AB Bakanı Ve Başmüzakereci Çelik Açıklaması (1)

'Kuşkusuz AB'ye üyelik sürecimiz, bizim milli çıkarlarımız açısından yürüttüğümüz bir süreçtir. Bizim için esas olan Türkiye'nin milli çıkarlarıdır. 'Türkiye'nin milli çıkarlarını korumak için dünyanın her yerinde ayak basmadık toprak bırakmayacağız, konuşulmadık kişi bırakmayacağız' diye sloganımız var, şiarımız var' 'Biz ülkeyi, insanımızın layık olduğu yere getirmek hususunda bir saniye bile boş durmayacağız. Türkiye'nin önü aydınlıktır, geleceği parlaktır, insanımızın geleceği parlaktır' 'Türkiye, başka ülkelere yardım üreten donör ülke olma bakımından, yardım miktarı bakımından 3. sıradadır. Gayri safi milli hasılasına oranla Türkiye, birinci sıradadır. Dünyada Türkiye'den çok daha zengin pek çok ülke varken, Türkiye kendisine sığınanlara, kendisinden yardım bekleyenlere el uzatmak, dünyanın en fakir ülkelerine yardım götürme hususunda dünyada birinci sıradadır'

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, 'Kuşkusuz AB'ye üyelik sürecimiz, bizim milli çıkarlarımız açısından yürüttüğümüz bir süreçtir. Bizim için esas olan Türkiye'nin milli çıkarlarıdır. 'Türkiye'nin milli çıkarlarını korumak için dünyanın her yerinde ayak basmadık toprak bırakmayacağız, konuşulmadık kişi bırakmayacağız' diye sloganımız var, şiarımız var.' dedi.

Çelik, kentteki bir otelde düzenlenen 'Çukurova AB Çalışmalarına Yönelik Kapasitenin Güçlendirilmesi Projesi' toplantısında yaptığı konuşmada, Çukurova'ya yapılan yatırımlardan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Devlet hayatında zaman zaman iniş ve çıkışlar yaşanabileceğini, esas olanın ise birlik bütünlük içerisinde, her koşul altında ülkenin çıkarlarını korumak olduğunu anlatan Ömer Çelik, vatandaşların daha iyi bir hayata ve imkanlara kavuşması için elden gelen çalışmaların hepsininin yapılması gerektiğini bildirdi.

Son zamanlarda siyaset, uluslararası ilişkiler ve ekonomi alanlarında yaşanan birtakım kötü propagandalara kulak verilmemesini isteyen Çelik, şöyle konuştu:

'Biz önümüze bakacağız. Biz ülkeyi, insanımızın layık olduğu yere getirmek hususunda bir saniye bile boş durmayacağız. Türkiye'nin önü aydınlıktır, geleceği parlaktır, insanımızın geleceği parlaktır. Biz bu şehrin sokaklarında büyüyerek bugün bu sorumlulukları aldıysak, yarın bir gün bu sokaklarda gördüğünüz çocuklar, çok daha büyük yerelere gelecekler, çok daha büyük bir ülkeyi yönetecekler, çok daha parlak ve mutlu bir geleceğe hep beraber yürüyecekler. Bundan zerre kadar kuşkunuz, şüpheniz olmasın. Her sabah, evden çıkarken önce 'Bismillah' diyeceğiz, sonra 'Yolun açık olsun Türkiye' diyeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz.'

Yaptıkları bu çalışmanın Çukurova havzası odaklı olduğunu anlatan Çelik, 'İlk günden beri benim yaklaşımım şudur, Adana-İçel-Osmaniye arasında bir rekabet istemiyoruz. Havza temelli bir yaklaşımla iş birliği üretilmesini istiyoruz.' diye konuştu.

'Çukurova'ya tek bir gözle bakılması lazım, bütün buraya tek bir yaklaşımla proje üretilmesi, siyaset üretilmesi lazım.' diyen Çelik, Adana'da yapılan çalışmanın aynısının İçel ve Osmaniye için de geçerli olacağını kaydetti.

- AB'ye üyelik süreci

Çelik, AB'ye üyelik süreci hakkında şu görüşlerini paylaştı:

'Kuşkusuz AB'ye üyelik sürecimiz, bizim milli çıkarlarımız açısından yürüttüğümüz bir süreçtir. Bizim için esas olan Türkiye'nin milli çıkarlarıdır. 'Türkiye'nin milli çıkarlarını korumak için dünyanın her yerinde ayak basmadık toprak bırakmayacağız, konuşulmadık kişi bırakmayacağız.' diye sloganımız var, şiarımız var. Bu sebeple, AB ile olan ilişkilerimize de kendi milli çıkarlarımız açısından bakıyoruz. Gerek devlet hayatında, gerek vatandaşımızın gündelik hayatında daha çok değer, fayda üretebiliriz, bu süreçten nasıl daha çok faydalanabiliriz diye bakıyoruz. Kuşkusuz küresel, bölgesel ve ikili ilişkiler bakımından AB ile ilişkilerimiz çok önemli ama bunun ötesinde kendi sunabildiğimiz, kendi insanımızın önüne ne koyabildiğimiz bizim için herşeyden daha önemli.'

- 'Türkiye, başka ülkelere yardımlarda dünya birincisi'

AK Parti hükümetleri dönemindeki gelişmelere de değinen Çelik, 'Ülkemizde, büyük siyaset resminde, demokratikleşmeden vesayetin sona erdirilmesine, inanç özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, insan haklarından daha çok faydalanma, hukuk devletinin geliştirilmesi konusunda, pek çok alanda Türkiye'yi ileriye taşıyan işlere, bu etkileşim içerisinde imza attık.' ifadesini kullandı.

Çelik, bugün de Türkiye'nin çıkarlarını gözeterek, yoluna devam ettiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Genelde milli çıkardan bahsedildiği zaman, o ülkenin çıkarlarının bencilce başka ülkelerin aleyhine savunulduğu bir kavramdan bahsedilir. Ama biz, milli çıkar kavramına, Türkiye'nin lehine olan ne olursa olsun, başkalarının aleyhine olsun, başkalarının canını yaksın, kardeş ve komşu coğrafyaların zararına olsun şeklinde bir yaklaşım üretmiyoruz. Bizim milli çıkar anlayışımız, milli çıkara bakarken, sabit ayağımızı Türkiye topraklarına basıyoruz, pergelin diğer ucunu bütün mazlum ve kardeş coğrafyalara bizim herhangi bir şekilde katkımıza ihtiyaç duyan bütün insan topluluklarına ulaştırmaya çok özel bir önem veriyoruz.'

Çelik, 'Türkiye, kendi milli çıkarlarına korumasına, milli değerlerini artırmasına, milli gelirini artırmasına paralel olarak, Somali'den Latin Amerika'ya, Asya'dan dünyanın pek çok yerine kadar mazlum milletlere elini uzatmaktadır. Bu açıdan bakarsanız Türkiye, başka ülkelere yardım üreten donör ülke olma bakımından, yardım miktarı bakımından 3. sıradadır. Gayri safi milli hasılasına oranla Türkiye, birinci sıradadır. Dünyada Türkiye'den çok daha zengin pek çok ülke varken, Türkiye kendisine sığınanlara, kendisinden yardım bekleyenlere el uzatmak, dünyanın en fakir ülkelerine yardım götürme hususunda dünyada birinci sıradadır. Bu da dünyada devlet-millet olarak gurur duyduğumuz işlerin başında gelir.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'Türkiye bizim kara sevdamızdır, gözbebeğimizdir'

İstikrar içerisinde, demokrasi ve hukuk devletini büyüten, gelirini daha adil paylaşan, bilgi toplumuna dönüşmüş, küresel ölçekte rekabet dücü yüksek bir Türkiye'nin temel hedefleri olduğunu kaydeden Ömer Çelik, şu görüşlerini paylaştı:

'Türkiye bizim kara sevdamızdır, Türkiye bizim gözbebeğimizdir. O yüzden Türkiye'nin daha da güçlenmesi dünya pazarlarında daha etkin bir hale gelmesi, iş adamlarımızın daha itibarlı ve güçlü konumlara gelmesi hepimizin ortak arzusu ve hedefidir. Türkiye'nin AB ile ortak geçmişini de bu çerçevede değerlendiriyoruz. Adaylık sürecinde, üyeliğe hazırlamak saikiyle yürüyen Türkiye, AB mali işbirliği süreci bu bakımdan bir örnek teşkil etmektedir. 2007-2013 yıllarını kapsayan, mali yardım dönemi çerçevesinde, AB bütçesinden ülkemize 4,8 milyar avroluk bir pay tahsis edilmiş ve bu fonlarla ülkemizde çeşitli projelere imza atılmıştır. Bu projelerde demokrasi, insan hakları eğitimleri, engelli vatandaşlarımızın toplumla entegrasyonu, kadına karşı şiddetle mücadele, ki buna bakanlık olarak çok önem veriyoruz, sivil toplumun güçlendirilmesi, gündelik hayatın iyileştirilmesi manasında, atık depolama tesislerine kadar pek çok alanda, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kapasitesinin arttırılmasına dönük çeşitli projeler hayata geçirildi.'

Vatandaşların daha iyi hayat standartlarına kavuşması için çok önemli işlere imza atıldığını anlatan Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

'Bu süreçte, bu resmi raporlarla da sabittir. Tüm kamu kurum ve kuruluşları son derecede kayda ve övgüye değer performans göstermiştir. 2014-2020 yıllarını kapsayan yeni döneme ilişkin ise yardımların temel finansman önceliklerini gösteren belge olan 'Ülke Strateji Belgesi' 2015 yılında, Avrupa Komisyonu tarafından 4,45 milyar avro tahsisatı öngörecek şekilde kabul edilmiştir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde de bu projelerin insanımızın hayatına doğru şekillerde dokuması için, hayata geçirilmesi için gerekli kaynak ayrılmıştır.'

Ömer Çelik bu fonlarla, çeşitli konularda projeler hayata geçirileceğini belirterek, vatandaşları daha çok proje odaklı düşünmeye ve çalışmaya davet etti.

(Sürecek)
Kaynak: AA