USD (Alış - Satış) : 6,79 - 6,80 EURO (Alış - Satış) : 7,47 - 7,49
KÖŞE YAZISI

KORONANIN GÖLGESİNDE HOŞ GELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN!

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluş olan, onbir ayın sultanı mübarek Ramazan'ı şerif geldi ama bu sene hoş mu geldi hoşnutsuzmu geldi Allah biliyor! Çünkü günümüzde yaşanan bu küresel salgın sebebiyle dünya sistemi baştan aşağıya komple değişti ve değişiklikten de bütün insanlık nasibini aldı.

MÜ'MİNLER BU RAMAZAN ÇOK MAHSUN..

İslam tarihinde ilk defa bu Ramazan ezanlar minarelerden okunacak ancak camiler kapalı ve bomboş olacak! Telaşla abdest alıp camide cemaate yetişmeye çalışanlar, hemen hemen her camide erken vakitte gelip en ön safta yer tutan hacı amcalar olmayacak! İftara doğru iş çıkışlarında fırınların önünde uzayıp giden pide kuyrukları, gönül birliği ile kurulan iftar sofraları, camiler de kılınan teravih namazları, teravihlerden sonra gidilen Ramazan etkinlikleri malesef bu sene olmayacak..

Büyükler güzel demiş: 'Kula bela gelmez hak yazmadıkça, hal bela vermez kul azmadıkça!'

Kim bilir bu başımıza gelenler belkide bizlere unuttuğumuz değerleri hatırlatmaya, içine düştüğümüz gafletten uyanmaya vesile olur! Nitekim Allah Kur'an'da 'Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.' (Şura Suresi, 30.) Diye buyurmuştur.

Duâ ve tövbe edelimde Allah bu Ramazan-ı şerif hürmetine yukarıdaki ayette buyurduğu gibi bizlere rahmet nazarıyla tecelli eder, bağışlar ve bizleri inşallah bu sıkıntıdan kurtarır.

NE ALAKA!
BİZ NE YAPTIK Kİ?
DİYENLERİ DUYAR GİBİYİM..


Bizler, insanlık olarak mazlumlara eziyet edildiğinde pek azımız müstesna genelimiz sessiz kaldık! Kimimiz de ne yazıki menfaatimiz için zalimlere destek olduk. Böyle yaparak da malesef zalimlerin yanında yer aldık..
Oysa Allah bizleri uyarmıştı ve ilgili Kur'an ayetinde: 'Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah'tan başka dostlarınız olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz!' (Hud Suresi, 113.)

Bilmiyorum farkındamısınız ama ayette denildiği gibi dünya virüs belasıyla yanıyor ve kimse yardım da edemiyor!

Bunun yanında öyle insanlar türediki toplumda özellikle Mü'minlerin arasında hayasızlığın, ahlaksızlığın, zinanın, yalanın, dolanın, faizin, tefeciliğin kısaca her türlü ahlaksızlığın yayılmasına uğraştı.

Peki bunlar olurken bizler ne yaptık?

Pek azımız müstesna yine ses çıkarmadık! Hatta kimimiz yapılan bunca hayasızlığa ya alet olduk yada saygı duymak gerekir, onların tercihi deyip yaptıklarını destekledik.. Oysa Kur'an ne de güzel uyarmıştı bizleri! Nitekim ilgili ayette: 'Müminler arasında ahlâksızlığın yaygınlaşmasını isteyenlere dünyada ve âhirette can yakıcı bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.'(Nur Suresi, 19.) Diye buyurulmuştur.

Kim bilir insanlık bu yaşananlar ile belki de cezasını çekiyorda halen ne olduğunun farkında değil..
Yine de en doğrusunu Allah bilmektedir.

VAKİT TÖVBE VAKTİDİR!
RAMAZAN-I ŞERİF'İ FIRSAT BİLME VAKTİDİR!


Tövbe ve duâ iman eden bir kulun en büyük silahı ve en güçlü manevi desteğidir. Bizlerin sürekli tövbe ve duâ etmesi gerekir çünkü farkına bile varmadan günlük hayatımızda gerek dilimizle, gerek gözümüzle gerek yaptıklarımızla günah işlemekteyiz. Bundan sebep manevi temizlik olan tövbe ve istiğfarı hayatımızda eksik etmemeliyiz. Her konuda olduğu gibi bu konuda da peygamberler bizim en güzel örneğimizdir. Nitekim Kur'an-ı Kerim birçok peygamberin tövbe ettiğini ve istiğfarda bulunduğunu anlatmıştır. (Araf Suresi, 151; Bakara Suresi, 128.) Ayrıca başa gelen musibetlerden ders almayanların, tövbe etmeyenlerin, kalplerinin katılaştığını ve bu hallerinin onlara şeytan tarafından güzel gösterildiğini görmekteyiz. (Enam Suresi, 43.) Şimdi mahsun olduğumuz şu günlerde bu mübarek âyı fırsat bilip tövbe etmeyi, Allah'a sığınmayı ihmal etmemeliyiz.

PEKİ BÖYLE RAMAZAN MI OLUR?

Evet olur!

Bizler bu zor günleri Allah'ın izni ve yardımıyla inşallah atlatacağız.
Geçmişte yapılanlardan ders alarak geleceğimizi de inşa edeceğiz.

Evlerimizden çıkmayacağız!
Çıkmamız gerekiyorsa da kurallara uyarak çıkacağız!
Aksi halde kul hakkına girmiş oluruz.. Çünkü Kur'an'da Allah bir insanın ölümüne sebep olan bütün insanlığı öldürmüş gibidir, bir insanın kurtuluşuna sebep olann da bütün insanlığı kurtarmış gibidir diye buyurmaktadır. (Maide Suresi, 32.) Bizlerde şunu unutmamalıyız, bizim yüzümüzden bir insan virüs kapar, eziyet görürse veya ölürse o kişinin hakkına girmiş oluruz. Dolaysıyla bu ayetin de muhatabı olmuş oluruz.

Varsın bu sene teravih namazlamızı evlerimizde kılalım. Hem belki teravihe gitmenin ne kadar güzel olduğunu anlamış oluruz ve bir daha ki senelerde teravih namazından kaçmaya bahaneler aramayız! Yok 8 rekattı, yok 20 rekattı, yok peygamberimiz kıldı mı kılmadı diye boş ve ümmeti ayrıştırıcı şeyteni fitnelerle dolu muhabbetlere girmeyiz.. Önceki seneler camilerde nasıl kılıyorsak bu sene de evlerimizde tek başımıza kılacağız. Yapabiliyorsak evimizde ailemizlede cemaat yaparak kılabiliriz.

Varsın bu sene iftar etkinlikleri, misafirlikleri olmasın. Evimizde ailemiz ile yapalım iftarımızı. Hem belki bu vesile ile yapılan iftar gösterişlerinin, fakirin olmadığı israf sofralarının ne kadar yanlış olduğunu anlarız. Hem de zalimlerin zulümleri sebebiyle evlerinde yıllarca esir hayatı yaşayan, insanlığını unutmuş insanlardan yardım bekleyenlerin durumunu biraz tefekkür ederiz..

EVLERİMİZİ DARU'L ERKAM'A ÇEVİRECEĞİZ!

İslâm tarihinde Dârülislâm diye de bilinen bu ev, ilk Müslümanlardan Erkam bin Ebü'l-Erkam el-Mahzûmî'ye aitti. Mekkeli müşriklerin giderek artan zulüm ve baskıları yüzünden Hz. Peygamber Mescid-i Harâm içinde Safâ tepesinin eteklerinde bulunan bu evi kendine ikametgâh olarak seçti. Bu evi bir ilim, irfan meclisine çevirdi. Burada bir yandan ashâb-ı kirâma dinî bilgiler öğretirken bir yandan da ilâhî gerçeği arayan insanları İslâm'a davet ediyor, onlara Kur'ân-ı Kerîm okuyor ve onlarla birlikte namaz kılıyordu. İslâm tarihinin ilk eğitim kurumu olarak da kabul edilen bu evde Hz. Peygamber'in faaliyetlerinin sonucunda birçok kimse müslüman olmuş, hatta Hz. Ömer'de İslâmiyet'i burada kabul etmiştir.

Bizlerde şimdi bu süreçte evlerimizi yuvalarımızı kavgaların ve tartışmaların olduğu hapishanelere çevirmeyeceğiz. Aynı Hz. Peygamberin yaptığı gibi Daru'l Erkam'a çevireceğiz..
Bunu yaptığımız ibadetlerle, okuduğumuz Kur'an-ı Kerimler ve dini kitaplarla yapacağız. Hz. Peygamberin, sahabenin, evliyaların hayatlarını okuyarak tefekkür etmek için güzel bir fırsat.. Peygamberimizin ashabını yetiştirdiği gibi bizlerde çocuklarımızı yetiştireceğiz ancak öğretebilmek için önce öğrenmek gerekir vesselam..

Allah burukta olsa gelen Ramazan-ı şerif'i hakkımızda hayırlara vesile, başımızdaki bu virüs belasından da kurtulmaya sebep eylesin inşallah..23.04.2020 15:07:47


Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız. Norm Yazılım
Ajanslar
yukarı