USD (Alış - Satış) : 3,88 - 3,89 EURO (Alış - Satış) : 4,58 - 4,58

Bakan Ergün Antalya'da

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 'Türkiye'nin ilerlemiş hastalıklarını tedavi ediyoruz. Biz hastayı tedavi ederken arkamızdan iş çevirenlerle de uğraşıyoruz' dedi.

Siyaset / 27 Şubat 2010 Cumartesi 13:49
Bakan Ergün Antalya'da

Kemer ilçesinde düzenlenen İl Sanayi ve Ticaret Müdürleri Toplantısı için Antalya'ya gelen Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ilk olarak Vali Alaaddin Yüksel'i ziyaret etti. Ardından AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Bakan Ergün, burada partililere seslendi. Konuşmasında muhalefeti halkın ne yaptığını bilmemekle suçlayan Bakan Ergün, "Muhalefet 'Oyunu bir ton kömüre sattı. Oyunu iki torba gıda yardımına sattı' diye halkı suçluyor. Nankör millet politikası güden partiler var. Demokrasi böyle bir
şeyi kaldırmaz. Demokrasilerde partiler halktan destek almadıkları zaman hatayı kendilerinde aramalıdır" dedi.
Antalya'da yerel seçimleri kaybettikleri için nerde yanlış yaptıkları konusunda durum değerlendirmeleri yapmaları gerektiğini de anlatan Ergün, sözlerine şöyle devam etti:
"Biz Antalya halkını iyi anlamalıyız. Biz halkı suçlamak yerine nerede yanlış yaptığımızı iyi bilmeliyiz. Bazı partiler Türkiye'yi anlamıyor ve halkı suçluyor. Onların halkı suçlamaları Türkiye'de olanı biteni halkın ne istediğini anlamamalarından kaynaklanmaktadır. Bazı muhalefet partileri, Anadolu'nun birçok şehrinde partilerin dengeli dağılımı olmaması nedeniyle halkın ne çile çektiğini anlayamıyorlar. Türkiye'yi anlamak için dinamik teşkilatların olacak."
Türkiye'de demokrasi eksiğinin olduğunu dile getiren Ergün, "Demokrasi içinde çözülmesi gereken sorunları var. Sorunlara ilgisiz kalamayız. Siz sorunları görmüyor ya da görmezden geliyor olabilirsiniz ama bizim böyle bir şansımız yok. Biz geniş kitlelerle muhatap olan halkla güçlü bağı olan bir partiyiz. Siz görmüyorsunuz diye bu sorunlar yok mu oluyor. Oy almadığın bölgelerde hiç sorun yok mu sanıyorsun. Oy almadığın yörelerdeki vatandaşın sesini hiç duymuyorsunuz" şeklinde konuştu.
İnsanlarda en derin yaranın etnik ve dini farklılıklar nedeniyle açıldığının altını çizen Ergün, şunları söyledi:
"Böyle sorunlar kalıcı iz bırakır. Bu tür problemler su, sağlık ve eğitim kadar önemlidir. Bu problemler uzun süre çözülemiyor olması başka komplikasyonları yaşanmasına neden oluyor. Basitçe çözülecek problemler çözülmeye çözülmeye demokrasi, insan hakları ve hukuk içinde halledilmeye halledilmeye teröre dönüştü. Demokrasiyi ilerletememek insan hakkı ve özgürlükler konusunda geç kalmış olmak bizi terör problemi ile karşı karşıya kalmamıza neden oldu. İçeride çözebileceğimiz bir konu yurt dışına çıktı ve
istihbarat örgütlerinin el attığı bir mesele haline geldi. Demokrasiyi ihmal edersen, insan hakları hukukunu ihmal edersen sorun kangrene dönüşür."

"BİZ BU KADAR MEŞGULİYET İÇERİSİNDEYKEN ARKADAN BAŞKA FİLM ÇEVİRMEYE ÇALIŞIYORLAR"
Çözmeye çalıştıkları konunun ilerlemiş hastalığın çözüme kavuşturulması olduğunun altını çizen Ergün, "Hastalığın tedavisini yapıyoruz. Kalbi tedavi etmek için ilaç veriyoruz ardından akciğer de sorun oluyor. Doktorun işi de zor. Bizim şuan ki yaptıklarımız da buna benziyor" dedi. "Biz Türkiye'nin ilerlemiş hastalıklarını tedavi etmeye çalışıyoruz" diyen Ergün, "Bize sürekli engel çıkartan muhalefet nedeniyle zorluk yaşıyoruz. Biz hastayı tedavi ederken muhalefet elimizden çekiştiriyor, 'aman iğne yapma
aman ilaç verme. Hastayı öldüreceksin' diyor. Bizi itiştirip, kakıştıracağına, eteğimizden çekiştireceğine bize yardımcı olsan ya. Hastanın moralini bozma. Bu tür tedavilerde moral çok önemlidir. İlerlemiş hastalıkların tedavisinde moral önemlidir. Biz bu kadar meşguliyet içerisindeyken arkadan başka film çevirmeye çalışıyorlar. Biz milletin derdine odaklanmışken arkamızda ne hesaplar, tezgahlar dönüyor. Bir de bu filmler ile uğraşıyoruz" diye konuştu.
İlkelerden taviz vermeyen bir parti olduklarını anlatan Ergün, "Partililerimiz bazen galeyana gelip, konuşmanın cazibesini kapılıyorlar. Bazen karşı taraf sizi heyecanlandırabilir. Kalabalık ve alkışların cazibesine kapılıp sözün nereye gittiğini unutmanın maliyeti yüksektir. Bu tür konuşmalar toplumda güveni azaltır. Halkın bize 'Bunlar ilkeliydi. Ne olmuş ilke partiye' denmesine yol açar. Bizim böyle davranmamız doğru olmaz. Başkası kötü şey söylese bile biz karşılık vermeyiz Anlık kızgınlık aklı ve
bilinci ortadan kaldırır" dedi.

ATSO'YA ZİYARET
Bakan Ergün, daha sonra Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nı (ATSO) ziyaret ederek Antalyalı iş adamlarıyla bir araya geldi. Ergün, Antalya'nın ticaret ve turizmin yanında son yıllarda da sanayi sektörü de hızla geliştiğinin altını çizdi. Antalya'nın sorunlarını iyi bildiklerini kaydeden Ergün, "Sorunlar bizi kendisine mahkum edip büyük fotoğrafı görmekten alıkoymamalı. Bizim içinde boğuştuğumuz sorunlar var bir de bizim etrafımızda bizim dışımızda gelişen olaylar var. O olayların içinde çok fırsatlar ve
tehditler bulunuyor. O fırsatları da görmek için bir miktar geri çekilmek imkanına da sahip olmalıyız. Yoksa sadece problemler bizi kendi girdabında sürükler durur" dedi.
Antalya'ya gelen turistlerin orta gelir düzeyinde olduğunu ve bu nedenle turizmin niteliğini arttırmak gerektiğini belirten Ergün, "Antalya iklimi, limanı, serbest bölgesi, organize sanayi bölgesi ve kaliteli oteller ile yatırım konusunda elverişli bir ildir. Özellikle tarım ve turizme dayalı sanayi sektörlerinin burada daha fazla güçlenmesi gerekiyor. Antalya hazır gıda sektöründe Avrupa ve Avrasya'nın en önemli merkezlerinden olmaya adaydır. Hükümet olarak biz bu şehre ve şehrin sorunlarını çözme
konusunda özel önem veriyoruz. Çünkü Antalya bizim vitrin illerimizden bir tanesidir. Türkiye'nin potansiyelini Dünya'ya tanıtabilmek açısından en önemli kentlerimiz arasında yer almaktadır" ifadelerini kullandı.
Antalya'nın Türkiye'nin imajı açısından büyük bir rolü olduğunu ifade eden Bakan Ergün, "Antalya'ya yapılan her yatırım Türkiye'nin imajına yapılmış yatırımdır" dedi.
Bir ülkedee'fcşür."

" demokrasi standardının ne kadar yüksek olursa sanayi üretim, istihdam ve ihracat alanlarının da o kadar genişlediğini dile getiren Ergün, "İnsanların yatırım, ticaret ve iş yapabilecekleri hak ve hukukun hakim olduğu bir zemin oluşturmalıyız ki o ülkede sanayi de ekonomi de ticaret de ilerlesin" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin küresel krize sağlam temeller üzerinde girdiğinin altını çizerek, "Krizden diğer ülkelere göre az bir hasarla çıktık" diyen Ergün, "Türkiye'de krizden kaynaklanan yoğun yağış hayatı bir süre yavaşlattı ama kalıcı bir hasar oluşturmadı. Biz yolumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Önümüzde yeni uzun bir dönem var. Yüksek hızla ilerleyen ihracatı ve üretimi artan bir dönem var. Havanın durumunun düzeldiğine dair ekonomiden olumlu işaretler alıyoruz. Türkiye'nin krizden çıktığını belirten
göstergeler alıyoruz. Krizden çıkacak ilk ülkeler arasında olmamız önümüzdeki süreçte bizim için büyük bir fırsat olacaktır. Bu fırsatı iyi değerlendirmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.
Ergün, bazı siyasetçilerin ekonomik krizin hiç bitmeyeceği gibi bir politika izlediklerini kaydederek, "Bazı siyasetçiler vatandaşlara 'Kimse iş yerini büyütmenin hesabını yapmasın' diye uyarılarda bulunuyor. Böyle bir anlayış ile hareket edilebilir mi? Bu psikolojiyi topluma pompalamanın kimseye faydası yok. Bu yaklaşımların ekonomiye zarar verdiği ve Türkiye'ye büyük bir haksızlık olduğu açıktır. Kimsenin bu haksızlığı yapmasını kabul edemeyiz" dedi.

"BU YASA İLE SEBZE VE MEYVE FİYATLARINDA YÜZDE 20'LERE VARAN UCUZLAMA OLMASINI BEKLİYORUZ"
Kamuoyunda "hal yasası" olarak bilinen sebze ve meyve ile yeterli arz ve talep derinliği bulunan diğer malların ticaretinin düzenlenmesiyle ilgili kanunun kısa bir süre sonra yasalaşacağını hatırlatan Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu kanun ile sebze ve meyve ticaretini tarla ve sofraya kadar düzene koyuyoruz. Kayıt dışıyı kaldırıyor ve herkesimin menfaatine düzenlemeler yapıyoruz. Bu yasa ile sebze ve meyve fiyatlarında yüzde 20'lere varan ucuzlama olmasını bekliyoruz. Tasarının kanunlaşması ile birlikte tarladan sofraya kadar izlenebilir güvenli bir ticaret ve tüketim dönemi başlayacak. Sektörün yüzde 70'i kayıt dışı çalışıyor. Yeni yasa ile malların hal dışında da yapılabilmesinin önünü açıyoruz. Bu uygulama halleri
zayıflatmayacak aksine güçlendirecek bir uygulamadır. Kanun ile haller belirli bir alt yapı standardına kavuşacaktır. Malların izlenebilirliğini zağlamak amacıyla ürün künyesi getiriyoruz. Tüketici artık malın nerede üretildiğini belirten sertifika modeli getireceğiz. Örneğin Ankara'da hangi süpermarkete girseniz portakalın Finike portakalı diye satıldığını göreceksiniz. Künye uygulaması ile portakalların gerçekten Finike portakalı olup olmadığını üretici görecektir."
Alışveriş merkezlerinin bu ülkenin bir gerçeği olduğunu söyleyen Ergün, "İnsanlar yoğun bir şekilde bu tesisleri kullanır hale geldiler. Mekanlar ve koşullar değişiyor. Burada önemli olan toplumun her kesiminin menfaatini koruyacak ve piyasanın sağlıklı işlemesine izin verecek mekanizmalar oluşturmaktadır. Ekonomini gerçeğine uymayan adımlardan uzak duracağız. Alışveriş merkezleri nedeniyle bazı esnaf kesimlerinin zorluklarla ke'fcşür."

"arşılaştıklarını biliyoruz. Biz ülke olarak esnafı koruyacak yapısal çözümler geliştirdik mi? Bu sorulara dürüstçe cevaplar bulmadan alışveriş merkezleri kapansın gibi yaklaşımlar bizi nereye götürebilir. Bundan daha köklü sorunlar yaşıyorsak, dönüşüm sorunları yaşıyorsak bunları tartışmak çözüm olmaz. Biz büyük resme dünyadaki gelişmelere bakarak çözüm buluyoruz" dedi.
Türkiye'nin son yıllarda komşularla iyi ilişkiler içerisinde olduğunu belirten Ergün sözlerini şöyle tamamladı:
"İsrail ile zaman zaman sorunlar yaşanıyor. Bizim kimseye bir husumetimiz yok. İsrail halkına husumet besleyen bir ülke değiliz. Biz yanlışa karşıyız. Bir yerde yanlış bir politika varsa onun da yanlış olduğunu söyleyen bir ülkeyiz. Biz İsrail'e 'İzlediğin politikalar doğru değil. Ortadoğu'da barışa katkı sağlamıyor. Hem bölgeye zarar veriyorsunuz hem de barışa zarar veriyorsunuz. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil' diyoruz. Biz bunları söylemeyeceksek Türkiye o zaman Türkiye olmaz. Misyonunu yerine
getirmemiş olur. Tarihi ile uyuşmayan bir pozisyon elde eder. Bu politikalar siyasette Dünyada büyük bir itibar kazandırdığı gibi ekonomik ve ticari avantajlar kazandırmaktadır."
Bakan Ergün, konuşmasının ardından iş adamlarının sorularını yanıtladı.

AvrupaOrtadoğuİsrailAlışverişTicaret ve Sanayi Odası



Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı