'14. Ufuk Turu Toplantıları' Mardin'de Başladı

Eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Davutoğlu: 'Devletin terörle mücadeledeki başarısını devamlı kılacak olan; Doğu ve Güneydoğu'daki bütün sivil toplum kuruluşlarımızın bundan sonra güçlü bir iradeyle 'Kimse bir daha bu şehirde çukur kazamayacak, bu şehirler bu mezralar bizim, Mardin, Siirt bütün Türkiye bizim.' demesidir' 'Bu ülke birdir. Ortak geçmişimiz, tarihimiz ve kaderimiz var. Bunu kimse değiştiremeyecek Allah'ın izniyle. Bu ülkenin her bir santimetrekaresi bu terör örgütlerinden temizlenmedikçe, durmak, nefes dahi almak ayıp olur'

Eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, 'Devletin terörle mücadeledeki başarısını devamlı kılacak olan; Doğu ve Güneydoğu'daki bütün sivil toplum kuruluşlarımızın bundan sonra güçlü bir iradeyle 'Kimse bir daha bu şehirde çukur kazamayacak, bu şehirler bu mezralar bizim, Mardin, Siirt bütün Türkiye bizim.' demesidir.' dedi.

Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından, 'Sivil Toplum ve Din' konulu '14. Ufuk Turu Toplantıları' Mardin'de başladı.

Bir otelde düzenlenen toplantının açılışında konuşan Davutoğlu, Mardin'i, medeniyetin 'biblo şehri' olarak nitelendirdi.

Mardin'de farklı medeniyetlerin bir arada yaşadığına işaret eden Davutoğlu, bir medeniyetin kuruluşunda, genişlemesinde, savunmasında en büyük gücün, birliktelik ve iradesini tereddütsüz tarih sahnesine çıkarabilmesi olduğunu belirtti. Davutoğlu, şöyle konuştu:

'Orada askeri fetih ile gönül fethi birleşir. Yürekleri ayıranların fethi olmaz, kalıcı da olmaz. Yürekleri birleştirenlerin ise mutlaka bir gün fethe mazhar olmaları kaçınılmaz olur. Bugün bizleri Türk-Kürt, Sünni-Alevi diye ayırmak isteyenler tarihimize baksınlar. Ben, Alparslan'ın ordusunda bir Kürt, Selahaddin'in ordusunda bir Türk olmayı tercih ederim. Çünkü bizim için önemli olan gönül bağıdır.'

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) cemaat kavramını tahrip ettiğini dile getiren Davutoğlu, 'Cemaat ismini kirleten hain bir çetenin bu kavramda yaptığı tahribattan sonra cemaat kavramının taşıdığı önemin ve yaşadığı değişimin görülmesi gerekir.' diye konuştu

Fikir özgürlüğünün ve hareket yönünün olmadığı yerde sivil toplumun olamayacağına dikkati çeken Davutoğlu, şunları kaydetti:

'Sivil toplum, fikir sahibi, düşündüğünü özgürce söyleyebilme iradesini kendisinde gören insanlardan oluşur. Yanlış gördüğünde susanlardan, bir cemaat yapılanmasında birinin söylediğini, 'mesihvari' değerlendiren birinden sivil toplum yapılanması çıkmaz. FETÖ yapılanmasını sivil toplum kabul edebilir misiniz? Akademik olarak da kabul edilmesi mümkün olmayan birtakım iddialarla insanı itaate zorlayan bir anlayıştan sivil toplum çıkabilir mi? Yarın, Doğu ve Güneydoğu'da hendekler ve çukurlar kazıp da kendisi dışında hiç kimseye hayat hakkı tanımayan, sonra da Türkiye'deki özgürlükçü sivil toplumun bir ayağı gibi kendini takdim eden anlayıştan bir sivil toplum çıkabilir mi? Önce insana saygı olacak sivil toplum olabilmesi için. Önce o insanın iradesine, tercihlerine, düşüncelerine, duyarlılıklarına saygı duyacak.'

Ahmet Davutoğlu, sivil toplumun siyasete fikir ve düşünce zemini hazırlayabileceğini ancak siyasete asla müdahil olmaması gerektiğini vurgulayarak, 'Sivil toplumun, 'Siyaseti ben idare edeceğim.' demeye kalkmaması lazım. İşte FETÖ böyle yanlış bir zihniyetin sonucu buraya geldi. Hizmet hareketi vesaire ama niyet sivil kalmak değil, gücü elde etmek.' ifadelerini kullandı.

- 'Bu ülke birdir'

Terörle mücadeleye de değinen Davutoğlu, ülkenin birlik ve beraberliğinin önemini vurguladı. Davutoğlu, şöyle devam etti:

'Bu ülke birdir. Ortak geçmişimiz, tarihimiz ve kaderimiz var. Bunu kimse değiştiremeyecek Allah'ın izniyle. Bu ülkenin her bir santimetrekaresi bu terör örgütlerinden temizlenmedikçe, durmak, nefes dahi almak ayıp olur. Bugün bütün bölgedeki havayı görüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada operasyonlar gerçek anlamda başarıya dönüşüyor. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Devletin terörle mücadeledeki başarısını devamlı kılacak olan; Doğu ve Güneydoğu'daki bütün sivil toplum kuruluşlarımızın bundan sonra güçlü bir iradeyle 'Kimse bir daha bu şehirde çukur kazamayacak, bu şehirler bu mezralar bizim, Mardin, Siirt bütün Türkiye bizim.' demesidir.'

- 'Kürt kimliğinin üzerindeki bütün baskıları kaldırdık'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay da yapılan hizmetlerle Türkiye'deki herkesin üzerindeki zulmü defettiklerini söyledi.

Özellikle Kürtçe'nin önündeki bütün engelleri ve zulmü ortadan kaldırdıklarını aktaran Aktay, şöyle dedi:

'Türkiye'de 'Kürt'üm' demenin yasak olduğu günler vardı. Biz bunun zulüm olduğunu baştan beri haykırdık ve o zulmü de kaldırdık. Kürt kimliğinin üzerindeki bütün baskıları kaldırdık. Asimilasyonu, inkarı bitirdik. Bütün Türkiye doğusu ve batısıyla çok daha fazla bütünleşmiş ve anlamlı bir kimlik altında birleşmiştir.'

AK Parti Genel Başkan Yardımcı Ahmet Sorgun, programın Mardin'de yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Mardin Valisi Mustafa Yaman, Mardin'in bir kültür ve turizm şehri olduğunu belirtti.

Bölgenin son dönemde terör nedeniyle bazı travmalar yaşadığını, teröre yönelik şehirdeki operasyonların başarıyla sona ermesinin ardından bölgenin morale ihtiyacı olduğunu kaydeden Yaman, bu gibi programların bu moralin kazanılması açısından çok önemli olduğunu aktardı.

Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Muhsin Görgülügil, Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Mustafa Aydın, Dicle Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Abdullah Erin ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi de birer konuşma yaptı.

Türkiye'nin farklı kentlerinden akademisyenlerin ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı 4 gün sürecek programda 'Sivil Toplum ve Din' konulu sempozyum düzenlenecek.

Sempozyumda, 'İslam ve Sosyal Sorumluluk', 'Ümmet ve Milliyetçilik', 'İslam ve Cemaatler', 'İslam Dünyasında Dini Akımlar' konularında oturum yapılacak.

Kaynak: AA