UNESCO Ödüllü Keçe Ustası Başarısının Sırrını Anlattı

Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından ’Yaşayan İnsan Hazineleri’ listesine alınarak ödül alan 66 yaşındaki Ahmet Yaşar Kocataş, mesleğindeki başarısının sırrını, “Keçeyi incelttim, kokusunu aldım yani tüyü çıkmayan bir yün kullandım ve şehirli evine yakışır hale getirdim” sözleri ile anlattı.

UNESCO tarafından kültürel mirasın korunması ve desteklenmesi amacıyla Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması’na yönelik 2003 yılında kabul edilen ve Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşme kapsamında hazırlanan ’Yaşayan İnsan Hazineleri’nde Afyonkarahisarlı keçe ustası Ahmet Yaşar Kocataş da yer alıyor. Ödülünü geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alan Kocataş, 60 yıldır keçe mesleğiyle uğraştığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödül almasının kendisini çok mutlu ettiğini ifade eden Kocataş, “Mesleğimi bu kadar sevdim, çalıştım. Bu işi yapanların çok az aldığı devirde bu ödülü almam beni çok mutlu etti. Kendi adıma değil, inşallah bizim mesleğe yeni imkanlar açarsa çok daha sevineceğim. O yüzden memnun oldum" dedi.

“Kendini yenileyemeyen esnaf bitmeye mahkum”

Keçecilik mesleğinin kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında yer aldığını ve bu yüzden de üzüntülü olduğunu aktaran Kocataş, çırak yetişmediği için kendi çocuklarının bu işle uğraştığını söyledi.

Kocataş, “Benim en büyük şansım usta çocuğu olmam. Bende en iyi şeyleri kendi çocuklarımla paylaşıyorum. Bu tam bir geleneksel bir şey. Fakat başka yönden düşünecek olursak ucuz halılar bizim mesleği bitirdi. Kendini yenilemeyen esnaf yok olmaya mahkum. Zamana ayak uyduramayan esnaf ben öyle düşünüyorum. Benim çocukluğumda 60 yıl evvel 60 dükkan varken, şimdi aşağı yukarı bir elin parmaklarını geçmez dükkan sayısı. Dediğim gibi ‘kendini yenileyemeyen esnaf bitmeye mahkum.’ Ben şu anda tarihi filmlere fes yapıyorum. Mevlevihanedeki semazenlere sikke yapıyorum. Birde turistlere yönelik bazı önemli işler yapıyoruz. Her yıl yeniliyoruz kendimizi daha iyi şeyler katıyoruz yaptığımız şeylere. Mesala benim şimdi yaptığım şeyler 10 yıl evveli hiç bilinmiyordu. Yeni yeni benim çocuklarım hepsi üniversite mezunu onlar yeni şeyler buluyor. Akademisyenlerin tasarımcıları geliyor bize yeni fikir veriyor. Bizde onları hayata geçiriyoruz. Yeni şeyler çıkıyor hangisi rağbet görürse onu çok yapıyoruz” diye konuştu.

İlber Oltaylı’nın sözleri ufkunu açtı

Ünlü tarih bilimci İlber Oltaylı’nın açtığı bir sergide söylediği sözlerin ufkunu açtığını dile getiren Kocataş şunları söyledi:

“2003 yılında ben Topkapı Sarayı’nda helvahanede sarayın içerisinde sergi açtım. Prof. Dr. İlber Ortaylı geldi dedi ki, sergiyi geziyordu bilhassa bana hitaben ’Keçiyi inceltemediniz, kokusunu alamadınız, köylülükten kurtaramadınız’ dedi.

Ben bunu kendimi bir üç emir telakki ettim. Keçeyi incelttim, kokusunu aldım yani tüyü çıkmayan bir yün kullandım ve şehirli evine yakışır hale getirdim. Genel anlamda yaptığımız iş bu. Turistlere şehirli evine girmeye çalışıyoruz. İnşallah girmişizdir. Biz umutluyuz çünkü bu mesleği çok seviyorum. Bu mesleğin bitmesini istemiyorum.”

“Aldığım ödül meslekte geldiğim son nokta”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ödül almasının mesleğinde geldiği son doruk noktası olduğunu belirten Kocataş, “Ben gibi bir esnafın en son varacağı nokta mesela askerin mareşalliği gibi şimdi oraya gidip Sayın Cumhurbaşkanımızın elinden külliyede ödülü almak beni çok mütehassıs etti. Benden mutlu insan olamaz. Sonra Cumhurbaşkanımız özel olarak ilgilendi. Ben ona da çok sevindim. Zaten ödül alanların içinde esnaf olarak tek ben vardım” dedi.

Halen Keçeciler Çarşısı’ndaki dükkanında halen mesleğini icra eden Kocataş, ilerleyen yaşına rağmen dükkanında mesleğinin bayrağını dalgalandırmaya devam ediyor.
Kaynak: İHA