USD (Alış - Satış) : 6,79 - 6,80 EURO (Alış - Satış) : 7,47 - 7,49
KÖŞE YAZISI

Latif Şimşek

latif.simsek@beyaztv.com.tr

Yazarın Diğer yazıları

SIKIŞTI CAFER BEZ GETİR

Geçtiğimiz hafta Şaban Sevinç'in basın koridoru programında CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ile birlikteydim. Siyaset konuşacaktık ama Ankara'nın suyu gündemde olduğu için programa su ile başladık. Aylin Nazlıaka'nın Ankara suyu ile ilgili korkunç iddiaları vardı. Ankara suyu insanı hasta ediyordu, ishal ediyordu, zehirliyordu, öldürüyordu, hatta dumanını tepesinden çıkarıyordu. Altı milyon Ankaralı risk altındaydı. Zira Aylin Nazlıaka'nın ailesi ve komşuları duş aldıkları, bulaşık yıkadıkları, çamaşır yıkadıkları su nedeniyle ishal olmuşlardı. Diğer bir deyimle “Amel” olmuşlardı. Anadolu'da böyle denir. Merak ettim sözlüğe baktım. Amel olmanın İngilizcesi; “Have diarrhea”, Almancası da var; Durcfall haben”.

Yazının burasında bir özür dilemek geliyor içimden. Beyaz Gazete'deki bu ilk yazımda “b*k” tan konulardan bahsetmek istemezdim. Çünkü işid'in elinde rehin olan 46 vatandaşımızla kucaklaşmışız. Amerika, İngiltere, birkaç vatandaşını bile kurtaramazken, biz 46 canımızı burunları bile kanamadan teslim almışız. Sevinçliyiz. Onu yazmak isterdim. İŞİD ve Ortadoğu sorunu üzerine konuşmak isterdim. Cumhurbaşkanımız Amerika'da dünyanın en önemli birkaç liderinden biri sıfatıyla görüşmeler yapıyor. İç siyasette yaşanın algı daralması, CHP'nin önümüzdeki yirmi yıl içinde merkez sağ partisi olma ve partinin adını değiştirme hayallerinden bahsetmek isterdim. Ama bu ilk yazıda kısmet “Amel” olduğunu zanneden CHP'lileri yazmakmış. Ankara Milletvekili Levent Gök de Ankara suyunun Ankaralıları amel ettiğini öne sürmüştü. Kendisi “diare” oldu mu bilmiyorum ama umarım Aylin Nazlıaka gibi kaçak kuyu suyu kullanıp, sonra da “amel oldum, amel oldum” diye “suç bastırma” pozisyonuna düşmemiştir.

Anadolu da bir söz daha vardır. İddiaları, iftiraları “fos” çıkan ve köşeye “sıkışan” lar (Sıkışanlar kelimesinin altını özellikle çiziyorum) için “Sıkıştı Cafer bez getir cıvık s.çt.  tez getir” derler. Aslında “Cafer” kimdir. Niye sıkışmıştır? Niye cıvık yapmıştır? Bezi kim getiriyor? Nasıl bir bez? Ben bunların hiçbirini bilmem aklım da ermez ama cuk yerine oturmuş bir ata sözü. Zira Aylin Nazlıaka, evinde kaçak ve mikroplu kuyu suyu kullandığı ortaya çıkınca tam anlamıyla köşeye sıkışmıştır. Atalarımız zaten her sözü cuk oturtmuşlar. Adam olacak çocuk gaitasından belli olur demişler. Mesela “Eceli gelen köpek cami duvarına işer” demişler. Bu söz söylenirken sanırım köpeklerin psiko somatik bozuklukları dikkate alınmamış. Zira aklı başında bir köpek niye cami duvarına işesin. Olsa olsa bilinç kaybı yaşamıştır zavallı hayvan.

Yani demem o ki atalar sosyal hayatın her alanını düzenleyen sözler etmiş. Şimdi Aylin Nazlıaka “ishal” olmuş ya. İşte benim katıldığım Halk Tv'deki programa da telefonla bağlandı. Bir-iki soru sorayım dedim, beni “üslupsuzlukla suçladı”. Yani o konuşurken araya girmeye çalıştım. Herhalde ona bozuldu. Allahtan Aylin Hanım Türkçe'ye fazla hakim değil. Yoksa atalarımızın sözlerinden yola çıksa, Allah muhafaza bana neler söylerdi. Mesela, “Ya Latif Şimşek, yırtık dondan çıkar gibi araya girme” deyiverse apışıp kalırdım. Mosmor bile olurdum. Ama dedim ya Türkçeye fazla hakim değil.

Sonra Melih Gökçek programa bağlandı. Ortalığı hallaç pamuğu gibi attı. Ankara'nın suyuna atılan iftiraya öyle bir saydırdı ki Şaban Sevinç de Mustafa Balbay da ne yapacağını şaşırdı. Gökçek özetle şunu dedi: “Ankara'nın suyu hasta etmiyor, bizatihi hasta ruhlu Anti Gökçekçiler her yıl geçirdikleri iftira nöbetini tekrarlıyor. Otuz Marttaki yenilgiyi hazmedemedikleri için de sürekli sindirim sistemi rahatsızlığı geçiriyorlar.Siyasal hazımsızlığı sudan zannediyorlar.” Aylin Nazlıaka, ise “Sayın Gökçek ekşi yemedim ki karnım ağrısın. Süt içtim dilim yandı, Su içtim ishal oldum” diyor. Diyor ama işin b*ku sonradan çıkıyor. Ee Allah'ın sopası yok ki misali Aylin Nazlıaka'yı adeta cin çarpıyor.

Niye mi?

Meğer Aylin Nazlıaka'nın Ankara'da oturduğu sitenin suyu kaçak kuyudan alınıyormuş. Yapılan tahliller bu suyun mikroplarla dolu olduğunu ortaya koydu. Aşk olsun Aylin Hanım, beni de boşuna üzdünüz, kendinizi de, Sen git, üç kuruş su faturası ödememek için, kaçak kuyu açtır, sonra o suyla duş al, yemek yap çamaşır yıka, bulaşık yıka. Sonra da, “Amel oldum, hatta görümcemin eltisi bile bize geldiğinde amel oldu” diye ortalığı ayağa kaldır. Valla Aylin Hanım sizin yaptığınıza ne denir biliyor musunuz? “Fukaranın şaşkını kuyu suyuyla duş yapar kış günü”. Atalarımız diyor ki; Ayran bulamaz içmeye tahtırevanla gider ……. “ Ya da “Terkos suyu bulamaz içmeye kuyu suyuyla gider taharet yapmaya” E sonra tabii ki ishal olursunuz. Kuyu suyu içerisindeki mikropların doğrudan teması “amel” olmayı hızlandırır. Ben demiyorum valla doktorlar diyor.

Benim bütün CHP'lilere tavsiyem o akşam Mustafa Balbay'ın önerisine uymaları. Ne diyordu Balbay; “Suya siyaset karıştırmayalım”. Şimdi Melih Gökçek de tutup önce suya siyaset karıştırsa sonra da İzmir Belediyesi'nin suya siyanür karıştırdığını anlatmaya başlarsa ayıkla pirincin taşını…

Son söz ; “İtme el kapısını el ucuyla iterler kapını var gücüyle.22.09.2014 17:28:51


Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız. Norm Yazılım
Ajanslar
yukarı