Camilerin Estetiği Nahit Taşıyla Korunacak

İnanç turizminin önemli merkezlerinden 'Peygamberler şehri' Şanlıurfa'da, tarihi dokunun bozulmaması için cami ve minarelerin yapımında beton yerine kentten çıkarılan nahit taşının kullanımı teşvik edilecek İl Müftüsü Mehmet Taştan: 'Camilerimiz kentin tarihi ve kültürüne uygun olsun. Hayırseverlerden talebimiz yöremizde çıkan nahit taşından istifade etmeleri' Minare ustası Sabri Özlü: 'Eskiden cami ve minarelerde taş fazla kullanılıyordu. Son zamanlarda masraflı ve zor olduğu için tercih edilmiyor'

Camilerin Estetiği Nahit Taşıyla Korunacak
YASİN DİKME - İnanç turizminin önemli merkezlerinden Şanlıurfa'da, tarihi dokunun bozulmaması için cami ve minarelerin yapımında, kentten çıkarılan nahit taşının kullanımı teşvik edilecek.

"Peygamberler şehri" olarak nitelendirilen ve üç semavi dinin mensupları arasında önemli bir yeri bulunan kent, dini ve kültürel değerlerinin yanı sıra tarihi evleri, camileri, medrese ve hanlarının estetiğiyle de ön plana çıkıyor.

Kentte son yıllarda cami ve minarelerin yapımında beton tercih edilmesi üzerine, ibadethanelerin estetiğinin bozulmaması için bu gibi yerlerin yapımında kentten çıkarılan nahit taşının kullanılmasının teşvik edilmesi amacıyla müftülük, büyükşehir ve ilçe belediyeleri karar aldı.

İl Müftüsü Mehmet Taştan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cami ve dini yapıların inşasında estetiğin bozulmaması için büyükşehir ve ilçe belediyeleriyle Şanlıurfa'da çıkarılan nahit taşının kullanılmasını kararlaştırdıklarını söyledi.

Cami yaptıracak hayırseverler ile kurumlardan, müftülüklerle istişare halinde olmalarını talep ettiklerini aktaran Taştan, cami ve ibadet yerlerinin şehrin kültürünü ve kimliğini yansıttığını kaydetti.

Camilerin tarihi dokuya uygun olması için çabaladıklarını dile getiren Taştan, "Camilerle ilgili çalışma yapmak isteyen hayırsever vatandaşlarımızın öncelikle bizimle istişare yapmalarını istiyoruz. Yine belediyelerimizle yazışarak dini alan olarak ayrılan yerleri bize bildirmelerini istiyoruz. Birlikte çalışmayı seviyoruz. İş yaparken de vatandaşımız mutlu olsun istiyoruz. Camilerimiz kentin tarihi ve kültürüne uygun olsun. Hayırseverlerden talebimiz, yöremizde çıkan nahit taşından istifade etmeleri. Çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah güzel çalışmalar ve güzel camiler ortaya çıkarmayı düşünüyoruz." diye konuştu.

Taştan, camiler için hayırseverlerin desteğini beklediklerini vurgulayarak şu bilgileri aktardı:

"Müftülüğün bu tür konular için çok önemli bir bütçesi bulunmuyor. Çalışmalar hayırseverlerin desteğine bağlı. Onların desteğiyle güzel dini mekan ve camileri halkımıza kazandırmaya devam edeceğiz. İnşallah tüm çabamız bu yönde. Kentte yaklaşık 2 bin camimiz bulunmakta. Bu sayı gittikçe artmakta şükürler olsun. Şanlıurfa'da epeyce talep oluyor. Hayırseverlerin de bu yönde çalışmaları var. 3-4 yıl içinde 300-400 cami yapılmış Urfa'da. Bu sayı ihtiyaç doğrultusunda artacak inşallah. İhtiyaç olması durumunda cami yapacağız."

- Betonarme yapı daha kolay

Cami inşaatı ile uğraşan müteahhit Suphi Çiftçi ise son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle kentte cami ve minare yapımında taş yerine beton tercih edildiğini söyledi.

İklim şartlarına göre zaman zaman tercihlerin değiştiğini belirten Çiftçi, "Beton minarelerin hem yapımı kolay hem de maliyeti taşa göre biraz daha düşük. Bunun yanında işçiliği zor değil, çabuk yapılıyor. Hava şartları iyi olursa yaklaşık 30 metrelik bir minareyi bir ay gibi kısa sürede tamamlıyoruz. Taş olursa işler uzuyor ve masrafı artıyor." dedi.

Minare ustası Sabri Özlü ise yaklaşık 30 yıldır cami ve minare yaptığı dile getirdi.

Zor ve zahmetli bir mesleği olduğunu anlatan Özlü, "Eskiden cami ve minarelerde, taş, fazla kullanılıyordu. Son zamanlarda masraflı ve zor olduğu için tercih edilmiyor. Bizler beton minareler yapıyoruz. Beton bizim için kolay oluyor ve çok çabuk bitiyor. Taş işçiliği zor ve zahmetli. Taş olsaydı bu iş aylar sürerdi. Kolay olduğu için insanlar çoğu zaman beton tercih ediyor." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA