderden sonra bir boşluk oluşur. Benim bu dönemde AK Partimizin birliği ve beraberliğinin muhafazası olmuştur. O dönem 3 dönemlik arkadaşlar için farklı kanaatlar söyleniyordu. Benim döneminde tek bir istifa olmamış, partimizin omurgasından da hiçbir şey eksilmemiştir. Bu konuda bana katkıda bulunan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İkinci hedefim suhuletle seçime götürmekti.


Toplantıyı Başbakan Davutoğlu'nun oğlu Mehmet Davutoğlu da izledi.

En kritik dönem ise 7 Haziran'la 1 Kasım arasındaki süreçti. Puslu havayı seven bütün çakallar ortaya çıkmıştı. 7 Haziran gecesini herkes hatırlar, partide üzüntü hakimdi. Bu binada partinin balkonunda partimize yönelik şunu söyledim, “Başınızı dik tutun. Bugün AK Parti'nin yeniden Bismillah diyeceği bir dönemdir” dedim. AK Parti gönüllüleri takdir ederler ki 7 Haziran'da başımızı öne eğecek bir şey yapmadık. Hamdolsun her şey huzurunuzda yaşandı. 7 Haziran'da huzursuzluk bekleyenler yanıldılar. Zor bir dönemdi. Meclis'te çoğunluğu olmayan bir hükümet çok önemli görevler almak zorunda kaldı. Ülkemizde çok önemli terörist saldırılar oldu. 23 Temmuz'da yaptığım güvenlik zirvesinde şu talimatı verdim “Madem terör örgütleri Türkiye'yi hedef haline getirmiştir, ülkemizin bütün dağları ve şehirleri terörden temizleninceye kadar, mücadele edeceğiz” dedim.

1 Kasım'dan sonra vatandaşlarımıza verdiğimiz tüm sözleri yerine getirdik. 2 Kasım'da aldığımız kararlarla ilçelerde operasyonlar başladı.

'KİMSE EKONOMİ KONUSUNDA SPEKÜLASYON YAPMASIN'


Özellikle dün akşamdan itibaren ve bugün aldığımız karar çerçevesinde kimsenin ekonomimizin verileriyle oynayacak spekülasyonlara gitmemesi uyarısında bulunuyorum. Bugünlerde aldığımız kararlar ne olursa olsun son ana kadar vazife başında olan bir hükümetimiz vardır ve hiç kimse ekonominin iç dengeleriyle oynamaya da kalkmasın.



'DIŞ POLİTİKADA BÜYÜK ÇALIŞMALAR YÜRÜTTÜK'


Yine bu dönemde dış politikamızı güçlendirmek için büyük çalışmalar yürüttük. Kasım ayında 7 bin olan mülteci geçişi son günlerde yüzde 1'e indi. Vize muafiyeti konusunda adımlar atılması konusunda önemli bir aşamaya geldik. Bu dönemde önemli zirveler gerçekleştirik. G-20 ve İslam İşbirliği zirvelerini yaptık.

'GÜÇLÜ CUMHURBAŞKANI, GÜÇLÜ BAŞBAKAN'


Güçlü Cumhurbaşkanı, Güçlü Başbakan dönemiydi. O gün 'emanetçi başbakan istemiyorum' demişti. Ben emaneti üstlendim ama hakkını vermek için gece gündüz çalıştım. Teşkilatlarda atamalarda şahsi yetkimi kullanmamışımdır. Partiler geleneğiyle yaşar. Bu dokunun sağlam kalmasını asli unsur gördüm ve sadık kaldım. Adım atmadığım vilayet kalmadı, 81 ile gittim. Bazı illere 7-8-9 kere gittim.



'22 MAYIS'TA KONGRE KARARI ALDIK'

Partimiz yeni bir dönemin eşiğinde. Son gelişmeler çerçevesinde 22 Mayıs 2016 günü partimizin olağnüstü kongresini yapma kararı aldık. Bu tabloya rağmen seçimleri 1 Kasım'da kaybeden muhalefet liderleri genel başkanlık koltuğunu muhafaza ederken neden siz bu kadar oy almışken aday olmayı düşünmüyorsunuz? Bu haklı bir sorudur.

'ADAY OLMAYI DÜŞÜNMÜYORUM'

Genel başkan değişimini doğru buluyorum. Bu şartlar altında aday olmayı düşünmüyorum.

AK Parti'nin kaderi Türkiye'nin kaderidir. Grup toplantısında bunu da ifade ettim. 'Nefsimi ayaklar altına alırım, bir faninin terk etmeyeceği düşünülen her makamı elimin tersiyle iterim ama asla bu kutlu hareketteki hiçbir dava arkadaşımın kalbini kırmam' dedim' Ben grup konuşmasında kendimi bağladım.

'FİTNE ÇIKARMAK İSTEYENLER KARŞISINDA BENİ BULUR'

Kim ki partimizde bir gedik açmaya, kim ki şu veya bu olay sebebiyle partimizden yolunu ayırmaya kalkarsa onun karşısında önce ben dururum. Bu süreçte hiç kimsenin şu veya bu gelişmeden rahatsız olduğu gerekçesiyle partide bir ayrışmaya izin vermemesi talebinde bulunuyorum.



'CUMHURBAŞKANIMIZIN ONURU BENİM ONURUMDUR'


Ne gelişme olursa olsun ben verdiğim söze sadığım. Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden Cumhurbaşkanımız aleyhine tek bir söz duymadı, duymayacak. Bunun açık ve net bilinmesini isterim ve bunun istismar konusu edilmesine de izin vermem. Cumhurbaşkanımızın onuru, hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başkanı olarak hem benim dava arkadaşım olarak onun ailesinin onuru benim ailemin onurudur. Onun ailesi benim ailemdir.

'MİLLETVEKİLİ OLARAK GÖREVİM SÜRECEK'


Bundan sonra da Türkiye'ye bu tehditler söz konusu iken, içeriden ve dışarıdan birçok hain şebeke faaliyet içindeyken şunu belirtmek isterim, evet bu şartlarda olağanüstü kongrede aday olmayacağım ama AK Parti milletvekilliğim ve AK Parti'nin neferi olarak yürütmekte olduğum siyaset ve demokrasi mücadelesini son ana kadar sürdüreceğim.

PARTİLİLERE TEŞEKKÜR


Partimize gedik açmaya çalışanların karşısındayım. Teşkilatlarımıza minnet borçluyum. AK kadrolara teşkkür ediyorum. Şimdi birlik vaktidir. Bugüne kadar önünüzdeydim, bundan sonra içinizdeyim diyorum onlara.

'KİMSEYE KIRGIN DEĞİLİM'

Biliniz ki Hazreti Mevlana'nın torunu olarak sevgi dışında yüreğimde hiçbir şey yok. Kimseye sitem, öfke, kırgınlık taşımıyorum.