İlmek İlmek Dokudukları Halılarla Tarihi Yaşatıyorlar

Kayseri'nin Hacılar ilçesinde bir araya gelen 5 kadın, bir zamanlar neredeyse her evin geçim kaynağı olan yöresel halı dokumacılığını yeniden hayata geçirmeye çalışıyor Fatma Yaprak: 'Elimden gelse bir tezgah da eve alacağım. Ben sevdiğim için halı dokuyorum ve aile birliğimize katkı sağlıyorum' Şerife Işık: 'Bizim mesleğimiz bu, başka bir iş yapamıyoruz. Ailemiz için iyi oluyor gelirimiz artıyor. Keşke halı dokumacılığı daha fazla tanıtılsa. Bu halılar bizim elimizin emeği, göz nuru'

İlmek İlmek Dokudukları Halılarla Tarihi Yaşatıyorlar
MÜZAHİM ZAHİD TÜZÜN - Kayseri'nin bir zamanlar hemen her evinde halı dokunan Hacılar ilçesinde bir araya gelen 5 kadın, unutulmaya yüz tutmuş halı dokumacılığını yaşatarak hem geleneklerini devam ettiriyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor.

İlmek ilmek halı dokuyan kadınlar, Türk kültüründe tarih boyunca vazgeçilmez bir yeri olan ve günümüze kadar da varlığını devam ettiren halı dokumacılığını sürdürmeye çalışıyor. Bu mesleği ayakta tutup gelecek nesillere taşımanın gayretini gösteren kadınlar, hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de sanatlarını kuşaktan kuşağa aktarmanın mutluluğunu yaşıyor.

Kadınlardan 65 yaşındaki Fatma Yaprak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıllar önce neredeyse her evde kurulu tezgahlarda dokunan halıların artık eski günlerini aradığını ve kendilerinin de bu durumdan büyük üzüntü duyduğunu anlattı.

- "Bu işi severek yapıyorum"

Yaprak, 8 yaşından beri halı dokuduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Küçükken annem ölmüş. Üvey annem de beni küçük yaşta halı dokumaya gönderdi. O zamandan beri böyle çabalıyorum. Bu yaşıma kadar devamlı halı dokudum. Bu tezgaha küçükken oturdum ve hiç kalkmadım. Bu yaşıma geldim ama halen halı dokuyorum. Halı dokumayı çok seviyorum. Bu işi severek yapıyorum. Elimden gelse bir tezgah da eve alacağım. Ben sevdiğim için halı dokuyorum ve aile birliğimize katkı sağlıyorum."

- "Maalesef mesleğimiz unutuldu"

Şerife Işık da 13 yaşında halı dokumaya başladığını, evlendikten sonra bir süre ara verdiğini ancak daha sonar yeniden hali tezgahının başına geçtiğini söyledi.

Geleneksel halıcılığı ilçelerinde sürdürmeye çalıştıklarını ifade eden Işık, "Aile bütçeme katkıda bulunuyorum. Tabi daha fazla halı dokuyan olsa, kalabalık olsak çok iyi olur. Bizim mesleğimiz bu, başka bir iş yapamıyoruz. Ailemiz için iyi oluyor, gelirimiz artıyor. Keşke halı dokumacılığı daha fazla tanıtılsa. Bu halılar bizim elimizin emeği, göz nuru. Kolay bir iş değil aslında, geliri de çok değil ama yine de ek gelir sağlıyor. Benim oğlum asker, dokuduğum halılardan kazandığım parayı ona yolluyorum. Aynı zamanda geleneklerimizi, kültürümüzü ve unutulan bu mesleğimizi yaşatmaya çalışıyoruz. Maalesef mesleğimiz unutuldu."

Her sabah 5 kadın bir araya gelip halı dokuduklarını aktaran Işık, bir aile sıcaklığında birbirlerinin derdini ve sevincini paylaştıklarını dile getirdi.

Halı ticareti yapan Ahmet Herdem ise halıcılığın ilçelerinde eskiden çok önemli bir yere sahip olduğunu bildirerek, şöyle konuştu:

"Hacılar halıda çok ileriydi. Eskiden 3 bin 500 kadar tezgah olurdu fakat şimdi 5-6 tane kaldı. Çok zorlasak bile 15 taneyi geçmiyor. Burada eskiden 100 kadar imalathane vardı. Dükkanların çoğu halı imalathanesiydi. Bu kadınlar hem bu nostaljiyi yaşatıyor hem de bütçelerine ek gelir sağlıyor. Bizden aldıkları tezgahı götürüp ilmek usulü halı dokuyorlar. Bir ilmeğini 30 kuruşa dokuyorlar. Aslında bu da çok ucuz oluyor. Günlükleri 20-25 liraya geliyor. Harçlıklarını çıkarıyorlar. Tabi bu da hoşlarına gidiyor, 'kendi emeğimi yiyorum' diyorlar. Keşke bu iş çoğalsa ama halı satışı zor olduğu için çok rağbet görmüyor."
Kaynak: AA