USD (Alış - Satış) : 3,52 - 3,52 EURO (Alış - Satış) : 4,13 - 4,13

Sıcak Haber : İşçileri taşıyan traktör devrildi: 7 ölü, 10 yaralı!..

Amatör sporcuların şikayeti ilgisizlik ve ödül yönetmeliği

Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) tarafından bu yıl 48.'si düzenlenen Sporun Zirvesi Semineri'nin öğleden sonra yapılan oturumunda amatör sporcula

Diğer / 05 Ocak 2011 Çarşamba 14:45
Amatör sporcuların şikayeti ilgisizlik ve ödül yönetmeliği

Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) tarafından bu yıl 48.'si düzenlenen Sporun Zirvesi Semineri'nin öğleden sonra yapılan oturumunda amatör sporcular sıkıntıları ve gelecekle ilgili hedeflerini açıkladılar. Sporcuların ortak sıkıntısı ise ödül yönetmeliği ve ilgisizlik olarak ön plana çıktı.

Antalya'da Club Hotel Sera'da yapılan seminerin öğleden sonraki ilk oturumunda, 'Gözümüz, umudumuz onlarda. Madalya avcıları' başlıklı oturumda halterci Nurcan Taylan, güreşçi Selçuk Çebi, tekvandocu Bahri Tanrıkulu ve boksör Gülsüm Tatar basında gerektiği gibi yer alamamaktan şikayet ettiler.

Boksör Gülsüm Tatar, olimpik olamamanın sıkıntısını çektiğini ama 2012'de Londra'da altın madalya alacağını belirterek, ''Branşımız olimpik değildi, bu yüzden çok üzülüyordum ve neden bu sporu yapıyorum diye isyan ettim. Bu yüzden çok sıkıldım, cezalar da aldım. Bayan boksu 2004 yılında olimpik oldu, şimdi severek çalışıyorum. Ailecek boks yapıyoruz. Amcam ve dayımlar boksör. Annem ve babam boks yapmamı istemedi. Annem, burnun kırılır, kaşın açılır diye itiraz etti. Boksa gizli başladım, abim antrenmanlara götürdü. Başarılar gelince de ailemin de desteğini aldım.'' dedi.

1988'de Seul'de Kibar Tatar amcan olarak olimpiyatlardaydı şimdi de sen 2012 Londra Olimpiyatları'nda yarışacaksın, neler hissediyorsun? sorusuna ise Gülsüm Tatar, ''Bu spor önce olimpik değildi, eğer olsaydı benim şuana kadar 2-3 olimpiyat madalyam olurdu. 2012 Londra Olimpiyatları'nda altın madalyanın tadını almak ve o sevinci yaşamak istiyorum. Bunun için biz elimizden gleni yapacağız. Genel müdürlük ve federasyonumuzdan da destek bekliyoruz. Olimpiyat basite alınacak bir organizasyon değil. Sorumluların elinden geleni yapması gerekiyor." diye cevap verdi.

60 ve 64 kilolarda Avrupa şampiyonluğunun olduğunu da belirten Tatar, ''Üniversite okuyorum, bu da düzensiz bir sporcu hayatım olmasına neden oluyor. Dünya şampiyonasına kısa bir çalışmanın ardından gidiyorum. Olimpiyat böyle olmayacak. Üniversitede bir boks hocam var onun sayesinde çalışmalarım oluyor. Kulübüm, antrenörüm, özel diyetisyenim ve doktorum yok. Kayseri Birlikspor'un sporcusuyum. Bunun için de mutlmuyum, Fenerbahçe'de kaybolup gidiyordum, çünkü orada sadece futbol var. Biz 7 kardeşiz, babam emekli öğretmen ihtiyaçlarımız var, bunu da Kayseri karşılıyor.'' dedi.

Gülsüm Tatar, aylık kazancının ise 2 bin 250 TL olduğunu söyledi.

NURCAN TAYLAN: HEDEFİM 2012 LONDRA OLİMPİYATLARI

Olimpiyat şampiyonu Halterci Nurcan Taylan ise, Türkiye'de kadın sporcu olmanın zorluklarını anlatırken, 11 yaşında bu işe başladığını belirterek, ''İyi kötü günler geçirdim. 2004'te iyi giderken 2008'de yaşadıklarımdan sonra podyumda bırakmak istedim. Fakat 2010 Antalya yeniden doğuşum oldu. Şimdi çok iyiyim, ailemin çok büyük desteğini gördüm. Şimdi hedefim 2011 Avrupa şampiyonası. Erkeklerin yaptığı ağır bir sporu fedakarlıklarla yapmaya çalışıyorum. Haftanın 6 günü antrenman ve günde 6 saat çalışıyorum. Sadece pazar günleri dinleniyorum. Bugün buradayım pazar günü antrenmanım var bugün izinliyim.'' dedi.

Nurcan Taylan, ''Büyük kulüpler, bir türlü iyi bir sponsor olmadı. Antalya'dan sonra bunların yazılmasını istemedim. 2012 Londra'ya tek başıma hazırlanacağım, çünkü böyle daha iyi oluyor. Basketbol Milli Takımı'nın aldığı ödüllerle biz amatörlerin aldığı ödüller tartışıldı. Biz de iyi ödül alıyoruz ama sahipsiziz. Gençler amatörlere yapılanlara bakınca bu tür sporlara yönelmiyorlar.'' diye konuştu.

Nurcan Taylan, rakipleri ve Londra için nasıl hazırlandığı, sıkletinde değişiklik olup olmayacağı şeklindeki soruya ise, ''2004'te başarılı oldum, 2008'de bana Mehmet Atalay büyük destek verdi. 2012 için çalışıyoruz. Dünya şampiyonasında rakiplerimiz Çinli, 53 kiloda yarışacağım. Dünya şampiyonasında, 48 kiloda olabilir. Sıkı çalışıyorum, hedefim Avrupa ya da dünya şampiyonluğu değil 2012 Londra Olimpiyatları'nda rekorlarla yeni bir şampiyonluk yaşamak istiyorum.'' diye konuştu.

BAHRİ TANRIKULU: HEDEFİM OLİMPİYAT BARAJINI AŞMAK

Aile boyu sporcu olduklarını, Çağrı Tanrıkulu, Azize Tanrıkulu ile tekvando sporuna hizmet ettiklerini belirten Bahri Tanrıkulu, rakiplerinin de ailece sporcu olduğunu ABD'li Lopez ailesiyle madalya mücadelesi verdiklerini söyledi.

Ankara'da Demetevler'de bu spora başladığını, sağlık için doktorlar tarafından yönlendirildiğini belirten Bahri Tanrıkulu, ''O zaman bile Avrupa ya da dünya şampiyonu olmak için elimi açıp Allah'a hep dua ettim. Diğer şampiyonlukları yaşadım, olimpiyat şampiyonluğum yok. Bunu başarmaya çalışacağım. Bir çok Avrupa şampiyonluğum, 3 dünya şampiyonluğu bir olimpiyat ikinciliğim var. Başarı var ilgi yok. Bir futbolcunun özel hayatı bile sayfalarca yer alıyor. Biz amatörler bir futbolcunun ayakkabısının ebadında bile gazetelerde yeralmıyoruz.'' dedi.

Futbolun basında yer alması için hiç bir futbolcunun futbolu anlatmadığını da belirten Bahri Tanrıkulu, ''Biz anlatıyoruz, başarıyoruz, kendimizi anlatıyoruz ama basında gerektiği gibi yer bulmuyor. Basketbolculara 28 milyar TL verildi. Bu beni ve benim gibi arkadaşlarımı rencide etti. Biz gerektiği ilgiyi ve desteği görmüyoruz. Yabancı futbolculara, antrenörlere, atletlere büyük ilgi var ve ödüller verildi ama bizler bundan yararlanamıyoruz.'' diye konuştu.

Tanrıkulu, ''Ödül yönetmeliğinde değişiklik oldu başarılı olduk. Ancak bu son ödül yönetmeliği amatör sporları engelleyecek. Sporculara ödül var, fakat biz yalnız çalışmıyoruz. Partnerimiz var, antrenörümüz var. Onların ödülleri kısıldı bu büyük engel teşkil eder. Dünya ve Avrupa şampiyonluklarının ödülleri, antrenör ve kulüplere verilen ödüller düşürüldü, bunlar amatör sporculara darbe vurur.'' diyerek, şöyle devam etti:

''Biz toplumu başarıya alıştırdık, onun için insanlar kanıksamıyor sanırım. Antrenör, idareci ve benim moralimi çok bozan bu ödül yönetmeliğinin yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Biz olimpiyatlar için kotaları aşmalıyız, bunun için çalışıyoruz. Temmuz ayında Azerbaycan'da baraj maçları yapılacak. Mayıs'da dünya şampiyonası var, Güney Kore'de birinci olup baraj maçını da geçerek olimpiyatlara gitmek istiyoruz. 4 kişiyle baraj maçlarına gireceğiz, inşaallah 4'te 4 yapar olimpiyatlara öyle gideriz.''

Bahri Tanrıkulu, devşirme sporcuya karşı olduğunu, milli marşı bilmeyen sporcuların milli mayo giydiğini belirterek, devşirme sporculara verilen paralarla Türkiye'de çok iyi sporcular yetişebileceğini söyledi.

SELÇUK ÇEBİ: 2009 VE 2010 BENİM İÇİN ÜST DÜZEYDE GEÇTİ

Son iki dünya şampiyonasında aldığı altın madalyalarla adından söz ettiren Selçuk Çebi ise, protokolde kendilerini dinlemeye kimsenin kalmamasının amatör sporcular adına üzücü olduğunu söyledi.

Sabah oturumunda protokolda Antalya valisi, belediye başkanının olduğunu öğleden sonra amatörler olduğu için onların olmamasına üzüldüğünü belirten Selçuk Çebi, konuşmacı olarak katılan isimlerin 2012 Londra Olimpiyatları'nda altın madalya almaya aday isimler olduğunu fakat protokolden kimsenin buna itibar etmediği siteminde bulundu.

2009 ve 2010 yılının kendisi için en üst düzeyde geçtiğini belirten Çebi, ''Danimarka ve Rusya'da dünya şampiyonası yapıldı ikisinde de altın madalya aldık. Biz ülkemizi seviyoruz ve askeriyiz. Antrenörümüz, başkanımız ve yöneticilerimiz büyük gayret içindeler. Futbola ilgi çok büyük. Fakat Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ilk üç içerisindeyse Türk futbolu gelişmiş, ileriye gidiyor, Trabzon, Bursa, Kayseri gelince Türk futbolu geriliyor bu anlayış yanlış.'' diye konuştu.

28 yaşında 2 şampiyonluğu bulunan bir sporcunun bu kadar az derecesi olmasının nedeni nedir? sorusuna ise Çebi, ''Şeref Eroğlu gibi büyük bir sporcu önümüzde, yeri geliyor yeniyorsunuz ama yine gidemiyorsunuz. Bu durum hem şans hem şanssızlık. Kendini ispatlamış abiler arkadaşların ardından gelecek isimleri de yetiştirmek gerekiyor. Şeref Eroğlu 6 kez Avrupa, 1 dünya şampiyonluğu ve bir de olimpiyat ikinciliği var. Önümüzdeki bırakınca biz sudan çıkmış balığa dönüyoruz. 66 kiloda Şeref Eroğlu'dan sonra kimse yok. Hamza Yerlikaya'nın ardından kimse yok. Nazmi Avluca bıraktığı an ardından kimse yok. Şeref Eroğlu'nun 6 Avrupa şampiyonluğu 7 olsa ne olur 8 olsa ne olur. Onun yerine bir başkası gidemez miydi? Biz bütün bu olumsuzluklara rağmen Nurcan Taylan da Bahri Tanrıkulu da olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.'' diye cevap verdi.

2011 yılında Türkiye'de yapılacak Dünya Güreş Şampiyonası ile Türkiye'de bir güreş yılı yaşanacak. Senin hedefin nedir sorusuna ise Çebi, ''Hedefimiz tabii ki olimpiyat madalyası, bunu altın yapmak için çalışacağız. 2011 güreş yılı olacak. Ülkemizde olması büyük avantaj. Olimpiyat barajı belirlenecek. Sıkletinde ilk 6 içinde olmanız gerek. Evimizde yapılacak bir şampiyonada olimpiyat barajının yanı sıra takım olarak zirveye çıkmak. Herşeyimizden ödün vererek ülkemiz için çalışıyoruz, büyük başarılar için büyük fedekarlıklar yapıyoruz. Biz amatörüz ama profesyonellerden daha profesyonel yaşıyoruz. Eğer öyle yaşamasak hiç bir başarı gelmez.'' diye cevap verdi.

Selçuk Çebi, devşirme sporcu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada ise, ''Şahsım adına devşirme sporculara karşıyım. Grekoromen'de yok ama serbestte var. Çok paralar verilerek getirilen sporcular, Türkiye'deki gençleri demoralize ediyor.'' dedi.



Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı