İngiliz Hükümetinin Erken Genel Seçim Kararı

İskoçya Bölgesel Hükümeti Başbakanı Sturgeon: 'Bu seçim, İskoçya'nın kaderinin İskoç halkı tarafından karara bağlanmasını sağlayacak'.

İskoçya Bölgesel Hükümet Başbakanı ve ayrılıkçı İskoç Ulusal Partisi (SNP) lideri Nicola Sturgeon, erken genel seçimin 'İskoçya’nın kaderinin İskoç halkı tarafından karara bağlanmasını sağlayacağını' söyledi.

Sturgeon, Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May'in haziranda erken seçime gitme kararı almasının ardından geldiği Londra'da basına açıklamalarda bulundu.

Erken seçimde alınacak sonucun İskoçya’nın ikinci bağımsızlık referandumu için de belirleyici olacağını belirten Sturgeon, 'Bu seçim, İskoçya’nın kaderinin burada değil, İskoçya’da İskoç halkı tarafından karara bağlanmasını sağlayacak. SNP İskoçya’da muhafazakarları yenerse, Theresa May’in bizim İskoç halkına zamanı geldiğinde kendi geleceğiyle ilgili seçenek sunma yetkimizi engelleme çabaları boşa çıkacaktır.' diye konuştu.

Sturgeon, erken seçimin ardından merkezi parlamentoda oluşacak tablonun elvermesi durumunda partisinin, İşçi Partisi ve Liberal Demokrat Parti ile bir koalisyon hükümeti kurabileceğini kaydetti.

İskoç bölgesel parlamentosunda çoğunluğa sahip SNP’nin, Londra’daki merkezi parlamentonun alt kanadı Avam Kamarası'nda da şu anda 54 milletvekili bulunuyor. 650 üyeli Avam Kamarası'nda Muhafazakar Parti’nin 330, İşçi Partisinin 229, Liberal Demokrat Partinin de 9 milletvekili var.

Son anketlerin sandığa yansıması halinde ise Avam Kamarası'nda muhafazakarların sayısının 395’e çıkması, İşçi Partisi'nin ise 164’e düşmesi öngörülüyor. Anketlere göre SNP de milletvekili sayısını 56'ya çıkarabilir.

- 'Brexit sürecinde referandum uygun değil'

Merkezi hükümetin İskoçya’dan Sorumlu Devlet Bakanı David Mundell, BBC’de katıldığı programda, May’in İskoçya’daki referandumu engellediğine yönelik eleştirileri yanıtladı.

İskoçya'da yapılacak bir bağımsızlık referandumu ile May'in aldığı erken seçim kararının karşılaştırılmasının yanlış olduğunu ifade eden Mundell, 'Ölçekler tamamen farklı. Theresa May 6 haftalık bir sürecin sonunda Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma (Brexit) müzakerelerine yön verecek bir erken seçime gitmeyi öneriyor. Sturgeon ise Brexit müzakereleri sırasında bölücü bir referandum teklif ediyor.' dedi.

Brexit müzakerelerinin Birleşik Krallık’ın 2. Dünya Savaşı sonrasında yürüteceği 'en kritik' müzakere süreci olacağını belirten Mundell, 'Brexit müzakere sürecinde bir referanduma gidilmesi uygun değil.' diye konuştu.

Theresa May, dün düzenlediği sürpriz basın toplantısında ülkeyi 8 Haziran’da erken genel seçime götürme kararını açıklamıştı.

Sturgeon, 31 Mart’ta İskoçya’nın Birleşik Krallık'tan bağımsızlığının oylanacağı yeni referandum talebinin yer aldığı mektubu May'e iletmişti.

Bölgesel hükümetin yeni bir bağımsızlık referandumu için Londra'daki merkezi hükümetten resmi izin talebi niteliğindeki mektupta Bileşik Krallık'ın AB'den ayrılmaya karar vermesini takiben İskoçya'nın bağımsızlık konusunu yeniden gözden geçirme hakkı olduğunu savunan Sturgeon, May'e hitaben, 'İskoç parlamentosunun iradesinin önünde durmanız için hiçbir makul neden yok ve umuyorum böyle de yapmayacaksınız.' ifadelerini kullanmıştı. Sturgeon, ikinci bağımsızlık referandumunun Sonbahar-2018 ila İlkbahar-2019'da yapılmasını talep ediyor.

Theresa May, İskoçya'da bağımsızlık referandumu için 'şimdi zamanı değil' demişti.

- İlk referandumu AB kozu kazandı

Birleşik Krallık'tan ayrılmayı 2014'te referanduma götüren ancak bağımsızlık için yeterli çoğunluğu sağlayamayan İskoçya'da hükümet, Brexit oylamasının ardından ikinci bir bağımsızlık referandumunu gündeme almış ve yeni bir halk oylaması tasarısını tartışmaya açmıştı.

Ülkedeki ilk bağımsızlık referandumunda merkezi hükümetin, 'Birleşik Krallık'tan ayrılmak AB'den de ayrılmak anlamına gelir.' şeklindeki vurgusunun de etkisiyle halkın yüzde 55'i Birleşik Krallık'ta kalmaktan yana oy vermişti.

Birleşik Krallık'ın referandum mekanizmasını düzenleyen yasaları İskoçya'ya kendi başına referandum yapma hakkı tanımıyor. Referandum için İskoçya ile Londra'daki merkezi hükümet arasında özel bir anlaşma imzalanması gerekiyor. 2014'te yapılan ilk bağımsızlık referandumu için 2012'de bu tür bir anlaşma imzalanmıştı.

İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'dan oluşan Birleşik Krallık'ta geçen yıl yapılan AB referandumunda halkın yüzde 52'si Brexit'ten yana oy kullanmıştı.
 İngiltere ve Galler'de Brexit oyları ağırlıkta çıkmış, İskoçya'da halkın yüzde 62'si, Kuzey İrlanda'da da yüzde 55,8'i AB üyeliğinin devamı yönünde oy vermişti.
 Birleşik Krallık 29 Mart’ta iki yıl sürmesi öngörülen Brexit sürecini resmen başlatmıştı.
Kaynak: AA