'Haksızlığa Sesini Yükselten Türkiye Olmaya Devam Edeceğiz'

Başbakan Yardımcısı Akdağ: 'Biz elbette ABD veya başka bir ülkeyle aramızda kötü bir şey olsun istemiyoruz. Ama haksızlığa karşı sesini yükselten bir Türkiye Cumhuriyeti olmaya devam edeceğiz' 'Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplandı ve her türlü tehdide rağmen, her türlü tabiri caizse ülkeleri endişeye sürüklemek için ABD'nin gösterdiği, Trump'ın ve BM daimi temsilcilerinin gösterdiği her türlü çabaya rağmen dünya bu hususta demokratik tavrını gösterdi ve genel kurul bu kararın yanlışlığını teyit etti. Gerçekten bu dünya demokrasi tarihinde önemli bir hadisedir. Altın harflerle tarihe geçmiş bir hadisedir' 'Bugün ABD'de bir dava adı altında bir tiyatronun kurulduğu, bir tiyatronun Türk devletini, Türk milletini sözde mahkum etmeye çalıştığı o kadar açık ki... FETÖ'nün uydurduğu bir takım delillerle, onlara yakın oluşturulmuş mahkeme ve jüriyle ABD'de de bir tiyatro oynanıyor' 'Bir zalim devlet başkanı diktatörce bir tutumla kendi ülkesindeki demokrasi çabalarına karşı çıkıyor, kendi halkının üstüne varil bombaları atıyor, yüz binlerce insanı öldürüyor, milyonları ülkesinden kaçmak zorunda kalıyor, ana muhalefet partisinden bazı yöneticileri burada Türkiye'yi, Cumhurbaşkanımızı suçluyor. Gerçekten bu bir akıl tutulması. Bizim yaptığımız oradaki kardeşlerimize sahip çıkmak, kucak açmak.'

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, "Biz elbette ABD veya başka bir ülkeyle aramızda kötü bir şey olsun istemiyoruz. Ama haksızlığa karşı sesini yükselten bir Türkiye Cumhuriyeti olmaya devam edeceğiz." dedi.

Akdağ, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Erzurum milletvekilleri Mustafa Ilıcalı, Zehra Taşkesenlioğlu, İbrahim Aydemir ve AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Öz ile Vali Seyfettin Azizoğlu'nu makamında ziyaret etti.

Başbakan Yardımcısı Akdağ, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, son 40 yıldır süren terör mücadelesinde hükümetin çok büyük başarı gösterdiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Külliye'de gerçekleştirdikleri Bakanlar Kurulu Toplantısı'nda her zaman birinci gündem maddesinin güvenlik olduğunu ifade etti.

Akdağ, "Türkiye bu hususta çok kararlı olduğunu dosta düşmana herkese göstermiş durumdadır. Sadece kendi sınırlarımız içerisinde değil, sınırlarımız dışında da ülkemizi tehdit eden hangi unsur varsa, onlarla mücadele etmeye kararlıyız. Sonuna kadar inlerine girerek, mücadele etmeye kararlıyız ve bu hususta Türkiye artık adı ne olursa olsun bütün terör guruplarını paspas gibi yere sermiş durumdadır. Bu, ülkenin gelişimi açısından, huzuru ve refahı sürekli kılmak açısından elbette çok önemli." diye konuştu.

- "Dünya demokratik tavrını gösterdi"

Türkiye'nin önemli gündem maddelerinden birini "Kudüs"ün oluşturduğunu aktaran Akdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs'e zamanında gür bir sesle sahip çıkmasının, bütün dünyanın bu husustaki dikkatinin Kudüs'e yoğunlaşmasını sağladığını vurguladı.

Başbakan Yardımcısı Akdağ, şunları söyledi:

"Dünyanın 5'ten büyük olduğunu, bu olaya mahsus olarak dünyanın 1'den büyük olduğunu, yine en başta Sayın Cumhurbaşkanımızın çabalarıyla meseleyi bütün dünyanın gündemine mal etmesini, gelişen olayların sonucunda gördük. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplandı ve her türlü tehdide rağmen, her türlü tabiri caizse ülkeleri endişeye sürüklemek için ABD'nin gösterdiği, Trump'ın ve BM daimi temsilcilerinin gösterdiği her türlü çabaya rağmen dünya bu hususta demokratik tavrını gösterdi ve genel kurul bu kararın yanlışlığını teyit etti. Gerçekten bu, dünya demokrasi tarihinde önemli bir hadisedir. Altın harflerle tarihe geçmiş bir hadisedir."

- "Haksızlığa sesini yükselten Türkiye olmaya devam edeceğiz"

ABD'nin ilgililerinin, yetkililerinin nasıl tehditkar konuştuklarını, vücut dillerinin ne şekilde olduğuyla alakalı internette videolarının bulunduğunu ve bunu vatandaşların izlemesini isteyen Akdağ, "İnsan izlediği zaman kanı donuyor. Yani evet gücünüz, dolarınız, silahınız var. Ama dünya bu kadar sizin tehditlerinize boyun eğecek bir dünya değil. Bunun gösterilmiş olması, bütün mazlum milletler, bütün gelişmekte olan ülkeler için çok önemlidir. Biz elbette ABD veya başka bir ülkeyle aramızda kötü bir şey olsun istemiyoruz. Ama haksızlığa karşı sesini yükselten bir Türkiye Cumhuriyeti olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Akdağ, ana muhalefet partisinin ABD'de yürütülen davayla alakalı tutumunun çok garip olduğunu belirterek, milli bir meselenin milli bir duruş gerektirdiğini ve bu durumda iktidar-muhalefet ayırımının yapılamayacağını ifade etti.

- "ABD'de de bir tiyatro oynanıyor"

CHP'ye ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na milli meselelerde nasıl davranılması gerektiğiyle ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi örnek gösterdiğini anımsatan Akdağ, şöyle devam etti:

"Konu bir milli meseleyse orada iktidar-muhalefet olmaz. Bugün ABD'de bir dava adı altında bir tiyatronun kurulduğu, bir tiyatronun Türk devletini, Türk milletini sözde mahkum etmeye çalıştığı o kadar açık ki... FETÖ'nün uydurduğu birtakım delillerle, onlara yakın oluşturulmuş mahkeme ve jüriyle ABD'de de bir tiyatro oynanıyor. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ve arkadaşlarının da bu tiyatroya işaret etmesi gerekir. Oysa onların konuştukları her yerde sanki ABD'de yürütülen bu dava Türkiye'nin yaptığı bir yanlışlıktan dolayı ortaya çıkmış gibi konuşuyorlar. Ortada bir yanlış falan yok. Ortada Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya çalışan bir tiyatro var. Ama Allah'ın izniyle bu millet bunlara boyun eğmez."

Ana muhalefetin iktidara ışık tutması gerektiğine işaret eden Akdağ, Türkiye'nin yarım asır yapamadığı ilerlemeyi son 15 yılda gerçekleştirdiğine vurgu yaptı.

- "Ana muhalefetin yaptığı bir akıl tutulması"

Ekonomiden, güvenliğe varıncaya kadar birçok alanda ciddi gelişmelerin yaşandığını kaydeden Akdağ, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Etrafımızda bir ateş çemberi var. Ama bu bir realitedir, bunu biz ortadan kaldıramayız. Oturuyorlar, kalkıyorlar Suriye'deki zulümden adeta Türkiye mesulmüş gibi konuşuyorlar. Yani bir zalim devlet başkanı diktatörce bir tutumla kendi ülkesindeki demokrasi çabalarına karşı çıkıyor, kendi halkının üstüne varil bombaları atıyor, yüz binlerce insanı öldürüyor, milyonları ülkesinden kaçmak zorunda kalıyor, ana muhalefet partisinden bazı yöneticileri burada Türkiye'yi, Cumhurbaşkanımızı suçluyor. Gerçekten bu bir akıl tutulması. Bizim yaptığımız oradaki kardeşlerimize sahip çıkmak, kucak açmak. Oradaki Kürt, Türk, Arap ve diğer etnik guruptaki insanları vatandaşımız olarak görüyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu çıkıyor, '30 milyarı nereye harcadınız' diye hesap soruyor. Ama Allah'a şükür en sonunda 26 milyar doların nereye harcandığını anlamış, çünkü en son ki konuşmasında 4 milyarla alakalı bir şey söylemeye başladı. İnşallah hesap uzmanlığı o 4 milyarı da yakında anlamasına vesile olur."
Kaynak: AA