TBMM İdare Amiri Uslu Açıklaması

'Türkiye'nin seçilmiş yöneticileri hedefe konmaya çalışılmaktadır. Burası bizim için milli bir meseledir. Bu milli meseleyi savunmak her Türk yurttaşının görevidir. Yoksa maksat hiçbir zaman Rıza Sarraf değildir' '(Bülent Arınç'ın Gülen'e ilişkin sözleri) Fethullah Gülen söylediği kadar sempatik ve masum birisiyse gelir, Türk makamlarına hesabını verir'

TBMM İdare Amiri ve AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu, "Türkiye'nin seçilmiş yöneticileri hedefe konmaya çalışılmaktadır. Burası bizim için milli bir meseledir. Bu milli meseleyi savunmak her Türk yurttaşının görevidir. Yoksa maksat hiçbir zaman Rıza Sarraf değildir." dedi.

Uslu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısına, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutlayarak başladı.

AK Parti iktidarı döneminde eğitim alanında çok önemli çalışmalar yapıldığını belirten Uslu, bu çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Muhalefet partilerinin öğretmenler için özel bir meslek yasası çıkarılması gerektiğine ilişkin açıklamalarına katıldığını bildiren Uslu, buna yönelik girişimlerde samimi olunması halinde iktidar partisi olarak ellerinden gelen çabayı göstereceklerini söyledi.

Uslu, "Öğretmenlerin sorunlarını sadece ücret artışı ya da ikramiyeye indirgemek doğru değildir. Öğretmenlik mesleği kutsal bir meslektir ve gönüllülük temelinde yürümektedir. Bunu parasal koşullara indirgemek yanlış olur diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Türk dünyasının aydınlanma hareketlerinden Alaş Orda'nın 100. yıl dönümünü de kutlayan Uslu, "Bizdeki aydınlanma hareketleriyle batıdaki aydınlanma hareketlerini birbirinden ayıran en önemli özellik, bizdeki aydınlanma hareketlerinin daima yenilenme ve insana huzur getirme amacına yöneliktir. Oysa batıdaki aydınlanma hareketleri kan ve gözyaşından ibaret olmuştur." diye konuştu.

-"Rıza Sarraf bizim milli meselemiz değildir"

Bugün de bazı uluslararası kuruluşlar ile yabancı ülkelerin ikiyüzlülüğünün açıkça görüldüğünü dile getiren Uslu, ABD'de son zamanlarda Türkiye aleyhine ciddi bir kampanya sürdürüldüğünü, bu kampanyanın çok eskilere hatta Özal'lı yıllara dayandığını dile getirdi.

Uslu, şöyle konuştu:

"Son gelinen noktada bugüne kadar ABD'nin kendi iç hukukunu, evrensel hukukun üzerinde görüyor olması elbette kabul edilebilir bir şey değildir. Mesela ABD bugüne kadar Fransız, Hollandalı ve diğer ülkelere ait beş, altı bankaya sadece ceza kesmiş olmasına rağmen, özellikle bizim ülkemize yönelik yaptırım uygulamaya çalışıyor olması ilk kez rastlanan bir durumdur. Sadece parasal ceza ile kalınmamakta Türkiye ile bir ilişki kurulmaya çalışılmaktadır. Ne Rıza Sarraf iddia edildiği gibi bizim milli meselemizdir, ne de başka meseleler söz konusudur. Rıza Sarraf bizim milli meselemiz olmadığı gibi Türkiye'nin ali çıkarları elbette bizim milli meselemizdir. Ve şu anda Türkiye'nin çıkarları söz konusudur."

Uslu, ABD'de Türkiye aleyhine bu girişimleri sürdürenlerin FETÖ terör örgütünün basın yayın organları ile hukuk bürolarıyla irtibatlarının da gözden ırak olmadığını kaydetti.

Bazı aydınların çeşitli komplekslerle Türkiye'nin NATO'dan ayrılmasına ilişkin maliyetler çıkarmasının da yersiz olduğunu vurgulayan Uslu, Türkiye'den hiç kimsenin NATO'dan uzaklaşılacağına dair bir beyanı olmadığını, böyle bir niyetin bulunmadığını da söyledi.

-"Türkiye'nin egemenlik haklarına müdahale söz konusu edilmekte"

Türkiye'nin egemenliğini korumanın, tüm yurttaşların görevi olduğunun altını çizen Uslu, şöyle devam etti:

"Rıza Sarraf denen adam bahane edilmek suretiyle Türkiye'nin egemenlik haklarına yönelik bir müdahale söz konusu edilmektedir. ABD daha önce 6, 7 bankayla ilgili cezai sorumluluk getirmiş olmasına rağmen, bizde bu meseleyi ileri götürüp uluslararası hukuktan kaynağını almayan bir yetkiyi kullanıyor olmasını da bizim kabul etmemiz mümkün değil. Cezaların şahsiliği esas olmasına rağmen bunu, devlet tarafından yürütülen bir işleme yönelik olarak kullanmak yanlıştır. Bu iş giderek Rıza Sarraf'ı, Halk Bank Genel Müdür Yardımcısını, Halk Bank Genel Müdürünü aşmakta ve kimi siyasilere yönelik bir senaryoya dönüşmektedir. Oysa burada yapılan şey NATO'daki bir skandal açıklamadan farklı değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin seçilmiş yöneticileri hedefe konmaya çalışılmaktadır. Tam da burası bizim için milli bir meseledir. Bu milli meseleyi savunmak her Türk yurttaşının görevidir. Yoksa maksat hiçbir zaman Rıza Sarraf değildir. O bizim için sıradan bir vatandaştır.

-"MHP'lileşmek diye bir ithamı asla kabul edemeyiz"

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Uslu, Eski Meclis Başkanlarından Bülent Arınç'ın "80 milyonluk kitlede 80 kişi hariç herkes Gülen'e sempati duymuştur" şeklindeki sözlerini nasıl değerlendirdiği sorusuna şu yanıtı verdi:

"15 Temmuz olayı, FETÖ'nün darbe girişimi ve terör örgütü ve şu anda Amerika'nın kucağından Türkiye'ye yönelik ahkam kesiyor olması rahatsız olacağımız hususların başında gelmektedir. Sayın Arınç ne demek istemiştir, bunu bilmiyorum. Ama bütün bu gelişmeleri yok saymak yok doğru değildir. Fethullah Gülen söylediği kadar sempatik ve masum birisiyse gelir, Türk makamlarına hesabını verir. Çok defa çağrı yapılmıştır kendisine."

Arınç'ın, "AK Parti MHP'lileşmemelidir" şeklinde de bir ifadesi olduğunun hatırlatılması üzerine Uslu, böyle bir şeyin söz konusu dahi olamayacağını vurguladı.

Uslu, "AK Parti'nin felsefesi ve savunduğu değerler AK Parti'yi iktidara taşımıştır. Ama MHP'nin aldığı oy ortadadır. MHP'lileşmek diye bir ithamı asla kabul edemeyiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Şam yönetimiyle ilgili gazetecilere yaptı açıklamanın da sorulduğu Uslu, Erdoğan'ın devlet adamı anlayışıyla hareket ettiğini ve her konuda önceliği, Türkiye'nin çıkarlarına verdiğini söyledi.

-"Kılıçdaroğlu'nun ifadesi son derece yanlış"

Uslu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir toplantıda yaptığı kadına şiddet uygulayan erkeklerle ilgili açıklamalarının, şiddeti meşrulaştırma olarak algılandığı ifade edilerek değerlendirmesinin sorulması üzerine de şunları kaydetti:

"Doğru bulmadığımı belirtmek isterim. Sayın Kılıçdaroğlu bu sözleri hangi gerekçe ile söyledi bilmem mümkün değil ama ifade son derece yanlıştır ve her tarafa çekilebilir. İşsiz kalan erkeklerin kadınlara şiddet kullanması bunu haklı kılmaz. Amacı, kadına şiddeti meşrulaştırmaksa elimizden kınamaktan başka bir şey gelmez. Ama ben böyle bir gerekçe ile hiçbir erkeğin kadına karşı şiddet kullanacağına ihtimal vermiyor. Şiddetin her türüne hangi amaçla yapılırsa yapılsın karşı çıkmak hepimizin görevidir."
Kaynak: AA