FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı Petek Açıklaması (3)

'Bu darbenin 'kontrollü darbe' olarak ifadesi olsa olsa şöyle söylenebilir: Başlangıcından sonuna kadar FETÖ'nün kontrolünde bir darbedir' 'Ben, 15 Temmuz'la ilgili bir 'kontrollü' yorumunun gerçekten FETÖ'nün amacına hizmet eden bir açıklama olduğundan hiç kuşku duymuyorum' 'Genelkurmay Başkanı ile yazışma yaptık. Bizim zorlama durumumuz yok. Dolayısıyla şahsından istediğimiz sorulara şu saate kadar bir cevap alamadık' 'FETÖ'yle ilgili yaptığımız tespitlerde sadece herhangi bir siyasi partiyle irtibat, diğerlerine uzak örgüt yapılanması olmadığını tespit etmiş bulunuyoruz. Dönemsel olarak, ister tek parti ister koalisyon olarak iktidardaki partilere yakın davranıp başta mülkiye, adliye, askeriye olmak üzere devlet üst organlarına sızmak için kendilerince örgüt amaçlarına yönelik siyaseti kullanma yolunu seçtikleri anlaşılmaktadır' 'Fetullah Gülen’in de 1970’li yıllardan başlayarak izinlerini beş defa, yurt dışında 40 ve 30 gün olarak geçirdiğini görüyoruz' 'Somut olarak Adil Öksüz, FETÖ ile irtibatı olduğu kesin olan ve darbenin yönetilmesinde aktif rol alan kişi konumunda'

TBMM FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek, 'Bu darbenin 'kontrollü darbe' olarak ifadesi olsa olsa şöyle söylenebilir: Başlangıcından sonuna kadar FETÖ'nün kontrolünde bir darbedir.' dedi.

Petek, AK Parti İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır ile düzenlediği basın toplantısında, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun taslak raporunu açıkladı.

Raporda yer alan belgelere değinen Petek, darbe girişiminden sonra TSK'da uzaklaştırma ve görevde atmaların olduğunu, bunların hangi yıllarda askeri lise ve harp okuluna giriş yaptığının yıllar itibarıyla dökümünü çıkardıklarını söyledi. Petek, '1985 yılında, tümgeneral 6, tuğgeneral 9 olmak üzere o tarihteki harp okuluna giren 15 öğrencinin, bugün tuğgeneral ve tümgeneral olarak darbeye karıştıkları anlaşılmaktadır. Özellikle 1992, 1993, 1994 yıllarında silahlı kuvvetlerde harp okuluna girenlerin daha fazla sayıda kalkışmaya iştirak ettiğine dair önemli tespitler var. Darbeye iştirak eden 228 askeri personelden 205'inin yurt dışı görev verildiği yine bize gelen resmi kayıtlarda belirtiliyor.' diye konuştu.

'FETÖ'yle ilgili yaptığımız tespitlerde sadece herhangi bir siyasi partiyle irtibat, ona yakın, diğerlerine uzak bir örgüt yapılanması olmadığını tespit etmiş bulunuyoruz.'' ifadesini kullanan Petek, ''Dönemsel olarak siyasi iktidarda bulunan ister tek parti ister koalisyon olarak, iktidardaki partilere yakın davranıp başta mülkiye, adliye, askeriye olmak üzere devlet üst organlarına sızmak için kendilerince örgüt amaçlarına yönelik siyaseti kullanma yolunu seçtikleri anlaşılmaktadır.' değerlendirmesinde bulundu.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in, 15 Mart 1967 yılında CHP'ye 5 bin lira bağışta bulunduğuna dair makbuzu gösteren Petek, 'Burada yine sözüm yanlış anlaşılmasın. Sadece bir siyasi partiyle ilişkilendirmek bakımından söylemiyorum ama bu örgütün amaçlarına hizmet edeceğini düşündüğü siyasi partilerle iş birliği yapabildiğini gösteren belge olarak.' dedi.

Petek, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in, kendi doldurduğu pasaport istek formunu göstererek, anne adını nüfus kayıtlarına aykırı olarak 'Rabin' diye ifade ettiğini söyledi.

MİT'in gönderdiği raporda FETÖ'nün yurt içi ve yurt dışı yapılanması konusunda bilgiler sunulduğunu dile getiren Petek, Türkiye'nin beş bölgeye ayrılarak bölge imamları aracılığıyla örgütün yönetildiğini aktardı. Petek, 'Yurt içindeki yapılanmasıyla ilgili verilen şema oldukça ilginçtir. En tepede örgüt lideri Fetullah Gülen ona bağlı olarak mütevelli heyet var. Bir de özel kalem var. Özel kalemde, örgütün diğer birimleri ile ilişkisi olmadığı düşünülen 'hususiler' denilen bir grup olduğu ifade ediliyor. Hususilerin, emniyet, yargı, MİT ve TSK'daki örgüt yapılanmasını özel kaleme bağlı olarak takip ettiği ifade ediliyor.' diye konuştu.

Reşat Petek, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Raporda, Adil Öksüz'e yönelik bir bölümün yer alıp almadığına ilişkin soru üzerine Petek, Öksüz'ün raporda değerlendirildiğini söyledi. Petek, 'Somut olarak Adil Öksüz, FETÖ ile irtibatı olduğu kesin olan ve darbenin yönetilmesinde aktif rol alan kişi konumunda.' dedi.

Adil Öksüz'ün daha önce 52 defa yurt dışı seyahati olduğuna dikkati çeken Petek, 'Fetullah Gülen’in de 1970’li yıllardan başlayarak izinlerini beş defa, yurt dışında 40 ve 30 gün olarak geçirdiğini görüyoruz. Çünkü, 'iznimi yurt dışında geçireceğim' diye müracatlarını yapmış.' ifadesini kullandı.

Bir gazetecinin MİT raporuna ilişkin sorusunu yanıtlayan Petek, açık istihbarat kaynaklarıyla şu anda ulaştıkları şeylerin bunlar olduğunu, bir noktadan sonra MİT'in de komisyonun kamuoyuna açık, şeffaf bir çalışma yürüttüğünün bilinci içinde elbette kamuoyuyla paylaşılması gereken bilgileri vereceğinin zaten izahtan vareste olduğunu ifade etti.

- Örgütsel tanımlar

Raporda geçen bazı kavramlara ilişkin bilgi veren Petek, şöyle devam etti:

'İlginç kavramlar görüyoruz. 'Abi, abla, adanmış ruh, altın nesil, baş yüceler divanı, bizden olanlar olmayanlar…' Örgütsel tanımlar var. Çay içmek; örgütte çay içmek, sohbet tabirinin bir diğer kullanımıdır. Genelde tedbir icabı tercih edilir. Örneğin, örgütle tanıştırılması istenilen kişiler, sohbete getirilmek isteniyor fakat o kişilerin yanında sohbet kelimesinin kullanılması mahsurlu görülüyorsa tedbiren 'çay içmeye gidelim' denilir.'

- 'Komisyon raporu gerçekten detaylı'

Bir gazetecinin, 'CHP'ye maddi katkıda bulunduğuna dair belge gösterdiniz. Başka partilere de bu şekilde yardımlar var mı? Sizin partinize de bu anlamda bir katkı, belge var mı?' sorusuna Petek, şu yanıtı verdi:

'Belge olarak değil. Ama söylediğim gibi bir partiye doğrudan yakın veya uzak değerlendirmesi olmadığını ifade ettim. Bu bağlamda da 2010 yılında yargıyı ele geçirme operasyonunda FETÖ'nün AK Parti ile yakın ilişki içinde olduğu ve referandumu desteklediği ama sonunda anayasa değişikliğinde bu defa örgüt mensuplarının anayasa değişikliği anayasa mahkemesine götürüldüğünde ve her seçmenin bir adaya oy vermesi yerine listelere oy vermesi gerekir şeklinde anayasa iptali gerçekleşince, HSYK’yı FETÖ’nün ele geçirmesine neden olan bir sonuç ortaya çıkıyor.

AK Parti döneminde de devlete sızmada hangi yolları, yöntemleri kullanabileceğini düşünmüşler. Ama böyle bir bağış makbuzu benzeri bir şey komisyonumuzda yok. Komisyon raporu gerçekten detaylı. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Fetullah Gülen’in, Papa ile görüşmesinde o günün devletinin başındakiler organize sağlıyor. Büyükelçi karşılıyor. Orada görüşmeler yapılıyor. Özal, Çiller, Bülent Ecevit döneminde, yani farklı siyasi partiler döneminde de yurt içinde ve dışında kolaylık sağlandığının pek çok örneklerini sizlerde biliyorsunuz. Özellikle de 'bir siyasi partiyle her işini paralel yürütüp sadece bir siyasi partiyle birliktedir' şeklindeki bir yorum veya söylem çok mesnetsiz olur, böyle bir tespitimiz yok.'

FETÖ'cü eski askerlerin mahkemelerde verdiği ifadelerin anımsatılması üzerine Petek, 'karakolda doğru söyler mahkemede şaşar' diye bir sözün olduğunu hatırlattı. Bugünlerde savcılık ifadelerinin baskı altında alındığını söyleyip mahkemede farklı şeyler söyleyenlerle karşılaşılacağını anlatan Petek, 'Avukatlar huzurunda verilen ifadelerde bir kısmı inkar etmiştir ama bir kısmı da hem FETÖ bağlantılarını hem de darbeye iştirak ettiğini kabul ediyor. Bu darbenin 'kontrollü darbe' olarak ifadesi olsa olsa şöyle söylenebilir: Başlangıcından sonuna kadar FETÖ'nün kontrolünde bir darbedir.

Şimdi kalkıpta bunun MİT, Genelkurmay Başkanı veya siyasi iktidarla, anlaşmalı, birlikte götürülen bir darbe girişimi gibi söylemek, gerçekten ağır bir tabir kullanmak istemiyorum ama 80 milyon insanı saf ve aptal yerine koymamak lazım. Canıyla kimse bir şeyi kontrol etmez. Cumhurbaşkanımızın doğrudan canına yönelik suikast... Ben, 15 Temmuz'la ilgili bir 'kontrollü' yorumunun gerçekten FETÖ'nün amacına hizmet eden bir açıklama olduğundan hiç kuşku duymuyorum.'

- 'Sorulara cevap alamadık'

Gazetecilerin, 'Genelkurmay Başkanı ile doğrudan temasınız oldu mu? Sorulara yanıt vermeme gerekçesi belirtti mi?' sorusu üzerine Petek, 'Genelkurmay Başkanı ile yazışma yaptık. Bunların gecikmesi üzerine, 'Biz bekliyoruz. Raporumuza katkısı olur' dedik. Ama bizim zorlama durumumuz yok. Dolayısıyla şahsından istediğimiz sorulara şu saate kadar bir cevap alamadık.' dedi.

Komisyonun, soruşturma komisyonuna dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğinin anımsatılması üzerine Petek, Meclis Soruşturması ve Meclis Araştırmasının ayrı şeyler olduğunu, Mecliste, araştırma komisyonu olarak görevlendirilen bir çalışmanın, soruşturmaya dönüştürülmesi diye bir şeyin asla söz konusu olmadığını, komisyonun raporunu sunmasının ardından faaliyetini tamamen bitirmiş olacağını söyledi.

Petek, MİT'ten gelen raporda, bir ByLock listesinin olmadığını ama örgütün iletişim amacı olarak kullandığı özel sistemler olduğunun ifade edildiğine işaret etti.

Bir gazetecinin, 'Başbakan Binali Yıldırım'ın darbe girişiminden saat kaçta haberi oldu?' sorusuna Reşat Petek, 'Saat 21.30 diye hatırlıyorum. Raporda var. Şimdiki Şehitler Köprüsü'nden geçip Tuzla'daki evine doğru giderken araçta haberi oluyor. Tam o sırada da zaten yol kontrolü veyahut geçtikten sonra da hemen köprünün kapatılması gündeme geliyor. O saatte haberi oluyor.' karşılığını verdi.

(Bitti)

Kaynak: AA