Kalp Çarpıntısını Dikkate Alın

Kalp çarpıntısının nadir de olsa kalp yetmezliği, ritim bozukluğu, kalpte durmalar gibi önemli hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. M. Fatih Özlü, bu yüzden kalp çarpıntısının dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Kalp Çarpıntısını Dikkate Alın
Kalp atışlarının, rahatsız edici şekilde hissedilmesi, çarpıntı olarak kabul ediliyor. Bu durum atım hızının yükselmesi ya da normal dışı fark edilen bir durum olarak kendini gösterebiliyor. Toplumda sık rastlanan bu sağlık sorunu, genellikle basit nedenlerden kaynaklandığı gibi aniden ortaya çıkan çarpıntıya; göğüs ağrısı, nefes darlığı ya da bayılma durumu eşlik ettiğinde, önemli bir hastalığın göstergesi de olabiliyor. Aspendos Anadolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. M. Fatih Özlü, kalp çarpıntısının altında yatan nedenleri, risk grupları ve tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Kalp çarpıntısının nedenleri

"Kalp atışlarınızı rahatsız edici bir şekilde hissediyorsanız kalp çarpıntısı hastalığı olabilir" diyen Aspendos Anadolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. M. Fatih Özlü, “Normalde kalp atışları insanları rahatsız etmez. Eğer bu kalbi rahatsız edici bir tarzda olursa, biz buna çarpıntı diyoruz. Kalp çarpıntısının nedenlerini üç grupta toplayabiliriz. Bu üç gruptan birincisi psikiyatrik problemler, ikincisi dahili problemler, üçüncüsü ise genelde bizim kalp hastalarımızda kalple ilgili yapısal veya elektriksel hastalıklar. Bunlar kalp çarpıntısına neden olabiliyor. Psikiyatrik problemler arasında en sık gördüğümüz anksiyete bozuklukları. Yani endişe bozuklukları. Bir diğeri ise panik atak. Panik atak çarpıntı şeklinde karşımıza çıkabiliyor. Dahili problemler arasında da en sık gördüğümüz kansızlık, anemi ve tiroid bezinin fazla çalışması. Kansızlık olduğu zaman kalp hızlı çarparak bunu telafi etmeye çalışıyor. Bu durumu hastalar çarpıntı şeklinde hissedebiliyorlar. Bunun dışında tiroid bezi fazla çalıştığında tiroid hormonu kalp üzerinde uyarıcı etkisi olduğu için kalp hızını yükselttiği için karşımıza hastalar kalp çarpıntısı şikayetiyle gelebiliyorlar” açıklamasıyla kalp çarpıntısının altındaki nedenlere vurgu yaptı.

Belirtiler dikkate alınmalı

Çarpıntıyla beraber yan belirtiler dediğimiz septomların eşlik etmesiyle birlikte durumun çok farklı bir boyuta geçebileceğini belirten Dr. M. Fatih Özlü, “Kişinin uykusuz kalmasına, çok fazla egzersiz yapmasına, stresli ve heyecan olmasına, ağır ve yağlı yemek yemesine bağlı oluşan çarpıntıda genelde bizim beklediğimiz yan belirtiler olmuyor. Burada oluşan kalp çarpıntısı normal. Bunlar, yaşanan duruma kalbin cevabı oluyor. Yan belirtilerden kastettiğim; çarpıntıya baş dönmesi ve gözün kararması, bayılma, göğüs ve sırt ağrısı eşlik ediyorsa, işte orada durum farklılaşıyor. Bu belirtiler kalp çarpıntısının altında önemli bir hastalığın olduğuna dair bizlere haber vermektedir. Genelde bunlar çarpıntının altında önemli bir hastalık çıkabileceğini gösteriyor” dedi.



"Kalp yetmezliğinin nedeni olabilir"

Kalp çarpıntısının nadir de olsa kalp yetmezliği, ritim bozukluğu, kalpte durmalar gibi önemli hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çeken Dr. M. Fatih Özlü, "Eğer kalp çarpıntısına dikkat edilmezse, önlem alınmazsa kalple ilgili ciddi rahatsızlıklara zemin hazırlayacaktır. Bize gelen hastaların önce hikayesini dinliyoruz. Çarpıntıya eşlik eden durumlar var mı? Çarpıntının tarzı nedir? Çarpıntı sırasında; baş dönmesi, ağrısı, göz kararması, bulantı oluyor mu? Çarpıntıyı tetikleyen durum var mı? Önce hikayeyi değerlendiriyoruz. Onun dışında birkaç tane ön tetkikimiz var. Bunlardan en önemlisi EKG. EKG’de özellikle devam eden bir çarpıntı, ritim bozukluğu varsa zaten direkt görebiliyoruz. Ama birçok hastada bu mümkün olmuyor. Yani hastanın ciddi bir ritim bozukluğu olsa bile EKG çekildiği sırada kalp ritmi normalse biz bunu yakalayamıyoruz. Bu ritim bozukluğunu yakalayabilmek için ise bir grup hastada biz 24 saat EKG kaydı yapıyoruz. Bazen bir grup hastada ritim bozukluğu olduğu ortaya çıkıyor” sözleriyle kalp çarpıntısını dikkate almamız gerektiğini vurguladı.

Riskli grup

Kalp yetmezliği ve kalbin pompalama fonksiyonu belli seviyenin altında olan hastaların risk grubu içerisinde olduğunu belirten Özlü, “Bu hastalarımızda eğer çarpıntı gibi bir durum olursa ve saydığımız belirtiler de eşlik ederse durum kalp pili takmaya kadar gidebilir. Risk grubu olan hastalara uygun değerlendirmeler yapıp uygun bir şekilde tedavileri yapılmalıdır. Çünkü bu hastalar riskli grupta. Eğer ki tespit edilmezse; ani kalp durması, kalp krizi ve ritim bozukluğuna neden olabilir” dedi.



Tedavi yöntemleri

Tedavi edebilmek için çarpıntının altında yatan nedenlerin tespit edilmesi gerektiğini belirten Dr. M. Fatih Özlü, “Psikiyatrik bir durum varsa psikologla, dahili bir durum varsa dahiliye doktoruyla birlikte süreci yürütüyoruz. Kalple ilgili yapısal bir anormallik varsa onları düzeltiyoruz. Bunlarla birlikte tedavi açısından üç yol var. Birincisi yaşam tarzı değişiklikleri. Bir kısım hastanın kahveye, kolaya, sigaraya hassasiyeti oluyor ve içtikleri zaman çarpıntı oluyor. Onlara bunları bırakmalarını ya da daha az tüketmeleri konusunda uyarıyoruz. İkinci tedavi yöntemimiz ise ilaçtır. Ritim düzenleyici ilaçlar, kalp hızını baskılayıcı ilaçlar. Üçüncü tedavi yöntemimiz ise cihazlar ve ablasyon yöntemleridir. Ayrıca bir grup hastamızda da kalp pili ihtiyacı olabiliyor” diyerek, kalp çarpıntısı tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Acil durumda yapılacaklar

Kalp çarpıntısı tanısı konulan bir hastanın aniden evde kalp çarpıntısı yaşaması durumunda yapılması gereken özel manevraların olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. M. Fatih Özlü, acil durumlarda yapılması gereken manevraları şu şekilde açıkladı:

“Birincisi güçlü öksürme, ikincisi nefesi yaklaşık 15-20 saniye tutmak, üçüncüsü ise boyun masajı. Biz bunları hastalarımıza anlatıyoruz. Çarpıntıyla karşılaştıklarında ne yapmaları gerektiklerini biliyorlar. Tabi bu manevralar, tanı koyduğumuz hastalar için geçerli. Ancak manevralara rağmen çarpıntı geçmiyorsa o zaman çok acil bir şekilde doktorlarına ya da en yakın hastaneye gitmeleri gerekmektedir.”
Kaynak: İHA