Delaware Üniversitesi'nde 15 Temmuz Sonrası Türkiye-ABD İlişkileri Konuşuldu

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye-ABD ilişkileri Delaware Üniversitesi'nde tartışıldı.

Delaware Üniversitesi Türk Öğrenci Derneğinin organizasyonuyla Türk Amerikan Yönlendirme Komitesinin sponsorluğunda düzenlenen, “15 Temmuz Darbe Girişimi Sonrası Türkiye-ABD İlişkileri” başlıklı panele, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Washington Ofisi (SETA-DC) Genel Koordinatörü Kadir Üstün, SETA-DC Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat, Delaware Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Muqtedar Khan ile George Washington Üniversitesi Öğretim Üyesi Kamran Bokhari katıldı.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde 15 Temmuz gecesi FETÖ’nün gerçekleştirdiği darbe girişiminden önce de sıkıntılar bulunduğuna vurgu yapan SETA-DC Genel Koordinatörü Üstün, buna iki devletin Suriye meselesine farklı yaklaşımını örnek gösterdi.

- “Bekleyip görmek zorundayız”

Üstün, ABD’nin “kırmızı çizgisi” olarak tanımladığı Beşşar Esed’in kimyasal silah kullanmasının ardından herhangi bir adım atmamasının, Washington'ın Esed’in gitmesi gerektiğini her defasında söylemesine rağmen bu doğrultuda hareket geçmemesinin Türkiye’nin yaklaşımlarıyla çeliştiğini hatırlattı.

ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin önünde sayılı günleri bulunduğuna değinen Üstün, ABD’nin yeni başkanı seçilen Donald Trump döneminde Ankara-Washington arasındaki ilişkilerin nasıl olacağını tahmin etmenin zor olduğunu dile getirdi.

Üstün, şunları söyledi:

“Bekleyip görmek zorundayız. ABD, bölgeye yönelik daha tutarlı bir politika izlemeli, daha net bir mesaj verip bu mesajın da arkasında durmalı. Eğer siz 'Esed gitmeli' derseniz ve bu konuda herhangi bir şey yapmazsanız, bunun sonucunda sadece bölge için değil Avrupa için de sorunlar yaratmış olursunuz. Sığınmacı krizine bakıldığında bunu görebilirsiniz.”

- “NATO’nun yeniden canlandırılması gerekli”

SETA-DC Araştırma Direktörü Kanat da birçok kişinin Demokrat Partinin adayı Hillary Clinton’ın başkan olacağına odaklanmışken Cumhuriyetçi Donald Trump’ın seçimden zaferle çıktığını hatırlatarak, “Bu herkes için yeni bir şey.” ifadesini kullandı.

Dolayısıyla Trump’ın başkanlığı sırasında Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrinin de nasıl olacağını görebilmek için zamana ihtiyaç olacağını anlatan Kanat, Trump’ın mesafeli durduğu, zaman zaman sert sözlerle eleştirdiği NATO’nun, Türkiye’nin güney sınırından gelen saldırılar karşısında da sessiz kalarak anlamını yitirdiğine dikkati çekti. Kanat, Ankara-Washington ilişkilerinin iyileşmesi için “NATO’nun yeniden canlandırılmasının” gerekli olduğunu vurguladı.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin istenilen düzeye çıkması için iki ülke liderlerinin daha sık görüşme gerçekleştirip diplomatik ilişkilerin daha da güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Kanat, Türkiye-ABD arasındaki ticaret hacminin de potansiyelin çok altında kaldığını dile getirdi.

Kanat, iki ülkenin ilişkilerini geliştirebilmek için önlerinde çok büyük bir fırsatın bulunduğunu kaydetti.

Delaware Üniversitesi Öğretim Üyesi Khan ise Türkiye-ABD arasındaki ilişkilerin yeniden güçlendirilmesinde ticaretin önemli rol üstlenebileceğini ifade etti.

Kaynak: AA