Milli Savunma Bakanı Işık Açıklaması (1)

'Jandarma, İçişleri Bakanlığına bağlı olacak. Bu bazılarının hoşuna gitmiyor ama bu ülke için gerekli. Yüksek Askeri Şuranın yapısının değiştirilmesi, kuvvetlerin Milli Savunma Bakanlığına bağlanması... Bunlar gücün dengelenmesidir. Türk Silahlı Kuvvetlerini gereksiz yüklerden kurtarmamız gerekiyor' 'Eline silah verdiğiniz insanların üzerinde demokratik denetimi arttırmak zorundasınız. Bunu dünya 80 sene, 100 sene önce yapmış. Biz şimdi silahı veriyoruz ama demokratik denetim yok. Ondan sonra adamın kafası bozuluyor muhtıra veriyor, kafası bozuluyor darbe yapıyor. Kendine bir takım gerekçeler üretiyor milletin geleceğini çalıyor' 'Sistemi değiştirmedikten sonra, sistemde emniyet mekanizmaları oluşturmadıktan sonra bugün FETÖ olur, yarın ÇETÖ olur, METÖ olur, birisi olur. Bunun için önemli olan burada sistematiği doğru kurmak'

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, jandarmanın, İçişleri Bakanlığına bağlanmasının bazılarının hoşuna gitmediğini belirterek, 'Bu ülke için gerekli. Yüksek Askeri Şuranın yapısının değiştirilmesi, kuvvetlerin Milli Savunma Bakanlığına bağlanması... Bunlar gücün dengelenmesidir. Türk Silahlı Kuvvetlerini gereksiz yüklerden kurtarmamız gerekiyor.' dedi.

Bakan Işık, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında Hakan Çelik'in sorularını yanıtladı.

Rusya ve Çin ile kritik savunma sanayi projelerinde ortaklık yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru üzerine Işık, Türkiye'nin kendi ekseninde 360 derecelik bir bakış açısına sahip olduğunu söyledi.

Batı'nın, 'Türkiye bizim dışımızda hiç kimseyle bu işleri yapmasın.' gibi bir anlayışı olduğunu dile getiren Işık, şöyle konuştu:

'Peki sizinle bu işi yapalım. Biz NATO ittifakının bir parçasıyız. NATO üyesi ülkelerle yapalım bunu. Bu teknoloji... 'Onu veremeyiz, onu kongreden geçiremeyiz.' 'Şu teknolojiyi gelin beraber geliştirelim.' 'Olmaz burada iş birliği olmaz, bu bizim için önemli bir alan.' Şu silah sistemini bize verin. Ortaya koydukları rakamlar Rusya'ya, Çin'e göre neredeyse iki kattan pahallı. Yani Türkiye hem başka alternatifleri değerlendirmeye başladığı zaman eksen kayıyor yaygarasını koparacaksınız hem de Türkiye beraber iş yapalım, iş birliği dediğimiz zaman da eften püften sebeplerle veya kendinize göre bazı gerekçelerle bu iş birliğine yanaşmayacaksınız. Türkiye hiç kimseye bu noktada mahkum değil. Biz uluslararası yükümlülüklerimizi ve sorumluluklarımızın farkındayız. Buna hiçbir şekilde halel getirmeden, Rusya'yla da Çin'le de Japonya'yla Güney Kore'yle de diğer ülkelerle de çok rahatlıkla iş birliğimizi yaparız. Bununla ilgili mevzuat engelimiz yok.'

Işık, Türkiye'nin alternatifsiz görmenin büyük bir yanılgı olduğunu vurguladı. Ülkelerin diğer ülkelere teknoloji vermek istemeyeceğini, bunu almak gerektiğini aktaran Işık, diğer ülkelerle teknolojiyi birlikte geliştirmek ve iş birliği yapmak istediklerini anlattı.

Türkiye'yi sadece pazar olarak görmenin büyük bir yanılgı olacağını, ülkenin o dönemi geçtiğini bildiren Işık, şöyle devam etti:

'Bütün her şeyini milli olarak geliştiremediğimiz projeler var. Bu projelerde istiyoruz ki maksimum iş birliği olsun. Teknolojinin gelişmesinde biz de olalım. Bu yeteneği biz de kazanalım. Bizim için önemli olan savunma sanayinde silahın tedariki kadar o silahı yapacak yeteneği kazanmak. Bütün şu anda projelerde öncelikle buna bakıyoruz.'

Işık, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığının yeniden yapılanmasına ilişkin de şunları anlattı:

'Türkiye tarihinin en büyük ihanetiyle karşı karşıya kaldı 15 Temmuz darbe girişimiyle. Bu darbe girişiminden, 15 Temmuz akşamından bir geriye dönüp baktığımızda geride 5 tane daha büyük darbe var. Türkiye'nin temel önceliği 15 Temmuz darbesine yeltenenleri cezalandırmak. Bunu adalet en iyi şekilde yapacak. Bir temel öncelik daha var. O gece sokağa çıkıp tankları sokakta durduran insanların bizden beklentisi, bir daha Türkiye'de darbe üreten mekanizmaların aktive olmasını, faaliyete geçmesini engellemek. Burada bizim temel birkaç hedefimiz var. Türkiye'de bir daha darbe yapacak mekanizmaları ortadan kaldırmak. Bütün düzenlemelerimizde birinci önceliğimiz bu. Yoksa yarın, üç sene sonra, beş sene sonra, 10 sene sonra başka bir aktör, başka bir gerekçeyle bir darbeye yeltendiğinde bunu kimseye izah edemeyiz. Zaten şu anda 15 Temmuz darbe girişimini anlatmakta zorlanıyoruz. Bu çağda, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızmış bir hainin Türkiye Büyük Millet Meclisini bombalaması izah edilebilir bir şey mi?'

- 'Türk Silahlı Kuvvetlerini asli görevine döndürüyoruz'

Işık, darbe üreten mekanizmaların ortadan kaldırılmasının bazılarının hoşuna gitmediğini söyledi. Dünyada 80-100 yıl önce yapılan işleri, Türkiye'nin şimdi yaptığını ifade eden Işık, şöyle devam etti:

'Gücün dengelenmesidir, jandarmanın İçişleri Bakanlığına tamamen bağlanması. Jandarma İçişleri Bakanlığına bağlı olacak. Bu bazılarının hoşuna gitmiyor ama bu ülke için gerekli. Yüksek Askeri Şuranın yapısının değiştirilmesi, kuvvetlerin Milli Savunma Bakanlığına bağlanması... Bunlar gücün dengelenmesi. Türk Silahlı Kuvvetlerini gereksiz yüklerden kurtarmamız gerekiyor. Bir Silahlı Kuvvetler düşünün kendi işinin dışının o kadar çok işle uğraşıyor ki Genelkurmay Başkanlığı, kendi işine nasıl yeteri kadar zaman ayırsın? Bir Silahlı Kuvvetler düşünün hastanesi var, pastanesi var, tersanesi var, fabrikası var, her şeyi var. Böyle bir yapı kendi işine nasıl odaklanacak. Biz burada Türk Silahlı Kuvvetlerini kendi asli görevine döndürüyoruz. O da nedir, harekat, istihbarat, muhabere, eğitim. Eğitim derken askerlerin eğitimi. Bu alanlara odaklanacak. Askeri istihbarata odaklanmak durumda, sivil değil. Karşınızdaki ordu ne yapıyor, hangi stratejiyi izliyor. Bunları askeri noktalardaki istihbarata, asker odaklanacak. İstihbarat, askerliğin ayrılmaz bir parçası ancak Genelkurmay Başkanlığını biz bu noktada kendi asli işine odaklamadığımız sürece, Genelkurmay Başkanlığının diğer işlerden, bu işlere yeteri kadar zaman ayırmasını beklemek beyhude.'

Milli Savunma Bakanı Işık, Batı demokrasilerinde Milli Savunma Bakanlığının yapması gereken işlerin yüzde 80'inin Türkiye'de 15 Temmuz'a kadar Genelkurmay Başkanlığının yürüttüğünü söyledi.

Bu işler ayrıldığında birilerinin kıyameti kopardığını aktaran Işık, 'Gücün dengelenmesi Türkiye için çok gereklidir. Bir daha Türkiye'de darbe üretecek hiçbir yapının kalmaması gerekiyor. Eline silah verdiğiniz insanların üzerinde demokratik denetimi arttırmak zorundasınız. Bunu dünya 80 sene, 100 sene önce yapmış. Biz şimdi silahı veriyoruz ama demokratik denetim yok. Ondan sonra adamın kafası bozuluyor muhtıra veriyor, kafası bozuluyor darbe yapıyor. Kendine bir takım gerekçeler üretiyor milletin geleceğini çalıyor.' diye konuştu.

Işık, parlamento denetiminin çok global bir denetim olduğunu, bunun demokratik denetim anlamına gelmeyeceğini dile getirdi.

Asker ve sivilin birlikte çalıştığı mekanizmaları oluşturmanın önemine değinen Işık, şunları anlattı:

'Milli Savunma Bakanlığının idari kadrosunda bakan, bakan yardımcısı ve 4 tane müşavirin dışında hiç sivil yok. Böyle bir şey olabilir mi? Burada önemli olan askerle sivilin iç içe çalışması. Bu tip bir adım atıldığı anda maalesef iyi saatte olsunlar, öyle bir yaygara koparıyor ki, sanki AK Parti Türk Silahlı Kuvvetlerine karşıymış, gücünü azaltmak istiyormuş gibi bir yaygara, hala kopartmak istiyorlar. Bu kadar darbe girişimine maruz kalmış bir ülkede, hala bu yaygarayı koparmaya çalışanlar var. İktidarlar geçicidir, öneli olan ülkedir, devlettir. Siz öyle kurumsal mekanizmalar oluşturacaksınız ki bu devleti hiç kimse bir daha ele geçirme gayeti içine girmeyecek. AK Parti 14 yıldır iktidarda ama Türkiye Cumhuriyetinin ömrü 14 yıl mı? Bu bir parti meselesi değil sistem meselesi. Sistemi değiştirmedikten sonra, sistemde emniyet mekanizmaları oluşturmadıktan sonra bugün FETÖ olur, yarın ÇETÖ olur, METÖ olur, birisi olur. Bunun için önemli olan burada sistematiği doğru kurmak ve bir daha Türkiye'de Türk Silahlı Kuvvetlerini, özellikle hiç kimsenin ele geçirme gayreti içerisine girmemesini sağlamak.'

-Fırat Kalkanı Harekatı

Bakan Işık, 'Balyoz darbe' iddiası mağdurlarının göreve dönmeye başladıklarını söyledi.

Pilot açığını kapatmak için ciddi bir çalışma yaptıklarını, acil ihtiyaçlar noktasında bir açıkları bulunmadığını aktaran Işık, 'Bir savaş durumunda pilotumuz var ama dünya standartlarını yakalamak açısından açığımız var, onunla ilgili çalışıyoruz. Ara sınıflara öğrenci alacağız, Hava Harp Okulu için 350 kişi öğrenci alacağız şu ana kadar 3 bin 800 başvuru oldu.' ifadelerini kullandı.

Askeri liselerin kaldırıldığını hatırlatan Işık, harp okullarının, Milli Savunma Üniversitesi çatısı altında devam edeceğini belirtti.

Bakanlık olarak liselerin yine bir eğitim yuvası olarak devam etmesi için çalışma yürüttüklerini dile getiren Işık, uçuşa yasak bölge konusuna ilişkin bir soru üzerine de şunları kaydetti:

'Fırat Kalkanı Harekatında hedefimizden biri de orada güvenli bölge oluşturup insanların kendi topraklarında yerleşmesini sağlamak. Bunun için uçuşa yasak bölgeyi istiyoruz. Orada hiç kimse gelip de mültecilerin üzerine ya da orada yaşayanların üzerine bomba bırakmasın. Bu Fırat Kalkanı Harekatının sonuçlarından biri olacak.'

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, sınıra örülen güvenlik duvarının 250 kilometrelik bölümünün bitirildiğini ifade ederek, 'Önümüzdeki baharda tamamını, Suriye sınırını 911 kilometre, bir 85 kilometre dere falan var, tamamı bitmiş olacak. Evvelsi gün Gaziantep'teydim, Kilis'teydim. Gerçekten duvar yapılan yerlerde sınırdan kaçak geçişler sıfıra yakın düzeye düşmüş. Caydırıcılığı çok yüksek bir önlem. 2017'nin ilk 3 ayında bitiririz diye hedefliyoruz.' diye konuştu.
Kaynak: AA