Böke'den koalisyona övgü

CHP Genel Başkanı ve Parti sözcüsü Selin Sayek Böke, koalisyon dönemlerini öve öve bitiremedi.

Böke'den koalisyona övgü
Böke'den koalisyona övgü
CHP'nin Ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Habertürk TV'de Fatih Altaylı ile Teke Tek programına konuk oldu.

KOALİSYONU ÖVDÜ


Böke, Altaylı'nın 'Cumhurbaşkanlığı sisteminin ülkeyi koalisyon pazarlıklarından kurtaracağı ve tek başlılığın ortadan kalkacağı' yönündeki getirilerini yorumlanmasını istemesi üzerine koalisyonu överek 'koalisyonlar istikrarsızlık getirmez, Türkiye koalisyon dönemlerinde büyüdü' iddiasını ortaya attı.

KOALİSYON DÖNEMLERİNDE ASLINDA NE OLDU?

1970-80 arası, 1991-2002 arasında Türkiye'de hep koalisyonlar vardı. Koalisyonların biri kuruluyor, diğeri bozluyordu. Siyasi istikrasızlık almış başını gitmişti. Parlamenter sistemin en büyük açmazı bu koalisyonlardı.

2010 yılında İngiltere'deki seçimlerde hiçbir parti tek başına hükümet kuracak oyu alamadığı için koalisyon kurulmuştu. İngiltere gibi parlamenter sistemin atası bir ülke bile ''acaba başka hükümet biçimleri olabilir mi'' sorusunu günlerce tartışmıştı.

Türkiye''ye enerji kaybettiren koalisyon dönemleri gözönüne alındığında ''Parlamenter rejim'' yerine 'Cumhurbaşkanlığı Sistemi' çözümü daha da anlamlı hale geliyor.

Böke'den koalisyona övgü

Böke şu ifadeleri kullandı;

'KOALİSYON DÖNEMİ ŞEFFAF KATILIMCI BİR DÖNEMDİR'

'Koalisyonların istikrarsızlık getirdiği iddiası doğru değil. Türkiye'nin kalkınma değerlerine baktığınızda Türkiye'nin büyümesi koalisyon dönemlerinde artmış. Bu dönemler şeffaf katılımcı bir dönemdir. Kalkınma için katılımcılık ile ortak bir akıl üretilmesi gerekiyor. Korkmamız gereken tek kişinin keyfi ile belirlenen kuralsızlık bana sorarsınız.

'KOALİSYON İSTİKRARSIZLIK DOĞURMAZ'

İstikrarın tarifi öngörülebilir olmaktır. Koalisyonlar bu tereddütü doğurmazlar. Yüzde 50+1 gerçek bir temsiliyet değil yüzde yüzü temsil eden bir kişi olmalı. Meclisten yüzde yüz temsiliyet için barajı kaldırmamız gerekiyor. Yürütme meclisten çıkmış oluyor. Bakanlar Kurulunu istediğin gibi atayabilirsin diyor, sayısını bilmediğimiz cumhurbaşkanı yardımcılarını atayabiliyor.

1 mi,100 mü, 3 mü benim bir fikrim yok, oysa bilmem gerekir. Yasama da meclisin yasama faaliyetleri daraltıyor, kararnameler ile yasama yetkisinin önemli bir kısmı cumhurbaşkanına veriliyor. Gri alanda yapılan kanunlar cumhurbaşkanı tarfından yapılacak.'