Beyaz Gazete Ana Sayfa
27 Şubat 2018 Salı günü yayınlandı
 28 Şubat mağduru Eraslan: 'Oğluma yurt dışına gidiyorum deyip cezaevine gittim'

28 Şubat mağduru Eraslan: 'Oğluma yurt dışına gidiyorum deyip cezaevine gittim'

iş adamı bürosuna gelirken detay

Post Modern Darbe Yurt Dışı Hapis Cezası Başörtüsü Müfettiş 

-röportaj
-detay

( KIRŞEHİR ) 28 Şubat mağduru Eraslan: "Oğluma yurt dışına gidiyorum deyip cezaevine gittim" KIRŞEHİR

– Kırşehir’de 28 Şubat post modern darbesi sürecinde 'Kayıp Trilyon' davasında yargılanan ve ceza alan dönemin Refah Partisi İl Başkanı İş Adamı Hasan Eraslan, üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen darbenin izlerinin tam olarak silinemediğini söyledi.

Kamuoyunda ‘Kayıp Trilyon' davası olarak davada yargılanan Eraslan, 2005 yılında Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak 12 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kendisi ile birlikte 69 il başkanının aynı mağduriyeti yaşadığını belirten Eraslan, “28 Şubat, Türk siyasi hayatında Türk demokrasisinde kara bir leke, 1960 darbesinde, 12 Eylül’de olduğu gibi bu milletin helal oyları ile seçilmiş bir kadroyu Türk siyasi hayatından silmenin bir girişimiydi bizim mağduriyetimiz” dedi.
"Maksat bu kadroları Türk siyasi hayatının dışına itmekti" Eraslan, kelimesi kelimesi hatırında olduğunu söylediği yargılanma sürecini şöyle anlattı: "Refah Partisinin kapatılma sonrasında ise kayıp 1 trilyon davasında bizim genel merkezden aldığımız paraların karşılığında illerimizden gider faturaları topladık. Kırşehir’de de bizim defterlerimiz incelendi. O zamanlarda Refah Partisi İl Başkanlığı yapıyordum. Kelimesi kelimesine hatırımda, Maliye Bakanlığının müfettişi, şöyle bir cümle kurmuş diyor ki; ‘Refah Partisi İl Başkanının topladığı faturalar gerçektir. Kırşehir Vergi Dairesine kayıtlı mükelleflerin kestiği faturalardır. Ancak inanılırlığı ve güvenilirliği yoktur’ Bu inanırlık-güvenirlik kelimesi kime göre, neye göre... Maksat bu kadroları Türk siyasi hayatının dışına itmekti. Bunu başarabilmek için kasıtlı yaptılar. Topladığımız faturalar gerçek mükelleflerin kestiği faturalardı. Mükellefler de Kırşehir Vergi Dairesine kayıtlıydı. 69 il başkanı arkadaşımız evrakta sahtecilikten ceza aldı. Maksatlı olduğu ve yüz kızartıcı suçtan ceza verildiği için sicilimiz bozuldu." "6 yaşındaki oğlum bir ay sokağa çıkamadı" Evrakta sahtecilik suçundan yargılandıkları için, üzerinden 20 yıl geçmesine ve artık haklı bulunmalarına rağmen, üzerlerindeki lekenin silinmediğini dile getiren Eraslan, o döneme dair kendisi en çok üzen olayın, oğlunun cezaevi sürecinde yaşadıkları olduğunu dile getirdi. Eraslan, "O dönemde benim küçük oğlum 6 yaşındaydı. Cezaevine girerken eve dedim ki, çocuğa baban yurt dışına gitti biraz uzun gidecek deyin diye tembihledim. Konu-komşu biliyor cezaevine girdiğimi çocuğum sokakta oynarken diğer çocuklar ‘senin baban cezaevinde yatıyor’ demişler. Çocuk bunun üzerine bir ay sokağa çıkmamış" diye konuştu.
"Sicilimiz düzelmese de gurur kaynağı" İzleri devam etse de, darbe sürecinin etkilerinin fiili olarak devam etmediğini söyleyen Eraslan, "Bu Türk siyasi hayatında demokrasisinde gerçekten kara bir leke bu durumu ben siyasal, ekonomik, sosyal olarak yaşadım. Biz bunları yaşarken on binlerce insan da başka şekillerde yaşadı. Öğrencilerimiz başörtüsü problemi, memurların sicilleri bozuldu namaz kıldığı için dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, ‘İrtica ile mücadele bin yıl devam edecek’ diye Allah’a şükürler olsun bin yıl değil on yıl bile devam etmedi. Erbakan hocanın talebeleri 16 yıldır iktidarda sicilimizin düzelmesi yönünde iktidar bir adım atmasa bile bizim gurur kaynağımız” ifadelerini kullandı.


Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı