USD (Alış - Satış) : 3,66 - 3,67 EURO (Alış - Satış) : 4,32 - 4,33

Ttk Genel Müdürlüğü'nden Eleştirilere Cevap

Türkiye Taşkömürü Kurumu'ndan son dönemlerde yerel medyada çıkan eleştirilere cevap yayınlandı.

/ 03 Aralık 2010 Cuma 16:26
Ttk Genel Müdürlüğü'nden Eleştirilere Cevap

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) İdari ve Sosyal İşler daire Başkanı Mustafa Kar ve Haberleşme ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü Nida Şentürk imzasıyla yayınlanan yazılı açıklama ile son dönemlerde kamuoyuna yansıyan kurum ile ilgili iddia ve eleştirilere cevap verildi. Türkiye Taş Kömürü Kurumu tüzel kişiliği ve kurum yöneticileri ve çalışanları hakkında haksız, asılsız ve eleştiri maksadını aşan haber ve yorumlara yer verildiği vurgulanan açıklamada, "Türkiye Taş Kömürü Kurumu'nun yapmakta olduğu işler ve uygulamaları hakkında, Genel Müdürümüz ve ilgili birimlerimizce basın kuruluşlarımıza gerek görsel yayınlarda gerekse bilgi notları ile yapılan bilgilendirmelere rağmen bilgi eksikliği gerekçe gösterilerek yapılan eleştirilerin hakaret boyutlarına ulaştığı kaygıyla ve üzüntü ile izlenmektedir. Kurumumuzun yapmakta olduğu iş ve işlemlerle ilgili yayımlanan haber ve yorumlar karşısında gerekli aydınlatıcı bilgi notları basınımızla paylaşılmasına rağmen başta kurumumuz yöneticileri ile çalışanlarımıza ve özellikle kurumumuzun manevi kişiliğine yönelik iftiraya varan söz ve yaklaşımlar karşısında mevzuatlar çerçevesinde yasal yollara başvurmamız kaçınılmaz olmaktadır. Ülkemizin yegane Taşkömürü üreticisi konumundaki Kurumumuzun ve Taşkömürü madenciliğinin ciddi sorunlarla uğraşmakta olduğu böyle bir dönemde, sığ ve faydasız polemiklerle suni gündemler yaratmak ve kamu oyunu meşgul etmek hem kendimiz hem de ülkemiz için zaman kaybı ve enerjinin boşa harcanmasından öte bir anlam taşımamaktadır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, kurum hakkında geçmiş dönemde de "PKK'lıları işe aldığı, bunun belgelerle ispatlanacağı, bir gün işe gelmeyen işçinin işten atıldığı, Genel Müdür'ün Ankaralıları işe doldurduğu, Zonguldak'ı ziyaret eden bazı dini kimliklerin kurum misafirhanesinde konakladıkları, yeni atanan Genel Müdür Burhan İnan'ın kurum kaynaklarını Hema'ya peşkeş çektiği, Hema'nın kurumun parasıyla yatırım yaptığı, Hema'ya verilen ikinci süre uzatımının yeni Genel Müdürümüz tarafından verildiği iddialarında hatırlatırken, zamanla bu iddiaların doğru olmadığının ortaya çıktığını belirtildi. Aynı açıklamada, Kurum lojmanları, 17 Mayıs grizu faciası ve liman hizmetleri gibi konulardaki eleştiri ve iddialara da cevap verildi.

LİMAN SORUNU
Açıklamada liman ile ilgili durumun AB standartlarına uyumu amaçlayan düzenleme ile meydana geldiği belirtildi. Zonguldak Limanı'nın yanı sıra bir çok ülke limaına tedbir uyglandığı belirtilen açıklamada, "Ülkemizdeki bütün limanların AB standartlarında hizmet vermesini amaçlayan yönetmelik düzenlemesi sonucu, Zonguldak Limanıyla birlikte pek çok ülke limanına tedbir uygulanmış, bu çerçevede eksikliklerin kurum imkanları dahilinde olanları giderilmiş, diğerleri için ise ilgili kurumlar nezdinde yapılan girişimler sonucu Limanın sağlıklı bir yapı ile hizmet etmesini sağlamak üzere tedbirler alınmıştır. Bu çerçevede Eren Holding'e ait limanda da pilotaj ve römorkaj hizmetlerinin sağlanması Kurumumuzun yetkisinde olduğundan, gerek Limanımızda, gerekse Eren Holding'e ait limanda hizmet vermek üzere iki adet otuz ton çekerli römorkör ile bir adet kılavuz botu kıyı hizmetleri genel müdürlüğünden kiralanmıştır. Uzun vadede giderilmesi ön görülen eksikliklerle ilgili gerekli ilk adımlar atılmış, süreç titizlikle takip edilmektedir" denildi.

KURUM LOJMANLARI
Aynı açıklamada, lojmanlar konusunda ise kurum lojmanlarının neden satılmadığını soran bir yaklaşımı doğru bulmadıkları ifade edildi. Yasal bir zorunluluk durumunda satışının söz konusu olabileceği belirtilen açıklamada, "Zira Kurum lojmanları için yasal zorunluluk olmadığı sürece satışı gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Hatta son yıllarda Kurum konutlarının tamir bakımına yönelik yatırımlara rağmen, Kamu konutları uygulamasından Kurumumuzun herhangi bir zararı söz konusu olmamıştır. Konutlarımız öz sermayemizin bir parçasıdır. Ve kira gelirlerimiz her zaman giderlerimizin üzerinde seyretmektedir. Kaldı ki; şehrimizde ve ülkemizde lojmanlara sahip tek kurum TTK değildir. Lojmanlarımızdan çalışanlarımız yararlanmaktadır. Ve onlar her şeyin en iyisine layıktırlar. Son derecede olağan olan bu durumun kurumun sürdürmekte olduğu bir yanlışmış izlenimi vererek tartışmaya açılması da anlamsızdır" ifadeleri yer aldı.

GRİZU PATLAMASI
17 Mayıs 2010 tarihinde Karadon Yeni Kuyu'da meydana gelen patlamada ölen ve halen cesedine ulaşılamayan 2 madencinin bulunmaması yönündeki eleştirilerin de yersiz olduğu kaydedildi. Açıklamada, "Karadon TİM' nde hazırlık galerilerini açan yüklenici firmanın çalışma bölgesinde 17 Mayıs 2010 tarihinde meydana gelen grizu infilakı sonrası Karadon Yeni Servis Kuyusuna düştüğü düşünülen şehit madencilerin naaşlarının bulundukları yerden alınarak ailelerine teslim edilmesini amaçlayan girişimlerin ve ihale sürecinin değerlendirilmesinde kullanılan 'üzüm yemekten ziyade bağcıyı dövmeyi' hedefleyen yaklaşımlar, kurumumuzca izaha muhtaç konuların belli başlı olanları olarak değerlendirilmektedir. Kurumumuzu, şehrimizi ve ülkemizi derin üzüntüye boğan grizu infilakı sonrası, Kurumumuz büyük bir risk üstlenerek kazada hayatını kaybeden 30 madenciden 28'inin naaşını çıkarmayı başarmıştır. Kuyuya düştüğü ön görülen iki madencimizin naaşlarına ulaşmak üzere tahrip olan elektronik, mekanik. elektro-hidrolik kuyu sistemlerinin temizlik, tamir,imalat ve yeniden montajını yapmak için 10 yıllık sözleşme ile anlaşmalı olduğu Çinli firma hemen gereğini yapmak üzere davet edilmiş fakat Çinli partnerimizin uzun süren yazışmalar ve görüşmelerden sonra keşif yapmak üzere bir teknik heyette göndermesine rağmen, böyle bir işi yapamayacağını ifade eden cevabi yazısıyla, Kurumumuzun herhangi bir kusuru olamamasına rağmen zaman kaybedilmiştir. Bilahare iş ihale edilmiş, yüklenici firma ile sözleşme imzalanmış, 26 Aralık 2010 tarihinde yer teslimi yapılmıştır. Firma elemanlarının bu günlerde ülkemize gelerek işe başlamaları beklenmektedir. Bu konuda yapılacak eleştirilerde, yer altı taşkömürü madenciliğinin doğası gereği bünyesinde barındırdığı olağanüstü riskler görmezden gelinmemeli, kurumuzun bu risklerin tehlikeye dönüşmesini engellemek amacıyla yaptığı yatırımlar, gösterdiği üstün çabalar mutlaka dikkate alınmalıdır" ifadeleri yer aldı. 1990 yılında Amasya Yeni Çeltek İşletmesinde meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden madencilerden dokuzunun cenazesinin çıkarılamadığı, 1992 yılında Kozlu TİM' nde meydana gelen patlama sonucu hayatını kaybeden 263 madencinin naaşlarının 5 yıla yayılan bir sürede çıkarılabildiği, son iki cenazenin ise 5 yıl 4 ay sonra çıkarılabildiği hatırlatıldı.
Yapılan eleştirilerin insaf ölçüleri gözetilerek yapılması istenilen açıklamada, kurumun bölgenin göz bebeği olduğu, Türkiye'nin tek koklaşabilir Taşkömürü kaynaklarını üreterek, milli ekonominin hizmetine sunduğu belirtilirken, yapılan tüm iş ve işlemler yasal olduğu ve her türlü denetime açık olduğu vurgulandı.



YAZARLARTAMAMI

EYÜP SULTAN

Türker Akıncı

HEDONİZM ÇARKI

Süleyman Beledioğlu
Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı