'Başbakan sembolik imza makamı değil'

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, YAŞ'ta yaşanan imza krizini değerlendirirken, "Bu süreç içerisinde bu makam...


Adalet Bakanı Sadullah Ergin, YAŞ'ta yaşanan imza krizini değerlendirirken, "Bu süreç içerisinde bu makamlar sembolik imza makamları değil. Bu karar sürecinin birer parçası her bir aşaması. Dolayısıyla bunlar anayasal ve yasal bir çalışma metodu içerisinde yapılan hususlar. Burada teklif yapılmış olabilir, bu teklif içerisinde belli unsurlar onay makamları tarafından uygun görülmemiş olabilir" dedi.

Ergin, Gazeteci Ömer Şahin'in hazırlayıp sunduğu "Görüş Farkı" programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Ergin, Hasan Iğsız'ın Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na getirilmemesini, "Her şey anayasaya uygun olarak yapılmaktadır. Burada bir teklif yapılmıştır fakat belli unsurlar onay makamınca uygun görülmemiştir" sözleriyle değerlendirdi.

-BAŞBAKAN, YAŞ'TA SEMBOLİK İMZA MAKAMI DEĞİL-

Ergin, YAŞ toplantısında yaşanan gelişmeleri, "Bu süreç içerisinde bu makamlar sembolik imza makamları değil. Bu karar sürecinin birer parçası her bir aşaması. Dolayısıyla bunlar anayasal ve yasal bir çalışma metodu içerisinde yapılan hususlar. Burada teklif yapılmış olabilir, bu teklif içerisinde belli unsurlar onay makamları tarafından uygun görülmemiş olabilir" sözleriyle değerlendirdi.

-GEÇMİŞTEN FARKLI OLABİLİR AMA YAPILANLAR YASAL-

Daha önceki yaş toplantıları ile son toplantı arasında farklı bir durum yaşandığına dikkat çeken Bakan Ergin, "Geleneklere göre bundan önceki mutat uygulamalardan farklı bir durum var. Evet olabilir ama, bu anayasa ve yasalar içinde olan ve kurulun YAŞ'ın hareket alanı içinde olan hususlardı. Gerçekleşen ihtimal öngörülecek bir ihtimaldi" dedi.

-HÜKÜMETLE ASKER ARASINDA "DEVLET KRİZİ" Mİ?-

Ergin, Hükümet ile asker arasında "kriz yaşandığı" iddialarını, "Yeni açıklanan Yaş kararlarıyla ilgili olağanüstü bir durum yok, kararlar yapılan çalışmaların sonucu.YAŞ bir devlet krizine dönüşmedi, anayasa ve yasalar çerçevesinde tutumlar sergilendi. Her şey kurallar çerçevesinde işliyor. Süreç kendi içinde çözümünü üretecektir" sözleriyle görüşünü dile getirdi.

Bakan Ergin, 102 subayın ifadeye gitmediğine yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine, "Avrupa Birliği sürecinde Türkiye demokratikleşiyor ve adalet konusunda da çok iyi yerlere gidiyoruz. Yargıda çifte standart hükümetimiz döneminde hiç olmadığı kadar tarafsızlaştı ve çifte standart gittikçe azalıyor" karşılığını verdi.

Ergin, Başsavcı Cihaner ve Sincan Hakiminin nereye gittiğine yönelik bir soruyu, "Bu konudaki kararları bilsem de teyit etmem. Hakim ve savcılarımzda en yüksek memniyeti sağlamaya çalışıyoruz" diye konuştu.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, konuşmalarından bazı satır başları ise şöyle:

-ERGENEKON SAVCILARI DEĞİŞİYOR MU?-

"Bir savcının yaptığı işten dolayı yerinin değiştirilmesi gibi yaptırımların gündeme gelmesi yargı bağımsızlığına iç tehdittir. Biz bunlara karşıyız. Toplumda iç tehdit olarak algılanacak dünyaya da izah edemeyeceğimiz durumlara karşıyız. Savcı Sarıkaya meslekten ihraç edildi ve hala AB İlerleme Raporlarında bu konu hala önümüze gelmektedir."

-AKP, YARGIYI ELE GEÇİRMEK Mİ İSTİYOR?-

"Bunların tamamı afaki düşünceler. Anayasa Mahkemesinin bir çok ülkede üyelerinin çoğunu parlamento atar. HSYK ile ilgili ise yaptığımız düzenlemeler daha bağımsız bir yargıyı hedefliyoruz ve yürütmenin etkisini azaltıyoruz. Dünyaya baktığımızda ise Venedik Konseyi ise yaptığımız değişiklikleri olumlu buldu ve bizim kriterlerimize yakın düzenlemelerdir dedi. Dünyadaki otoriteler bunun doğru yönde bir adım olduğunu söylerken bizdeki muhalefet karşı çıkıp bir öneride getirmiyor. Hem Anayasa Mahkemis ve HSYK ile ilgili adımlarımız doğru adımlardır ama hala yeterli değildir. Parlamentonun çok daha fazla etkisi olmalıydı."

-REFERANDUM-

"Türkiye bir yolculuğa çıktı. Evrensel demokrasi adına ileri adımlar atılıyor. Bu ülkede darbe anlayışıyla yolumuza devam edemeyiz. Anayasa değişikliği darbe ve müdahalelere karşı ilkesel duruşu ifade ediyor.Bunun içinde 27 mayıs var, milletin sevdiği insanlara karış yapılan zulme çıkış var, 28 şubata, 27 nisana karşı çıkış var. Demokrasinin taçlandırılması bu mücadelenin kazanılmasına bağlı."

-HERONLAR-

"Ama elbette ki bu yargı sürecinin sonucunu bekleyecek, fakat vatandaşın kafasında oluşan şüpheler, bir takım algılar mutlaka tatmin edici şekilde açıklığa kavuşmalı. Vatandaş huzur içerisinde olan hadiseleri izah eden bilgilerle buluşabilmeli. Önümüzdeki süreçte ben inanıyorum ki, hem yargısal sürecin sonucunda, hem yapılacak belki yeni açıklamalarla vatandaşın kafasında bu soru işaretleri azaltılmalı, ortadan kaldırılmalı, bu çok önemli."

-CHP'NİN SUÇ DUYURUSU-

Ergin, CHP'nin Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt hakkında yaptığı suç duyurusunu değerlendirirken, "CHP,yaşanan sürece ilişkin suç duyurusunda bulundu. Tamam, güzel bir yaklaşım. Ama bence o sürece katkı veren, işbirliği içerisinde davrananları da (onur öymen) beraber katmalıydı orda şüpheli sıfatıyla. Yani sayın Büyükanıt'ın yanına destek veren açıklamaları koyanları da koyabilirdi CHP. Ben o zaman derdim ki tamam, bu gerçekten samimi bir yaklaşım. Aksi halde o süreçte bu e muhtıra sürecine destek veren bizzat CHP'nin kendisidir" dedi.

-35. MADDE'Yİ DEĞİŞTİRMEYE VARIZ-

Ergin, TSK'nın İç Hizmet Kanunu'nun 35. Maddesi ile ilgili görüşlerini de şöyle dile getirdi:

"İç hizmet 35'teki sıkıntılı, sakıncalı düzenlemeleri değiştirmeye, kaldırmaya biz başından beri varız. Sayın Başbakanımız beyan etti bunu. Ama iç hizmet 35'teki yanlışları düzelteceğim diye yola çıkıp 35'i daha da güçlendiren bir metin getirirseniz elbette ki ben buna katılmam. Ama o yazımdaki sakıncaları müzakere ederiz CHP'yle, inanıyorum ki onlar da kabul edeceklerdir, eğer demokrasiyi güçlendirme yolunda bir adım için yola çıktıysa CHP, biz CHP'yle uzlaşırız. 35'i oturur beraber yazarız. Sakıncalı yorumlara yol açacak düzenlemeleri beraberce bertaraf ederiz. Yeter ki demokrasiyi güçlendirecek adımlar olsun, her partiyle her işbirliğine gireriz. Biz çok netiz, çok açığız, hiçbir önyargımız yok, hiçbir ön şartımız da yok."

-11 BİN HAKİME 65 TRİLYON ÖDENECEK-

Ergin Yargı çalışanları için de bir müjde verdi. Ergin, "Şu anda yargı çalışanları için müjdeli bir haberimiz var. O da yaklaşık 11 bin hakim savcımızın doğrudan istifade edeceği, 37 bin civarında da yargı çalışanının istifade edeceği bu havuz paraları ki 65 trilyona ulaştı zannediyorum. ümit ediyorum bayramdan önce yetişir, ama yetişmezse bayram sonrasında bu paralar çalışanlarımıza ve hakim savcılarımıza ödenecektir" diye konuştu.

Ergin, Kasım ayında idari yargı için 50 kişilik bir alım sınavı yapılacağını, Aralık ayında da adli yargı için 400 kişi almak üzere sınava çıkaracaklarını bildirdi.