Prof. Dr. Mustafa Erdik: 'Türkiye’de Deprem İhtimalinin Yükseldiği Yerler Var '

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik, İstanbul depremi için zaman vermenin doğru olmadığını söyledi.

Doğu Anadolu’da deprem riskinin yüksek olduğunu söyleyen Erdik, “Türkiye’de deprem ihtimalinin yükseldiği yerler var” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve ETH Zürih koordinatörlüğünde yürütülen Orta Doğu Bölgesi Deprem Modeli Projesi’nin sonuçları açıklandı. Le Meridien Otel İstanbul’da Al İktissad Wal Aamal Group tarafından düzenlenen basın toplantısına Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik ve çok sayıda gazeteci katıldı.

1990’lü yıllardan itibaren depremlerde 2,5-3 milyon civarında insanın hayatını kaybettiğini ifade eden Prof. Mustafa Erdik,“Projenin esas amacı bu bölgedeki deprem riskini, depremde olacak kayıpları bölgesel olarak tahmin etmek ve özellikle bölgenin önemli kentlerinde deprem kayıp çalışmaları yaparak bu kentlerdeki deprem bilincinin ve depreme dayanıklılık çalışmalarının, deprem zararlarının önlemeye yönelik çalışmaların düzeltilmesini sağlamaktı. Dünyanın esas yürüttüğünü ve küresel deprem modeli diye bir proje var. Aslında bu projenin bir parçası olarak yapıldı. Tüm bu şehirlerin bir araya geldiği sonuçlar kısmen yayınlanmaya başladı.

2011 itibariyle 1900’den beri dünyadaki deprem kayıpları üç trilyon dolar mertebesindedir. Depremlerdeki toplam can kaybı 2,5 -3 milyon insana yaklaşmıştır. Bu kayıpların %25 gibi büyük bir oranı da bahsettiğim Kafkasya, Ortadoğu bölgesinde meydana gelmektedir. Her şeyden önce bu proje bölgedeki teknik kurumlar arasında yapılmış bir projedir. Hükümetler arasında yapılan bir proje değildir. Ortaya çıkan sonuçlar hükümetin resmi makamları tarafından değerlendirilir ve hükümetin resmi çalışmalarında yardımcı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde yıkılarak yeniden yapılan binaların depreme dayanıklılık açısından güvenilir olduğunu vurgulayan Erdik, “2000 yılından sonra yapılmış binalarda Türkiye’de çok büyük bir iyileşme vardır. Kentsel dönüşüm çerçevesinde eski binalarda yıkılacak ve yerlerine çok daha güvenilir binalar yapılacaktır. Yakın gelecekte inşallah Türkiye’de büyük bir deprem olmaz ama olursa da ortaya çıkacak can ve mal kayıpları da geçmişlerden çok daha düşük olacağına eminim” diye konuştu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından “Doğu Anadolu’da 7.3 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz” açıklamalarına da değinen Prof. Dr. Mustafa Erdik sözlerini şöyle sürdürdü: “Açıklamayı yapan Türkiye’nin ciddi bir kurumudur. Burada bahsedilen Doğu Anadolu’daki büyük bir deprem olma ihtimalinin artmış olduğudur. Herhangi bir şekilde bir deprem bekleniyor şeklinde zaman vermek gibi bir şey yapıldığını zannetmiyorum. Kuzey Anadolu fay hattının kırılmayan kesimlerinde Doğu Anadolu’da deprem ihtimali artmıştır. Ancak bunları ihtimal bazda biliyoruz. Bu ihtimalin artmış olması yarın ya da önümüzdeki yıl olacağını göstermez. Sadece ihtimallerin yüksek olmasının ifade edildiğinden eminim. Uzun yıllardır Türkiye’de deprem riski denildiğinde gündemi İstanbul meşgul ediyordu. Ama bugün gerek Kuzey Anadolu fay hattının gerekse de Doğu Anadolu fay hattının yırtılmamış ve yırtılmaya hazır bölgeleri var. Belli bir deprem riski var. Bu büyüklükteki bir fay hattındaki bir segment yırtıldığı zaman üreteceği deprem 7.3’tür. Bu yırtılmanın arttığı segmentler olduğu mevcut. O bakımdan eminim oradaki arkadaşlarımız Doğu Anadolu’da gene bir deprem olma ihtimalinin yüksekliğine işaret etmişlerdir. Olacak şekilde kesin bir zaman vererek demeç verdiklerini sanmıyorum.”
İstanbul depremi için tarih vermenin doğru olmadığını belirten Erdik,“İstanbul’da diyoruz ki; yıllık olma ihtimali %2’dir. Ama İstanbul’daki deprem 10 yıl sonrada olur 30 yıl sonrada olur. Zamanlama açısından bir öncelik belirtmek doğru değil. Türkiye’de deprem ihtimalinin yükseldiği yerler var. Bunlardan Doğu Anadolu’da yerler var. Doğu Anadolu’daki yapı kalitesi daha zayıf olduğu için eminim daha çok özene ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA