'Ak Parti köşeye sıkıştırılmak isteniyor'

Star Gazetesi Yazarı Şamil Tayyar, PKK'nın eylemsizlik kararını sona erdirmesinin seçim öncesi BDP'nin tezgahı olup olamayacağına ilişkin, "Bu BDP'nin aklını aşan birşey. Seçim öncesi iktidar partisinin köşeye sıkıştırma projesinin ben biraz uluslararası bir politika olduğunu düşünüyorum" dedi.

'Ak Parti köşeye sıkıştırılmak isteniyor'
Beyaz tv ekranlarında yayınlanan Latif Şimşek'in sunduğu Derin Gündem programının dün akşam ki bölümünde, terör örgütü PKK'nın eylemsizlik kararını sona erdirmesi ve onunla birlikte terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan'a ev hapsi talepleri tartışıldı. Program yine Gazeteciler Şamil Tayyar ve Fikri Sağlar'ın hareketli tartışmalarına sahne oldu.

"1 mat'ta eylemsizlik kararının sona erdirilmesini zaten bekliyorduk bu bir sürpriz değildi" diyen Tayyar, "Ve buna ilişkin olarak daha önce yaptığımız yorumlarda Mart ayından itibaren bunun ortadan kalkacağını, eylemlerin artacağını, sadece Güneydoğu ve Doğu ile sınırlı depil. Büyük şehirleri kapsayacak biçimde Türkiye'nin her tarafına yayılmak isteneceğini ifade etmiştik. Bu zaten göz göre göre bilinen bir durum" dedi.

Nitekim devletin istihbarat birimlerinde de bu yönde çok ciddi bilgileri olduğunu ileri süren Tayyar, "Böyle büyük bir hadisenin tabiki seçime doğru giderken siyasi yansımaları olacaktır. Eğer bu plan Türkiye'yi bir kan gölüne çevirmek ise maksat ki bir miktarda öyle gözüküyor. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde ya da kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerde BDP'nin tabanını daha birbirine bağlayabilir sağlamlaştırabilir, oyunu en azından muhafaza ya da arttırma imkanını belki sağlayabilir. Ama bu etki tepki de oluşturabilir" diye konuştu.

"İKTİDAR DENKLEMİ DEĞİŞTİRMEK İSTENİYOR"
 
İlave olarak MHP oylarında bir göreceli artıştan söz etmenin mümkün olduğunu ifade eden Tayyar şöyle devam etti:

"Yani ben bu hareketle bir miktar seçime doğru giderken siyasetin de dizayn edilmek istendiğini düşünüyorum. Maksat burada sadece BDP'nin oylarında bir kısmi artışı sağlamanın ötesinde. Ak Parti'yi aşağı çekme, MHP oylarında tırmanışa götürmek. Sayın Kılıçdaroğlu'da MHP'nin mutlaka parlamentoda olması gerektiğini ifade etmişti ve bunun içinde neredeyse çalışmak gerekir diye imal yolu açıklamaları olmuştu. Bu sadece MHP'ye iyilik olsun diye değil, Türkiye'deki iktidar denklemini değiştirmeye yönelik eğer MHP barajın altında kalırsa ve Ak Parti veya CHP yukarıda söz konusu olursa bunlar dağılacak. MHP'li milletvekilleri dğıldığında ağırlıklı olarak da bu Ak Parti'ye kayacak. Dolayısıyla daha güçlü ya da en azından o gücün muhafazası bu seçim sonuçlarıyla beraber tescillenmiş olacak. Bu birçok çevre tarafından çok arzu edilen bir sonuç değil. Hem Türkiye'de hep uluslararası güç odakları bundan çok memnun değil. Çünkü Tayyip Erdoğan'lı bir yönetim modeli onların üzerinde rahat oyun kuracakları bir model değil. Onun için bu iktidarı değiştirmek istiyorlar. Bu sadece BDP'yi bir tırmanışa geçirmeye yönelik bir davranış, bir eylem projesi değil aynı zamanda iktidar denklemini değiştirmek."

Fikri Sağlar ise, "Bildiğiniz gibi dün itibariyle saldırmazlık ya da eylemsizlik süresi bitti. Şimdi burada tabi çok önemli bir sorun var. 6 aylık eylemsizlik süresinin bittiğine göre 6 aydır hükümet ve devlet birlikteliği içerisinde bir çalışma yapılıyordu herhalde bir yerde tıkandı ki bu süre bitti" dedi.

Bunun üzerine söze giren Şimşek ve Tayyar, "Abdullah Öcalan kendine oynuyor" diye karşılık verdi.

Sağlar da, "Kendine oynuyor oynamıyor orası tartışılacak bir konu. Ama sonunda referandum süreci içerisinde ilk defa ortaya çıkan daha sonra Başbakan'ın çok ciddi bir şekilde açıkladığı, devletin görüştüğünü kabul ettiği bir süreç yaşanıyor bunu Türkiye'de gizlememek gerekiyor. Bunu süreci de Ak Parti iktidarı başlattı" diye karşılık verdi.

"BAŞKA AKTÖRLER VAR"

"Ben kanın akmaması doğrultusunda bir çözüm getirilmesi adına atılan olumlu her adımın desteklenemesi gerektiğine inanan birisiyim" diyen Sağlar, "Kürt sorununu çözmek gerekiyor. Çünkü kürt sorunu Türkiye'nin demokratikleşmesi önünde önemli bir sorun. Bu sorun kaldığı süre içerisinde bunun üzerinden söylediğiniz gibi birçok ciddi faaliyetler sürecektir. 28 Şubat'ın bu ülkeye yaptığı en önemli hainlik ya da ihanetlerden bir tanesi Türkiye'nin siyasetinin özellikle kürt meselesinin aktörlerinin değiştirilmiş olmasıdır. Artık biz kendi yurttaşlarımızla ve kurumlarımızla kürt sorununu çözecek konumda değiliz. Bizim dışımızda da aktörler var ve dolayısıyla onların müdahalesi bu sorunu çözmekte daha da zorlaştıracaktır. Nasıl ABD 27 ülke çıkınca herkesten onay almak zorlaştı, 5 ülkeliyken 10 ülkeliyken daha başkaydı. Şimdi bu da aynı şekilde. Ben Öcalanla ilgili bir çalışma yapılması; geçen bir tartışma açıldı özerklik meselesinde de Türkiye Avrupa yerel özerklik şartını kabul ediyor ama çekinceleri var. Bu şartın çekincelerinin kaldırılması gerekiyor kaldırdığınız taktirde söylenen öyle bölüme ayrı bir eyalet değil bütün yerel yönetimleri içine alacak şekildeki bir yapının ortaya çıkılması yani yerelin daha güçlü olaması demokrasinin de böylelikle ayakları üzerine oturması. Bu anlayış içerisinde Türkiye ciddi bir şekilde konuşmalıdır. Şimdi ben Başbakan'dan şunu bekliyorum neden eylemsizlik hali kalktı bir sıkıntı varsa bu sıkıntının çözülmesi için muhalefetten bir katkı bekliyorsa, toplumdan bir anlayış kucaklama bekliyorsa da onun oluşabilmesi adına da bunu açıklaması gerek diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Bunun üzerine araya giren Şimşek, "Ama bu sözünüzden şöyle birşey anlaşılmıyor mu sanki Başbakan bu eylemsizlik pazarlığını yapmış gibi, Başbakan'ın bilkgisinde birileri yapmış gibi" dedi.

Sağlar da bunun üzerine, "Yanlış anlıyorsunuz. Çünkü devletin görevi her ikiside bu çalışmanın içerisinde bulunan kurumlar başbakana bağlı olan kurumlar" diye karşılık verdi.
 
Tayyar ise, "Ama şu var, maksat yani seçimden 2-3 ay önce Türkiye'nin kronik meselesini çözmek çabası değil. Kürt meselesinden kimse bunu beklemiyor zaten. Burada tümüyle başka proje var. Yani Abdullah Öcalan'la ilgili ev hapsi v.s. Ama herkes biliyor ki sadece Ak Parti için değil siZ olsanız sizde bunu yapamazsınız seçimden önce"diye konuştu.

İki senenin boşa geçtiği düşüncesinde olduğunu belirten Sağlar, 2009 yılının Ağustos ayında Ahmet Türk'ün bir açıklaması var. 'Biz Başbakana kendi görüşlerimizle ilgili düşüncelerimizi bildirdik' diye demekki ki, 2009'da kürt açılımı diye Başbakanında ilan ettiği dönemden itibaren bu sorununun çözülmesi doğrultsuunda adımlar atılmaya başlanmış" dedi.

Bir seyircinin BDP'nin seçim öncesi tezgahı yorumana Tayyar şöyle cevap verdi:

"BDP'nin aklını aşan birşey. BDP'li yöneticilerin bir araya gelip projelendirdiği birşey değil. Seçim öncesi iktidar partisinin köşeye sıkıştırma projesinin ben biraz uluslararası bir politika olduğunu düşünüyorum."

BEYAZ GAZETE