USD (Alış - Satış) : 3,66 - 3,67 EURO (Alış - Satış) : 4,33 - 4,33

AB'li dört bakan Türkiye'yi işaret etti

AB'li dört bakan genişleme süreci ile ilgili yapacakları Genel İşler Konseyi öncesinde ortak bir yazı kaleme alarak, birliği ekonomik sıkıntıdan Türkiye'nin kurtarabileceğine dikkat çekti

Ekonomi / 12 Aralık 2010 Pazar 07:02
AB'li dört bakan Türkiye'yi işaret etti

Brüksel'de yarın başlayacak olan genişleme süreci ve AB üyeliği yolunda ilerleyen ülkelerle hakkındaki görüşlerin tartışılacağı Genel İşler Konseyi toplantıları öncesinde AB’nin dört bakanı Türkiye’nin AB’ye alınmasını şiddetle destekleyen bir yazı kaleme aldı. İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Finlandiya Dışişleri bakanı Alexander Stubb’ın AB’nin geleceğini tartıştıkları toplantı sonrasında Türkiye hakkındaki görüşlerini International Herald Tribune gazetesine yazdıkları bir makaleyle duyurdu. Dört bakan Türkiye’deki “eksen kayması” iddialarına yanıt olarak “Asıl soru Türkiye’nin AB’ye sırtını dönüp dönmemesi değil, AB’nin temel değerlerine sırtını çevirip çevirmemesidir” yorumuna yer verildi. İşte IHT’de yayınlanan makalenin tam çevirisi:

DİNAMİZME İHTİYAÇ VAR

* Avrupa Birliği genişlemesi, esasen Batı Avrupa Kulübü’nün gerçekten bütün bir Avrupa Birliği’ne dönüşmesi, AB’nin en büyük başarı hikayelerinden biri oldu. Ancak tüm kıtaya daha ileri istikrar, demokrasi ve refah getirmek gibi tarihi görevler hala tamamlanabilmiş değil. Pazartesi günü, genişleme süreci ve AB üyeliği yolunda ilerleyen ülkelerle ilgili bakışaçılarını değerlendirmek üzere, Brüksel’deki Genel İşler Konseyi’nde AB’nin dört bir yanından gelen meslektaşlarımızla görüşeceğiz. Şüphesiz bu, son zamanlardaki içe dönük eğilimlere bir son vermek ve açık bir Avrupa vizyonununu yeniden canlandırmak için önemli bir fırsat olacak.

* Ekonomik krizler, Avrupa’nın daha büyük bir dinamizme ihtiyacı olduğunu gösterdi. Krizlerden çıkarken, ürünlerin, hizmetin, işgücünün ve sermayenin serbest dolaşımını genişletme fırsatını görmemezlikten gelemeyiz.

* Üstelik, AB, tüm kıta üzerinde hukuk yasasının güçlendirilmesiyle ve ortak Avrupa değerleri ve standartlarıyla ilgileniyor. Bu durum özellikle Avrupa’nın başlıca büyüyen lokomotiflerinden biri haline gelen AB’den esinlenmiş liberal reformları olan Türkiye’de açıkça bellidir.

* Kritik soru, Türkiye’nin Avrupa’ya sırtını dönüp dönmediği değil, Avrupa’nın 50 yıldır Avrupa entegrasyonuna kılavuzluk eden temel değerlere ve esaslarına sırtını dönüp dönmediğidir.

TÜRKİYE ETKİLİ BİR AKTÖR

* Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin sonuçları dikkate alınarak meydana gelen bazı endişeler var. Bunları anlayışla karşılıyoruz. Geniş ve özgüvenli bir ulusun meydana getirilmesi üzerine olan şüpheler bir zamanlar İngiltere başvurduğunda da mevcuttu. Kulübün eski üyelerinden güçlü bir muhalefetle karşı karşıya kalmıştı. İsveç ve Finlandiya da AB’nin kapısını çaldığında aynı tepkiyle karşılaşmıştı.

* Endişeler meşrudur. Ancak karşı iddia da gayet açık: Yeni üyeler Avrupa’nın ekonomik dinamizmine geri dönmesine ve dünya gündeminde ağırlığını yeniden koymasına yardımcı olabilir. Olası üyeleri liberal reformlar yapmaları ve insan haklarına tam saygı göstermeleri konusunda itekleyerek Avrupa’nın istikrar ve büyüme hacmi daha da büyüyebilir. Türkiye’nin hiçbir ülkede olmadığı gibi, Uzakdoğu’dan Akdenize kadar Avrupa’nın ticaret, güvenlik ve enerji ağlarına olan ilgisini geliştirebilme yeteneğine sahip olduğunu unutmamalıyız. Yeni açıklanan Genişleme Stratejisi Komisyonu’nun çalışmaları, üyelik bakış açısının hala zoraki bir değişim etmeni olduğu yönünde.

* Batı Balkanlardaki çatışmaların 15 yıl sonrasında, bölgedeki tüm ülkeler bariz bir Avrupa perspektifine sahipler. Türkiye zor ulaşılabilecek bir reform sürecinin tam ortasında. Üyelik müzakarelerinin başında olan İzlanda’nın başvurusu, AB’nin bütün Avrupa’da hala çekici olduğunu kanıtlıyor.

* Türkiye ise kendi başına bir sınıf. Kaydadeğer yumuşak başlı gücüyle dünya sahnesinde etkili bir aktör. Ekonomisinin bu yıl yüzde 5 büyümesi bekleniyor. Avrupa ortalamasında bu oran yüzde 1. OECD, 2050’ye kadar Türkiye’nin Avrupa’daki ikinci en büyük ekonomi olacağını tahmin ediyor.

* Türk girişimciler Avrupa’da 40 milyar Euro hacminde bir iş sahasını yönetiyorlar ve 500 bin kişiye istihdam sağlıyorlar. AB’de bir Türk ekonomisi, ihracatçılar ve yatırımcılar için yeni fırsatlar doğuracak ve bizi Orta Asya ile uzakdoğudaki pazarlara ve enerji kaynaklarına bağlayacaktır. Bundan dolayı Türkiye’nin üyeliği için güvenlik ve ekonomik durum önemlidir.

ANKARA'YI DESTEKLİYORUZ


* Söylenildiği gibi bizim tüm bu faydaları kazanmamız gerekiyorsa Türkiye’nin de tam olarak oyuna müdahil olması gerekiyor. Temel insan haklarının önemli konularında adımlar atılmasını görmek istiyoruz. Ekonomik reformlar devam etmeli ve AB tek pazar kuralları uygulanmalı. Türkiye’yi bu yolda attığı adımlara devam etmesi için destekliyoruz.

* Devam eden genişleme sürecinin katılımın ilk evrelerinde olduğundan daha yavaş bir halde ilerlediği inkar edilemez. Bu bir ölçü de birlikteki ekonomik durumun, zayıf yönetimlerin, reformların yapılmasındaki cesaretsizliğin ve olası üyelerin Kopenhag Kriterlerini yerine getirmesindeki yetersizliklerinin bir yansıması sonucudur.

* Açık olalım: Birliğin demokrasi standartları ve hukukun üstünlüğü konusundaki titizliği zaman alan bir reform sürecinde sonra üyeliğe izin veriyor. Her halükarda, genişlemenin cazibesi ve dönüşümsel kapasitesi sadece her iki taraf da taahhütleri yerine getirdiğine işliyor.

* Biz üye devletler, genişleme sürecinin bütünlüğünü ve güvenirliğini korumak için prensiplerimize ve kriterlerimize sadık kalmalıyız. Gelecek Genel İşler Konseyi’nde AB, daha fazla genişleme için güçlü taahhütünü yeniden şekillendirmelidir.

KONSEY'DE HANGİ KONULAR MASAYA YATIRILIYOR

Genel İşler Konseyi 2009’da AB Genel İşler ve Dış İşleri Konseyi’nden ayrıldı. Avrupa Birliği’ne bağlı olarak ayda bir toplanan konseyde AB’ye üye ülkelerin dışişleri bakanları bir araya geliyor. Avrupa Birliği’nin genişlemesine yönetlik müzakerelerin, yıllık bütçenin ve kurumsal ya da yönetimsel sorunlar gibi AB’nin izlediği siyasetler ele alınıyor. Avrupa Konseyi’nin farklı alanlardaki siyasetleri hakkında çalışmalar yapıyor.



YAZARLARTAMAMI

HEDONİZM ÇARKI

Süleyman Beledioğlu
Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı