USD (Alış - Satış) : 3,52 - 3,52 EURO (Alış - Satış) : 4,13 - 4,13

Erdoğan: Halkımız, milletimiz müsterih olsun

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Halkımız, milletimiz müsterih olsun; bizim ne bayrağımız üzerinde kimse herhangi bir tasarrufta bulunabilir, ne vatanımız üzerinde herhangi bir ameliyata girişebilir'' dedi.

Siyaset / 01 Ocak 2011 Cumartesi 06:40
Erdoğan: Halkımız, milletimiz müsterih olsun

Erdoğan, yeni yılın ilk dakikalarında, TRT Radyo-1 ve TRT FM'de 2010 yılını değerlendirerek, 2011'de izleyecekleri politikalarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Halkın yeni yılını kutlayan Erdoğan, 2011 yılının kardeşlik ve barış getirmesi temennisinde bulundu.

Başbakan Erdoğan, gerçekten çok verimli ve bereketli bir yılı geride bıraktıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Gerek iç politikada, gerekse dış politikada çok çok verimli bir yıl olmuştur, özellikle dış politikada. En önemli, yani 2010 yılına adeta damgasını vuran şüphesiz ki, 26 maddelik anayasa paketi olmuştur. Bizde ağırlıklı olarak referandum, halk oylaması anlayışı pek gelişmiş değil. Ama öyle ülkeler var ki, adeta her konuyu halka taşır, halka sorar, bu ileri demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Bizde ise bu pek yok. Bizler bugüne kadar bir, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilip seçilmemesini halka götürdük, iki, 5 yılda bir yapılan genel seçimleri 4 yıla indirme noktasında, bunu halka götürdük ve bu tür bir anayasa değişikliği yaptık. Bu defa 26 maddeden oluşan çok geniş kapsamlı, yargının yapısından tutun da, bütün kadınlarımızın hakkına varıncaya kadar gençlerin, özürlülerin hakkına varıncaya kadar, sendikaların hakkına varıncaya kadar, bütün bunları kapsayan bir anayasa paketinin halk oylamasına götürülmesiydi.

Yüzde 58 evet oyuyla bu halkımız tarafından kabul gördü ve o süreç gerçekten çok heyecanlı bir süreç oldu. Ve bu sürece katkısı olan tüm milletimize özellikle de şükranlarımı ifade ediyorum.''

Başbakan Erdoğan, ABD ve batı ülkeleri dahil, dünyada küresel finans krizinde büyük sorunlar yaşanırken, Türkiye'de 2001-2002 krizlerinde olduğu gibi hiçbir banka fona devredilmeden bankaların ayakta kaldığını, çok ciddi karlılıklar ortaya koyduğunu vurgulayarak, bunun bankacılık sektörünün ciddi olarak ayakta durması bakımından önemli olduğuna dikkati çekti.

Yakın komşu ülkeler ve diğer AB üyelerinde işsizliğin artış gösterdiğini anımsatan Erdoğan, Türkiye'de ise görevi devraldıkları 2002 sonundaki işsizlik oranlarına tekrar yaklaşıldığını belirtti. Büyüme oranlarının da arttığını ifade eden Erdoğan, uluslararası alanda Türkiye'nin kredi notunun sürekli yükseldiğini anımsattı. Bunun 2010'daki en büyük avantajları olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''İnanıyorum ki, 2011'de itibaren Türkiye 2008'de yakaladığı uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye girişi için bir zemin oluşturmuş vaziyette'' dedi.


2011 İÇİN ÖNGÖRÜLER

Başbakan Erdoğan, 2011 için öngörülerinin sorulması üzerine de, 2011'de seçim yapılacağını hatırlatarak, Mart ayından itibaren seçim kampanyasının başlayacağını söyledi

Erdoğan, şöyle konuştu:

''12 Haziran biliyorsunuz genel seçimler. Tabii bu 3 aylık süreç, özellikle bizi daha çok seçimle belki yoracak, ama biz seçim ekonomisi asla uygulamayacağız. Çünkü mali disiplinde taviz vermeyi düşünmüyoruz. Fakat benim beklentim, uluslararası sermayenin Türkiye'ye girdiği bir yıl olacak. Bu bizim işsizlikteki yaptığımız çalışmaları teşvik edecek ve işsizliği öyle zannediyorum ki istihdam noktasında olumlu istikamette teşvik edecektir. Bunun yanında da, tabii ki hedefimiz şu andaki kişi başına milli geliri daha yukarılara çekmektir. Malum, 10 bin doları yakalamış bir Türkiye var artık, işte bunun üzerine çıkacağız. Daha iyi bir noktaya geleceğiz.''

Türkiye'nin konumunun dünya barışı içinde de farklı olduğunu belirten Erdoğan, artık gündemi belirlenen bir Türkiye'nin olmadığına işaret etti.

Erdoğan, 1 Ocak'tan itibaren geçerli olmak üzere çiftçi, esnaf ve öğrencilerle ilgili müjdeler verdiğini de anımsatarak, bu öğrencilere verilen yardımların arttırıldığını, üniversite öğrencilerine verilen burs ve beslenme yardımlarında artışlar yapıldığını, artık Türkiye'de eğitimin önünde bir engelin kalmadığını söyledi.

Ortadoğu ve AB sürecine verdikleri önem başta olmak üzere tüm dünyada bir aktör olarak yerlerini alacaklarını ifade eden Erdoğan, ''Bakarken sadece 2011'de ne olacak diye bakmıyoruz, biz artık 2023'ü konuşuyoruz. Yani Cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye nerede olacak, onu ortaya koyuyoruz. 100. yılla ilgili hedefimiz Türkiye dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yerini alacak, hedefimiz bu. Bütün hesaplarımızı, planlarımızı buna göre yaptık. Zaten Haziran seçimlerinde de bütün seçim beyannamemizi yine aynen bu minval üzerine yürüteceğiz, 4 seneyi konuşmayacağız, 12 seneyi konuşacağız'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, 2011 yılının tüm ülke, millet ve tüm insanlık için barışa ve kardeşliğe vesile olması temennisinde bulunarak, ancak hepsinden önemlisinin son dönemde ülkede meydana getirilmek istenen nifak tohumlarına, ayrımcılıklara karşı tamamen el birliği ve gönül birliği içerisinde, gayret içinde olunması gerektiğine vurgu yaptı.

''HALKIMIZ VE MİLLETİMİZ MÜSTERİH OLSUN''

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Halkımız, milletimiz müsterih olsun; bizim ne bayrağımız üzerinde kimse herhangi bir tasarrufta bulunabilir, ne vatanımız üzerinde herhangi bir ameliyata girişebilir. Biz her zaman söylüyoruz, 8 yıl önce partimizin iktidara gelmesinden önce, partimizi kurduğumuz gün açıkladığımız hatlarımız var. Bunların en önemlisi, biz dedik ki, tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek devlet. Bu çerçeve içerisinde şunu da söyledik, biz bir defa bölgesel milliyetçiliğe, etnik milliyetçiliğe, dinsel milliyetçiliğe karşıyız dedik. Bu vatan toprakları içerisinde 73 milyon bir olacağız, beraber olacağız. Ayrımcılığa asla fırsat vermeyeceğiz ve 780 bin metrekarelik vatan toprağımızın tamamını modern bir şekilde ayağa kaldıracağız. İşte onun için bütün alt yapıyı değiştiriyoruz.''

Ulaşım alanında yapılan atılımlara dikkati çeken Erdoğan, bunların daha da ileri bir konuma geleceğini belirtti. Erdoğan, ''Hepsinden öte biz yaradılanı, Yaradan'dan ötürü sevmeye devam edeceğiz, Kürdüyle Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle hiç farketmez'' dedi.

TRT'nin Kürtçe ve Arapça yayınlara başladığını da hatırlatan Erdoğan, bunların kendilerinin bir ayrımcılık yapmadığının bir göstergesi olduğunu söyledi.

Kaynak : AA



Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı