Çukurova Genç İletişimciler Kongresi

Bu yıl ikincisi düzenlenen Çukurova Genç İletişimciler Kongresi, Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesinde (ÇÜİF) yapıldı.

Çukurova Genç İletişimciler Kongresi
Kongre, 25 farklı üniversiteden öğrenciler tarafından gönderilen ve Bilim Kurulu tarafından kabul edilen 96 bildiri ile 2 ve 3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşti. 2 gün süren kongrede, gazetecilik, sinema, toplumsal cinsiyet, reklamcılık, sağlık iletişimi, gazetecilik ve habercilikte değişim, medya okuryazarlığı ve eğitim, yeni medya, sosyal medya, internet dizileri, digital oyunlar, siyasal iletişim, televizyon, eski ve yeni medyanın politik ekonomisi, halkla ilişkiler, kültürel çalışmalar, radikal medya, kadının konumu ve benlik sunumu, sportif iletişim, gündelik hayat, sanat ve iletişim konular ele alındı.

Açılış konuşması yapan Kongre Başkanı Doç. Dr. İlker Özdemir, en iyi öğrenci kongresi olmayı hedeflediklerini ifade ederek, “Herkesin bir parçası olmaktan sevinç ve kıvanç duyacağı bir kongre yapmak amacındayız ve bunda önemli ölçüde mesafe aldık” dedi.

Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hatice Çubukçu da Genç İletişimciler Kongresi’nin kendilerine iki görev yüklediğini belirterek, “İletişim alanının disiplinler arası olmasından kaynaklanan ve yan alanlarla olan etkileşimleri sonucunda çok geniş bir alanda araştırma olanağı oluşturuyor. Bu anlamda genç iletişimciler kongresi bize iki görev yüklüyor. Bunlardan bir tanesi çok yeni ortaya çıkan bu alanların sorunlarının ayrıntılı olarak üzerine gidilmesi ve incelenme sorunudur. Bir diğeri ise yapılan çalışmaların bilim evreninde iyi yerlerde konumlandırabilmesi için nitelikli yayınların yapılmasıdır. Çünkü dünyada birçok iletişim alanındaki dergiler bilimsellik alanında aşağılardadır. Bu anlamda Genç İletişimciler Kongresi çeşitli bilimsel konuların masaya yatırılacağı, tartışılacağı geniş bir kongredir” diye konuştu.



"Gerçeklik kavramına dikkat etmek gerekiyor"

Kongreye onur konuğu olarak davet edilen Prof. Dr. Oğuz Adanır, modernleşme döneminde dijital evrene iletişimin evreleri başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Adanır, gerçeklik ilkesinin önemliliğine vurgu yaparak şunları ifade etti:

“Görünen gerçeklik ve asıl gerçeklik birbirinden farklı kavramlardır. Bundan dolayı görünen gerçekliğe değil asıl gerçekliğe bakmamız gerekmektedir. Çünkü herkes, herkesin ne söylediğini biliyor. Oluşan bu gerçeklik evreninde tek bir gerçeklik olmasına rağmen farklı şekilde algılanmaktadır. İnsanların baktığı yöne doğru gerçeklik kavramı değişmektedir. Burada gerçeklik kavramı için dil devreye giriyor. Dil, çok önemli bir kavramdır, çünkü sözcüklerin gerçeklikle olan ilişkisi gerçekliğe olan inancı belirliyor. Bu sorunu sadece pratik zekayla çözemeyiz. Başta analitik zeka olmak üzere, bilimsel zeka ve bilgi gerekir. Bugün dünyaya modellik eden toplumlar var. Bu toplumlarda gerçekleşen gelişmeler kitle iletişim araçlarıyla tüm dünyaya ulaşmaktadır. Yepyeni perspektifler oluşturularak, insanlara ulaşmak için sürekli çalışmak gerekiyor. Böylece gerçekler, gerçek bakış açılarıyla üretilecek. Dünyanın her yerine bilimsel alanda gerçek bilgi üzerinden ulaşabilirsiniz. Bundan dolayı her toplumda bilimsel anlamda çalışmalar yapılarak, yeni düşünceler ortaya konulmalıdır.”
Kaynak: İHA