'Gayret Müminlerden, Zafer Allah'tandır'

Türkiye genelindeki camilerde Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 'Gayret müminlerden, zafer Allah'tandır' başlıklı cuma hutbesi okundu Cuma hutbesinden: 'Aziz milletimiz dün en ağır şartlara rağmen yedi düveli dize getirdiği gibi bugün de feraseti ve Allah'ın inayetiyle hainlere geçit vermeyecektir. Dün 15 Temmuz işgal girişimine göğsünü siper ettiği gibi bugün de ekonomik ve teknolojik her türlü saldırıya korkusuzca karşı koymasını bilecektir' 'Tarih şahittir ki Cenabıhak dinini ve vatanını muhafaza etmeyi en ulvi görev bilen aziz milletimizi yardımsız bırakmayacaktır. Her kim mazlumun, mağdurun, mültecinin ve muhacirin yanındaysa, Allah'ın rahmet ve inayeti de onun yanında olacaktır' 'Yegane emeli, mabedinin göğsüne namahrem eli değdirmemek olan bu aziz millet, haysiyet ve onuruna hiçbir zaman halel getirmemiştir. Tarih boyunca nice Ağustos ayına damgasını vuran Malazgirt, Otlukbeli, Çaldıran, Mercidabık, Mohaç, Sakarya ve Büyük Taarruz zaferleri buna şahittir'

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan cuma hutbesinde, "Türk milletinin en ağır şartlara rağmen yedi düveli dize getirdiği gibi bugün de hainlere geçit vermeyeceği,15 Temmuz işgal girişimine göğsünü siper ettiği gibi bugün de ekonomik ve teknolojik her türlü saldırıya korkusuzca karşı koyacağı" bildirildi.

"Gayret müminlerden, zafer Allah'tandır" başlıklı, Türkiye genelindeki camilerde okunan cuma hutbesinde Hazreti Muhammed'in "Elinizle, dilinizle ve malınızla cihad edin" sözlerine işaret edildi.

Vatanın, insanın huzur ve güven içinde yaşadığı, hür olmanın şerefini taşıdığı, aynı cesaretle tarih yazanların, aynı değerler uğruna baş koyanların ve aynı ideallerle geleceği inşa edenlerin yurdu olduğu belirtildi.

Hutbede, ecdadın Allah'a olan imanları ve vatana olan sevdalarıyla bu mukaddes toprakları asırlarca koruduğu, zulme ve zalime karşı kahramanca mücadele ettiği kaydedilerek, "Yegane emeli mabedinin göğsüne namahrem eli değdirmemek olan bu aziz millet, haysiyet ve onuruna hiçbir zaman halel getirmemiştir. Tarih boyunca nice Ağustos ayına damgasını vuran Malazgirt, Otlukbeli, Çaldıran, Mercidabık, Mohaç, Sakarya ve Büyük Taarruz zaferleri buna şahittir." ifadeleri kullanıldı.

Bu kutlu zaferlerin "Gayretin müminlerden, zaferin ise Allah'tan geldiğini gösterdiğine" işaret edilen hutbede, O'nun rızasını kazanmak ve yeryüzünde iyiliğin hakim kılınması için çarpan yüreklerin asla esaret altına alınamayacağı, Hakk'a tapan milletin birlik ve beraberliğine göz dikenlerin, rezil ve zelil olmaya mahkum olduğu kaydedildi.

Hutbede, "Yurdun üstünde tüten en son ocak sönmeden bayrağın inmeyeceği ve ezanların dinmeyeceği" vurgulanarak, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Bugün de ülkemizi baskı altına alma ve İslam coğrafyasını kuşatma girişimleri karşısında zafer bilinci kuşanmamız gerekmektedir. Zafer bilinci, zorluklar karşısında sabır ve sebat göstermektir. Kökü derinlerde olan ulu bir çınara benzeyen bu toplumu içten içe kemiren çekişmeleri, tartışmaları, ihtirasları bir kenara bırakmaktır. Kardeşliğimizi sarsmak ve muhabbetimizi bozmak isteyenlere karşı uyanık olmaktır.

Aziz milletimiz dün en ağır şartlara rağmen yedi düveli dize getirdiği gibi bugün de feraseti ve Allah'ın inayetiyle hainlere geçit vermeyecektir. Dün 15 Temmuz işgal girişimine göğsünü siper ettiği gibi bugün de ekonomik ve teknolojik her türlü saldırıya korkusuzca karşı koymasını bilecektir. Nihayetinde hak ile batıl arasındaki savaşın adı, zamanı, zemini ve şartları değişmiş olsa da değişmeyen tek bir gerçek vardır ki o da; 'Ey iman edenler! Eğer siz Allah'ın dinine yardım ederseniz, o da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz' ilahi fermanıdır."

- "İsraftan uzak durmaya özen gösterelim"

Hutbede, milletin bekası uğruna Allah'a olan sadakatin, teslimiyetin ve tevekkülün pekiştirilmesi gerektiği dile getirilerek, maddi varlığa, manevi değerlere, el emeğine, ürüne, çocuklara ve yarınlara sahip çıkılması çağrısında bulunuldu.

Tutumlu olmaya, sade ve ılımlı harcamaya, israftan uzak durmaya her zamankinden fazla özen gösterilmesi istenilen hutbede, şu ifadelere yer verildi:

"Tarih şahittir ki Cenabıhak dinini ve vatanını muhafaza etmeyi en ulvi görev bilen aziz milletimizi yardımsız bırakmayacaktır. Her kim mazlumun, mağdurun, mültecinin ve muhacirin yanındaysa, Allah'ın rahmet ve inayeti de onun yanında olacaktır. Ey bu toprakları asırlardır Müslüman yurdu kılan, bu milleti şehadet ve gazilikle defalarca onurlandıran, şüheda evladı eyleyen Rabbimiz. Bizlere zafer bilinci kuşanmayı, maddi ve manevi her anlamda kenetlenmeyi, zorlukların üstesinden gelmeyi ve kardeşler olarak bu topraklarda ilelebed yaşamayı nasip eyle."
Kaynak: AA