USD (Alış - Satış) : 7,55 - 7,57 EURO (Alış - Satış) : 8,81 - 8,82
KÖŞE YAZISI

YATALAK HASTALAR NAMAZDAN SORUMLUMUDUR?

Farsça'da yüceltmek için eğilmek, kulluk ve ibadet etmek gibi anlamlara gelen namaz, sözlükte de dua etmek, ibadet etmek, bağışlanma dilemek ve yalvarmak anlamlarındaki Arapça 'salat' kelimesinin karşılığı olarak Türkçe'ye geçmiştir.

Kur'an-ı Kerim'de mutlak biçimde namaz emrine defalarca yer verildiği ve bazı ayetlerde çeşitli şekiller de namazın önemine işaret edilerek namaz kılanlardan övgü ile bahsedildiği (Mearic, 22-35), namazı ciddiye almayanların da uyarıldığı görülmüştür.(Maun, 4, 5) Ayrıca Kur'an'da (Maide, 55; Enfal, 3) namazın vaktinde ve eksiksiz olarak devamlı kılınması gerektiği de belirtilmiştir.

Dinimizde sorumluluklar kulun gücüne göre belirlenmiş (Bakara, 286), gücü aşan durumlar da ise kolaylaştırma getirilmiştir (Bakara, 185). Bu da namazın rükunlarından herhangi birini yerine getirmeye engel olan hastalıklarda kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Yani Namazı normal bir şeklide ayakt kılamayan kişiler oturarak da olsa namazlarını kılmaları gerekmektedir. Çünkü; Hz. Peygamber, nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabiye, 'namazı ayakta kıl, güç yetiremezsen oturarak kıl, buna da güç yetiremezsen yan üzere yaslanarak kıl' buyurmuştur. Dolayısıyla hasta olmak namazı terk etmeye sebep değildir!

Peki Hastalar Nasıl Namazı Kılabilir?

Bu durum onların hastalık derecelerine göre değişmektedir. Örneğin; ayakta durabilen veya yere oturabildiği halde secde edemeyen kişiler namaza ayakta başlar, rükudan sonra da yere oturarak secdeleri ima eder. Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi de namaza ayakta başlar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar. Ayakta durmaya gücü yetmeyen kişi de yere oturup ayaklarını yana veya kıbleye uzatarak rüku ve secdeleri de ima ile yerine getirir.

Tabure veya Sandalyede Namaz Kılınırmı?

Mazereti olan bir kişi yere oturamıyor ise namazını tabure, sandalye veya benzeri bir oturağa oturarak kılabilir, rüku ve secdelerini de ima ile yerine getirir. Ancak namazı tabure ve sandalye gibi oturaklarda kılan Müslümanların ileri sürdüğü mazeretler, kendilerini vicdanen rahatlatacak boyutta olmalıdır. Çünkü; bir Müslüman, Allah'a ibadet ederken hem samimi olmalı, hem de dinin belirlediği şartları tam olarak yerine getirmelidir. Nitekim üzerinde namaz kılmak için camilerde sıralanan sabit oturakların, hem İslam dini ile hem de cami kültürü ile bağdaşmamaktadır.

Bitkisel Hayatta Olan Hastalar Namazdan Sorumlumudur?

Bitkisel hayat kişinin geçirdiği rahatsızlık sonucu, bilincinin kapalı olması durumudur. İslam hukukçuları da bu durumda olan ve bilinci bir günden fazla kapalı olan kişilerin, namazdan düştüğünü belirmektedirler. Çünkü; kişinin gücünü aşan bir durumda sorumlu olmadığı Kur'an'da bildirilmekte ve Allah'ın hiç kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü tutmayacağı ifade edilmektedir (Bakara, 286). Dolayısıyla bitkisel hayata giren ve bir daha iyileşemeyen kişiler, bitkisel hayattan sonraki namazlardan sorumlu tutulmamaktadır. Ancak bilincini bir günden daha az süreyle kaybedenlerin, ayıldıkları zaman namazlarını kaza etmeleri gerekmektedir.

İma ile Nasıl Namaz Kılınır?

Bir kişi rahatsızlığı sebebi ile rüku veya secde etmeye gücü yetmiyorsa, ima ile namazını kılar. İma; namaz kılarken rüku ve secdeyi yapamayanların, başları ile işaret ederek yapmasıdır. İma ile namaz kılan kişiler rüku için başını biraz eğer, secde için de rükudan biraz daha fazla eğer ve namazını böyle kılar. Bunun dışında günümüzde yaygınlaşan ve rahatsızlığından sebep, secde etmek için başını yere koyamayan kişilerin, secde etmek için başına yastık veya rahle benzeri şeyleri kaldırarak bunlara secde etmeleri caiz değildir.

Peki İma Yapamayan Ağır Hastalar Nasıl Namazı Kılabilir?

Bilinci açık ancak başı ile ima edemeyecek kadar hasta olan kişilerin durumu İslam hukukçuları arasında tartışılmıştır. Ancak İslam hukukçularının çoğunluğu bir kişi rahatsızlığı nedeni ile başını hareket ettiremiyorsa, gözü ile ima ederek namazını kılar görüşünü benimsemiştir. Buna da gücü yetmiyorsa kalbi ile ima ederek kılar. Yani kalben kendisini namaz da hayal eder ve okunması gereken duaları okur. İyileştiği zamanda bu şekilde kıldığı namazlarını kaza etmesi gerekmez. Ancak kalp ve göz iması ile kıldığı namazları iade ederse yani tekrar kılarsa müstehab (daha iyi) olur.11.09.2020 11:42:29


Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız. Norm Yazılım
Ajanslar
yukarı