USD (Alış - Satış) : 5,35 - 5,36 EURO (Alış - Satış) : 6,08 - 6,09
KÖŞE YAZISI

Latif Şimşek

latif.simsek@beyaztv.com.tr

Yazarın Diğer yazıları

BAYKAL’A İHANET KILIÇDAROĞLU’NA İHANET!

Muhalifler yeterli imzayı topladıklarını öne sürüyorlar. Genel Merkez ise, “Madem topladınız getirin niye getirmiyorsunuz?” diye haklı olarak soruyor. Öyle ya, eğer yeterli imzayı topladıysanız niye getirmiyorsunuz? Bunun tek bir izahı var, yeterli imza toplanamamış. Öyleyse niye yalan söylüyorlar? Bunun da tek izahı şu: Aslında yeterli imza toplanamadı. Ama muhalifler sürekli imza sayısını yüksek göstererek, delegeleri etkilemeye çalışıyor ki, yeni imzalar gelsin.

Böyle siyaset olur mu? Olursa da ancak CHP`de olur.

CHP hiç kimsenin sözüne güvenilmeyeceği bir parti haline geldi.

2010 Yılında, Deniz Baykal istifa ettiğinde, parti yönetiminin kendisine sahip çıkmasını ve toplanacak bir olağanüstü kurultayda tek aday gösterilmesini bekliyordu. Böylece, parti, kaset kumpasını lanetlemiş olacak ve genel başkanlarını bir kumpasa kurban vermeyeceklerini teyit edecekti. Baykal`ın beklentisinin gerçekleşmesi için CHP Genel başkanlığına başka aday çıkmaması gerekiyordu.

Ancak CHP`de kazan kaynıyordu.

Hep kaynadığı gibi. Ki o kazanı ta Atatürk zamanında Atatürk`e karşı bile kaynatmak istemişler, zaman zaman da kaynatmışlardı.

Baykal`a karşı kaynatılan kazanın başında Kılıçdaroğlu vardı. Ancak Kılıçdaroğlu, genel başkanlığa aday olmayacağını açıklamış, “Ben Baykal`a ihanet etmem” demişti.
Bir baktık ki, Kılıçdaroğlu sabaha kadar fikrini değiştirmiş, “Adayım” açıklamasını yapmıştı. Kılıçdaroğlu`nu genel başkanlığa ikna edenlerin ise bazı askerler ve yüksek yargı onlarının temsilcileri olduğu iddiaları ortaya atılmış, Kılıçdaroğlu bu iddiaları yalanlamamıştı.

24 Haziran seçimleri öncesinde, Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce ile bir araya geldi. Muharrem İnce`den seçim sonrasında genel başkanlık arayışına girmeyeceği, kurultay çağrısı yapmayacağı konusunda garanti istedi. İnce de söz verdi. Hatta Fox Tv`de canlı yayına çıkıp, Kılıçdaroğlu`na karşı genel başkan adayı olmayacağını, kurultay çağrısı da yapmayacağını söyledi. Kimbilir belki de, Kılıçdaroğlu, ince`den bu sözünü canlı yayında açıklamasını bizzat istemişti.

Seçim geçti. Kılıçdaroğlu da kaybetti, ince de kaybetti. Bir farkla; Kılıçdaroğlu`nun CHP`si yüzde 22 oy alırken, Cumhurbaşkanı adayı İnce yüzde 30 oy aldı. Verilen sözler unutuldu ve hemen Kılıçdaroğlu`na karşı kurultay için imza toplanmaya başlandı. İnce, “Ben imza toplamam. Arkadaşlar toplarsa da niye topluyorsunuz demem” dedi. Verilen söz buraya kadardı işte. İnce, “istemem ama yan cebime koy” diyordu. Tarih tekerrür ediyordu. Kılıçdaroğlu`nun, Baykal`a ihanetini, Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu`na karşı sergiliyordu. “İmza toplamam” diyen, Muharrem İnce`nin en yakınındakiler, Olağanüstü kurultay için büyük çaba içindeydi. Kılıçdaroğlu`na karşı gösterilecek aday ise Muharrem İnce`den başkası değildi.

Şimdi CHP`de etik olmayan bir satranç oynanıyor.

Muhalifler, imza sayısı daha 200 bile değilken, 470 imza topladıklarını açıklıyorlardı. Ama ne hikmetse bu imzalar kamuoyuna açıklanmıyordu. Onlar 470 derken genel merkez 430`u geçemezler diyordu. Sonuçta kuralları olmayan satranç tahtasında şah başı dönmüş bir şekilde dolanıp duruyordu. CHP`de kimin şah çekeceği, kimin mat olacağı hala meçhul.
Ama Genel Merkez haklı. Eğer muhalifler, 630 imzayı topladıysa neyi bekliyor?

Bir de muhalifler açısından bakalım. Diyelim ki gerekli olan 614 imza toplanamadı da 530 imza toplandı. Delegenin neredeyse yarısının, güvensizlik beyan etmesi, Kılıçdaroğlu ve Genel Merkezi olağanüstü kurultay toplamaya mecbur etmeli değil mi? Kılıçdaroğlu bu kadar yüksek bir talep karşısında, 15 delege daha imza vermedi diye kurultaydan kaçabilir mi?

Neyse bütün bunlar CHP`nin iç sorunları.

Benim üzerinde durduğum siyasi etik ve vefa.

Kılıçdaroğlu, Baykal`a vefa göstermemişse, İnce`den de vefa bekleyemez.

Ve bir gün İnce`nin de bir vefasızlıkla yüzyüze gelmesi kendisi için bir kader olacaktır.

Son bir kaygımı daha belirtmek isterim.

Eğer muhalifler yeterli imzayı toplayıp olağanüstü kurultaya gidilirse, Kılıçzdaroğlu`nun elinde bir kozu daha var. Üçüncü bir güçlü genel başkan adayı çıkarmak. İkinci turda Kılıçdaroğlu üçüncü aday lehine çekilir ve İnce`ye karşı üçüncü isim genel başkanlığı kazanır. Üçüncü ismin en belirgin özelliği ise, Kılıçdaroğlu`nun seçtiği delegelerin istediği özelliklere sahip olmasıdır. Yani İnce`de olmayan birtakım özellikler. Bakalım bekleyip göreceğiz.
25.07.2018 17:54:32


SORUNLARLA BAŞA ÇIKMAK

Süleyman Beledioğlu

KUDÜS VE VATAN

Türker Akıncı
Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı