USD (Alış - Satış) : 3,89 - 3,89 EURO (Alış - Satış) : 4,58 - 4,59

Sıcak Haber : TBMM Başkanlığı için seçim günü: İkinci turda da sonuç çıkmadı!..

KÖŞE YAZISI

Latif Şimşek

latif.simsek@beyaztv.com.tr

Yazarın Diğer yazıları

FETÖ’NÜN ALTIN DOLU UÇAK PLANI!

FETÖ 15 Temmuz gecesi 4-5 ton altın ile milyonlarca doların yükleneceği bir uçak senaryosu hazırladı. Senaryo'ya göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan derdest edildikten sonra, elleri ve ayakları bağlanacak, saçı-başı dağıtılacak, gömleği yırtılacak ve “düşkün(!)” bir halde fotoğrafları, videosu çekilecekti.

FETÖ'nün alçak planı bundan ibaret değildi.

Halkın Erdoğan'a olan sevgisini biliyorlar ve ayaklanacaklarını tahmin ediyorlardı. Buna karşı alınacak acil tedbir, Erdoğan'ı behemehal itibarsızlaştırmaktı. Erdoğan, altın yüklü uçağa götürülecek, kasalar dolusu külçe altınlarla fotoğrafları çekilecek ve “Erdoğan tonlarca altınla yurt dışına kaçarken yakalandı” yalanı hızla yayılacaktı. Uluslar arası ajanslar, bu alçaklığı derhal servise koyacaklar. Saddam Hüseyin ve Kaddafi benzetmeleri yapacaklardı.

Bu bilgiler, Ak Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk'ten.

Bir ayrıntı daha ortaya çıktı 15 Temmuz gecesi ile ilgili.

Cumhurbaşkanı 15 Temmuz gecesi mümkün olduğunca kendi telefonunu kullanmadı. Çünkü, FETÖ'cü alçakların telefonundan yerini tesbit edeceklerini biliyordu. İlk tedbir olarak, darbe haber alındığı andan itibaren, Erdoğan'ın bilinen telefonları kapatıldı, bataryaları söküldü.

Erdoğan Marmaris'teki Yazıcı Otel'in önündeki koruma ekibi ve arkadaşlarıyla da telsiz aracılığıyla konuştu. Polislere telsiz aracılığıyla bizzat talimat verdi. Ak Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk de darbeyi haber alır almaz, Süleyman Soylu ile konuşmuş, Soylu, Öztürk'ten yıldırım hızıyla Marmaris'teki Yazıcı Otel'in önüne gitmesini istemişti. Nihat Öztürk, o gün tesadüfen Marmariste'ydi. Çocuklarıyla vedalaşıp, eşiyle birlikte otele hareket etti. Evde kalan iki çocuğuna, bir miktar para ve kredi kartını bıraktı. “Birazdan gelecekler çocuklar, direnmeyin ve kapıyı açın ne yapacaklarsa yapsınlar, karışmayın” dedi. Darbecilerin kendisini almak için evine geleceklerini düşünüyordu. Eşi O'nu yalnız bırakmamak için yanına koyuldu. O sırada, Öztürk'ü, Adalet Bakanı (O zaman Ak Parti Genel Sekreteri) abdulhamit Gül de aradı, “Nihat Bey, Cumhurbaşkanımız Marmaris'te biliyorsunuz. Canımız pahasına Reis'imizi korumamız lazım. Otel'in önüne etten duvar örmeliyiz” dedi. Nihat Öztürk, yolda olduğunu, Erdoğan'ı korumak için Vanlarını vermeye hazır bulundukları bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, otelin giriş kapısında bekleyen Muğla Milletvekili Nihat Öztürk'ü polis telsizinden aradı. Marmaris'te durumun ne olduğunu sordu. “Vatandaşların otelin önüne gelip gelmediğini” sordu. Nihat Öztürk, “Sayın Cumhurbaşkanım, Marmaris Meydanı'nda en an 10 bin kişi var. Şu anda otelin önünde de binlerce kişi birikti” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konakladığı villa ile otelin ana kapısı arasındaki mesafe yaklaşın bir buçuk kilometreydi. O nedenle, Erdoğan otelin girişindeki gelişmeleri göremiyordu. Halkın otelin bahçesine girmesine de izin verilmiyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nihat Öztürk'ten otelin önünde kalmasını ve oradaki vatandaşları organize etmesini istedi. Nihat Öztürk kapıda kaldı. Ta ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın otelden ayrıldığı haberini alıncaya kadar.

Muğla Milletvekili Nihat Öztürk'ü TRT Radyo Haber'deki, “Latif Şimşek ile Radyo Politik” programında konuk ettim. En çok içini acıtan konulardan birinin, o gece hir bir muhalefet partisi milletvekilinin, hiçbir CHP'li belediye başkanının kendisini/kendilerini aramamaları olduğunu söyledi. “Biri de arayıp da yapabileceğimiz bir şey var mı?” demedi. Öztürk'e göre, yakın komşuları da dahil, pek çok insan, o gece perdelerini sımsıkı kapayıp, ekran başında darbenin başarılı olmasını bekledi.

Nihat Öz türk'ün o gece Marmaris'e ilişkin anlattıklarından enteresan şeyler çıktı. Marmaris Meydanı'nda darbeye karşı seslerini yükseltirlerken, barlardan birinden elinde şarap kadehiyle bir adam çıkmış. Nihat öztürk'ün koluna girmiş ve onlarla birlikte, “Ya Allah Bismillah Allahu Ekber” diye tekbir getirmeye başlamış. Bir elinde şarap kadehi varmış hala. Kalabalıktan birileri adama müdahale etmek istemiş; “Elinde şarap kadehiyle tekbir getiriyorsun olmaz” demişler. Nihat Bey hemen araya girmiş ve “Karışmayın, karışmayın” diye çıkışmış. Adam da bunun üzerine şarap kadehini yere atıp kırmış ve tekbir getirerek yürümeye devam etmiş.

Benzer olayı, TRT'nin vatandaş tarafından ele geçirilmesi sırasında ben de yaşadım. Beyaz Tv'de, canlı yayındayken, Türksat bombalanmış ve yayınımız kesilmişti. Ben de hemen TRT'ye doğru yola çıktım. TRT'nin kapısında Süleyman Soylu ve Hüseyin Kocabıyık ile karşılaştım. Birlikte girdik. Bildirinin okunduğu stüdyoyu vatandaş doldurmuştu ve bir çok insan alkol kokuyordu. Demek ki neymiş; Alkol almak başka şey, vatanına, özgürlüğüne sahip çıkmak başta şey. Biz o gece birçok alkollü kardeşimizle birlikte TRT'yi ele geçirdik.
14.09.2017 18:02:44


HEDONİZM ÇARKI

Süleyman Beledioğlu
Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı