USD (Alış - Satış) : 5,55 - 5,56 EURO (Alış - Satış) : 6,39 - 6,40
KÖŞE YAZISI

Latif Şimşek

latif.simsek@beyaztv.com.tr

Yazarın Diğer yazıları

ABD-RUSYA SAVAŞI MI HAÇLI SEFERİ Mİ?

Geçen Hafta ABD'nin önemli gazetelerinden birinde, ABD, Fransa ve İngiltere'nin Suriye'yi paylaşmalarına ilişkin gizli bir anlaşma yaptıklarından bahsedildi.

Buna göre, Suriye birkaç parçaya bölünecek, bir parçası ile İran kontrol altında tutulacak, bir parçası ile Türkiye tehdit altında tutulacak, diğer parçası ile de Suriye'nin güneyindeki petrol sahaları kontrol altına alınacaktı.

Tarih tekerrür edecek ve belki de bu oyunu yine Rusya bozacaktı.
Geriye, mesela 102 yıl geriye gidelim.

Osmanlı, bir oldu bitti ile Birinci Dünya Savaşı'na katılmak zorunda bırakılır. Aslında bu savaşın en önemli nedeni Osmanlı'yı parçalamaktır. Bu arada Almanya'ya ayar verilmesi de işin cabası olacaktır.

1916'da, İngiltere, Fransa ve Rusya, karanlık odalarda kirli bir masaya oturarak, Osmanlı topraklarını aralarında pay ederler. Tarihe ünlü Sycess-Piccot anlaşması olarak geçen bu kirli anlaşmayı, Rusya'da 1917'deki Bolşevik İhtilali bozar. Lenin, Çarlık Rusyası'nın yaptığı tüm anlaşmaları tek taraflı reddeder ve bu arada Sycess-Piccok anlaşmasını da açıklar. Rusya'nın bu anlaşmada da olmadığını ilan eder. Ama, Osmanlı parçalanmaktan kurtulamaz. Rusya çekilse de İngiltere, Fransa ve İtalya, Osmanlı topraklarını işgal ederler.

Şimdi, ABD, İngiltere ve Fransa, yeni bir kirli masa kurmuş. Aç sırtlanlar gibi üşüştükleri Suriye topraklarını nasıl pay edeceklerini tartışıyorlar. Suriye'de ölen siviller, Guta'da kimyasal gazlarla zehirlenen masumlar kimsenin umurunda değil.

Tarih tekerrür ediyor ve Haçlıların yeni bölüşme planının önündeki büyük engel yine Rusya oluyor. İran ve Türkiye de bu denklemde Rusya'nın yanında görünüyor. Rusya ve İran'ı zaten düşman ilan eden Batı, Türkiye'yi bu ittifaktan nasıl koparabileceğini hesaplamakla da meşgul. Hem ABD, hem Avrupa, son dönemde Türkiye'yi müttefiklik hukukuna sığmayan, uygulamalarla köşeye sıkıştırmaya çalıştı. 15 Temmuz Darbe girişiminden tutun, PKK'nın hendek olaylarına, PYD'nin tehdit algısına kadar bir sürü güvenlik konusunda Türkiye, Batı tarafından sadece yalnızlığa terk edilmedi, karşı tehditlere de kol-kanat gerdi.

ABD, sanki çok umurundaymış gibi, Guta'da kullanılan kimyasal saldırıyı bahane ederek, Suriye'yi bombalamaya hazırlanıyor. Halbu ki biz bu oyunu daha önce çok gördük. Irak'a girebilmek için, ABD'nin ikiz kuleleri kendisinin vurmuş olabileceğini bizzat Amerikalılar söylüyor. Irak'ta aradıkları kimyasal silahları ise hiçbir zaman bulamadılar. Çünkü yoktu! Ama Irak'a girmenin bir bahanesi olmalıydı ve kimyasal yalanları kamuoyunu ikna etme konusunda başarılı da oldu.

Bu yazının yazıldığı dakikalarda, ABD, Suriye'yi vuracağını açıkladı. Her an füzelerin ateşlenmesi bekleniyor. Rusya ile restleşme yaşanıyor. Rusya, Suriye'deki askerlerinin isabet alması durumunda aynı sertlikte ABD'ye karşılık vereceğini duyuruyor. ABD, bunu göze almayacaktır. En azından şimdilik göze almayacaktır. Rusların olmadığı, iran ve Suriye askerlerinin bulunduğu bölgelere ateş edecektir. Eğer Rusya, müttefiklerine ateş edildiği için karşılık verirse, B Planı o zaman düşünülecek devreye sokulacaktır. Ama, ABD ve Rusya asla karşı karşıya gelmeyecektir. Çünkü, o bölgede ölümleri hiçbir şey ifade etmeyenler sadece Müslümanlardır. Tek bir Hıristiyanın, tek bir Yahudi'nin ölmesine izin vermeyeceklerdir. Çünkü bu bir Haçlı Seferi'dir ve hedef Müslümanlardır. Ölen Müslümanın, Türkiyeli, Suriyeli, İranlı olması fark etmez. Ölen Müslüman ise sorun yok.

Rusya, ABD ve Batı ile uzlaştığı anda, İran'ı ve Türkiye'yi yalnız bırakmaktan geri durmayacaktır. Fakat bu anlaşmanın gerçekleşmesi pek mümkün değil. Öyle ise ne olacak? Batı, Rusya'yı gösterip Suriye'yi vuracak, Rusya'yı gösterip İran'ı vuracak, Rusya'yı gösterip belki de Türkiye'yi vuracak. Ama, filler asla zarar görmeyecek. Kuru gürültü çıkarıp tepişecekler ve otlar ezildiğiyle kalacak. Dünya tarihinde hiçbir Haçlı seferinde, başka bir Hıristiyan ülke hedef alınmamıştır. Bu nedenle Rusya da hedefteymiş gibi gösterilecek ancak asla hedef olmayacak.

ABD ve Batı'nın bu haçlı seferinde hedefine ulaşabilmesi için de, Müslümanların asla bir araya gelmemesi gerekiyor. Bunun için gerekli altyapıyı da zaten hazırladılar. Irak kendi derdinde ve hala ABD'nin işgali altında. İran, 40 yıldır ambargo altında. Bu 40 yılda, İran'ın hiçbir Müslüman ülke ile iyi ilişkiler kurmasına da izin verilmedi. Buna Türkiye de dahil. Suriye zaten paramparça. Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan korkutulmuş, sindirilmiş ve ABD ile İngiltere'ye adeta kul köle edilmiş. Kıpırdayacak halleri yok. Arabistan'ı güneyden de Yemen ile uğraştırıyorlar ve “Şiilik” ile korkutuyorlar. Mısır teslim olmuş, Ürdün teslim olmuş. Libya yer ile yeksan olmuş. Lübnan diye bir ülke sadece kağıt üzerinde kalmış.

Bir tek Türkiye, hala ayaklarının üzerinde ve direnmekte. Hem ekomonik, hem siyasi, hem askeri ablukaya alınmış Türkiye, Orta Doğu bataklığında ayakta kalan tek çınar. İşte o çınarı da çürütmeyi çok istediler ama başaramadılar. Bundan sonrası için de İslam Dünyası'nın kırılmamış tek kanadı Türkiye'dir. Tutunup uçabilirler. Ya da çakılabilirler. Tercih meselesi.
11.04.2018 18:58:25


SORUNLARLA BAŞA ÇIKMAK

Süleyman Beledioğlu

KUDÜS VE VATAN

Türker Akıncı
Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı