USD (Alış - Satış) : 3,70 - 3,71 EURO (Alış - Satış) : 4,34 - 4,35

Sıcak Haber : Kılıçdaroğlu'ndan erken seçim çıkışı!..

Demokratik açılım bütünüyle Kürt sorununu kapsamıyor

Başabakan Erdoğan, Princeton Üniversitesi'nde 'Demokratik açılım'ı anlattı.

Siyaset / 24 Eylül 2009 Perşembe 12:10
Demokratik açılım bütünüyle Kürt sorununu kapsamıyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokratik açılımın bir süreç olduğunu belirterek, "Burada hesabımız şudur; kısa, orta ve uzun vadeli olarak bütün bu demokratik açılım sürecini çalıştırmayı hedefliyoruz. Yani hepsini bir anda derseniz, bu tabi mümkün değil, hazmede, hazmede, hazmettire, hazmettire bu süreci devam ettirmemiz lazım" dedi. Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinde de farklı bir şekilde hassas bir noktaya gelindiğini belirterek, "Burada ön yargılar öne çıkmazsa, iç siyaset düşünülerek adım atılmazsa, inanıyorum ki parafe edilmiş olan anlaşma zabıtları parlamentoya gönderilecektir. Ayın 10 veya 11'i gibi bu adımlar da atılmış olacaktır" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, BM Genel Kurulu kapsamında bulunduğu Amerika'da, New Jersey Eyaleti’ndeki Princeton Üniversitesi'nde bir konferans verdi. Konuşmasında birçok konuya değinen Erdoğan, 'demokratik açılım'a ilişkin de görüşlerini dile getirdi. Türkiye'nin hukuk ve demokrasi kuralları çerçevesinde sorunların çözümü noktasında hedeflerini belirlediğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu; "Hukuk devletinin, demokrasi ve insan haklarının sorunlarını çözmeyi hedefleyerek yola çıktık. Sorun alanlarını azami seviyeye indirmek istiyoruz. Hak ve adalete dayanan her adım mutlaka karşılık bulmakta, toplumumuz tarafından da desteklenmektedir. Nitekim bu açılımların uluslararası arenadaki yansımaları da bizim için son derece memnuniyet vericidir. Biz, samimi ve kararlı bir şekilde attığımız bu adımı başarıyla sonuçlandırmayı arzu ediyoruz. İfade ettiğim adalet, barış ve güvene dayalı yeni bir küresel zeminin inşası için sistemini oluşturmaktadır."

ERMENİSTAN ANLAŞMASI MECLİS'E GELECEK

Uluslararası terörle mücadeleye de değinen Erdoğan, Türkiye'nin terör acısını iyi bilen, ‘damdan düşen bir ülke’ olduğunu belirtti. Türkiye-Ermenistan sorunu konusunda da konuşan Erdoğan, "Türkiye-Ermenistan arasında şu anda farklı bir şekilde hassas bir yan var. İsviçre'nin araya girmesiyle atılan adım sayesinde şu anda çok önemli bir noktaya gelinmiş vaziyette ve burada ön yargılar öne çıkmazsa, iç siyaset düşünülerek adım atılmazsa, inanıyorum ki parafe edilmiş olan şu andaki anlaşma zabıtları parlamentoya gönderilecektir. Ayın 10 veya 11'i gibi bu adımlar da atılmış olacaktır. Tabi bütün olay geliyor, iç siyasette ne durumdayız?" diye konuştu.

SİYASET BİR RİSK

Ekonomi okuduğunu ve öğretmenlerinin 'ekonomi bir risktir' dediğini anlatan Erdoğan, siyasetin de bir risk olduğunu söyledi. Hayatın her alanında riskler bulunduğunu belirten Erdoğan, "Siyasetin de risksiz bir yanı yok. Yeri geldiğinde hapse gireceksin, yeri geldiği zaman iktidardan ineceksin, bunları göreceksin, eğer görmüyorsan siyaset yapmayacaksın. Biz bu süreci öyle gördük" şeklinde konuştu. Şiir okuduğu için hapis yattığını anlatan Erdoğan, siyaset yapmaya devam ettiğini belirterek, "Fikirden, düşünceden, bunu yaygınlaştırmaktan dolayı içeri girmek önemli. Şiir okudum diye hapse girdim, ne güzel. Hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık yapmıyorum. Sadece şiir okudum" dedi. Ancak halkın bunları affetmediğini, kurulduktan 6 ay sonra partisini iktidara taşıdığını ifade eden Başbakan Erdoğan, demokrasinin de güzelliğinin burada yattığını belirtti.

ERMENİSTAN CUMHURBAŞKANI

Yeniden Ermenistan ile olan ilişkilere değinen Erdoğan, şöyle konuştu; "İlişkilerin normalleşmesi yönünde önemli adımlar attık. Ama bu adımlar atılırken bana göre Ermenistan Cumhurbaşkanı Türkiye'de yapılacak olan Türkiye - Ermenistan milli maçına 'gelirim, gelmem' gibi yaklaşımları göstermemesi lazım. Geçenlerde gazeteciler sordu, 'Ne düşünüyorsunuz' diye. Ben de sadece şu cevabı verdim; 'Bizim Cumhurbaşkanımız Sayın Gül, Türkiye - Ermenistan milli maçını izlemeye gitti' dedim. Verdiğim cevap bu. İşte ön yargıları ortadan kaldırmak... Eğer bir mütekabiliyet varsa Türkiye'nin Cumhurbaşkanı oraya rahatlıkla gidebiliyorsa, O da rahatlıkla Türkiye'ye gelebilmelidir. Yani bunun için 'şunu yaparsan gelirim' demek bana göre uluslararası diplomasi de artık çöpe atılmış olan bir anlayıştır. Nitekim biz bu ülkeyle komşuluk ilişkilerini karşılıklı saygı çerçevesinde yürüteceğiz"

ORTADOĞU

Türkiye'nin Irak ile olan ilişkilerine de değinen Erdoğan, Irak'ın bir an önce toparlanması gerektiğine inandıklarını söyledi. Irak'ın toprak bütünlüğünü çok önemsediklerini ve bunun korunması gerektiğini dile getiren Erdoğan, Suriye-İsrail ilişkilerinin düzelmesi için de Türkiye'nin yaptığı girişimleri anlattı. Aynı şekilde Lübnan'da da sıkıntılar yaşandığını, yine Türkiye'nin devreye girdiğini, elinden gelen gayreti gösterdiğini belirten Erdoğan, bunun yanında Ortadoğu kaynaklarının, silahlanmaya ve silahlı mücadeleye değil, bölge halkının barış ve mutluluğuna ayrılması gerektiğine inandıklarını söyledi. ABD'nin finans sorununda belki de Irak'ta yaptığı harcamanın ciddi bir etkisinin olabileceğini dile getiren Erdoğan, Irak'ın bütün alt yapısının, tarihi ile çöktüğünü belirterek, "ABD Başkanı Obama, 2011'de askerlerinin Irak'tan çekileceğini söyledi. Durum böyle olunca acaba bundan sonra ne olacak? Irak kaç on yılda tekrar o bildiğimiz Irak olabilir? Acaba bundan sonra sorunlar orada hangi şekilde ele alınacak? İşte bütün bunlar üzerinde hassasiyetle durmamız gereken konular" dedi.

Bazı kesimlerin 'İslami terör' gibi ifadeleri kullandığına dikkat çeken Erdoğan, bunun çok çirkin, kabullenilemeyecek bir yaklaşım olduğunu söyledi.'

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

Sudan bahanelerle maalesef devamlı Türkiye'nin ötelendiğini ve yeni kurullar getirilmek istendiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye'deki kamuoyu yoklamalarında AB'ye desteğin düştüğüne dikkat çekerek, "Bir zamanlar bir şarkı mıydı, türkü müydü bir şey vardı bilmiyorum, 'Adaletin bu mu dünya' diye. Böyle bir noktaya getirdiler. Adalet istiyoruz, burada da adalet" dedi.

DEMOKRATİK AÇILIM

Erdoğan, daha sonra katılımcıların sorularını da yanıtladı. Demokratik açılıma ilişkin bir soru üzerine Erdoğan şöyle konuştu; "Bizim bu demokratik açılımımız aslında salt veya bütünüyle Kürt sorununu kapsayan bir adım değil. Biz partimizi kurduğumuz zaman, programımız içinde adına ister Kürt sorunu, ister Doğu, Güneydoğu sorunu deyin, ülkemizde böyle bir sorun var diyerek, buna iki sayfa ayırıp, bunu anlatmıştık. Şimdi geldiğimiz noktada demokratik açılım ile biz sadece Kürt vatandaşlarımızın sorunlarını değil, bizim ülkemizde 30'u aşkın etnik unsur var. Hepsinin kendine göre sorunları var. Ama birinci derecede nedir derseniz, birinci derecede terör sorunu var. Alevi vatandaşlarımızın kendine ait sorunları var. Bununla ilgili de çalıştay yaptık. Bunun yanında azınlıkların sorunları var. Bunların üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Nitekim bir ay kadar önce ben ülkemizin azınlıklarıyla bir araya geldim. Dini grupların temsilcileriyle bir araya geldim, onlarla görüşmeler oldu. Tabi bazı sorunları bize bildirdiler. Bunların da çözümüne yönelik adımlar atmamız gerekiyor. İşsizlik sorunu var. Yani tüm sorun alanlarına bizler eşit mesafedeyiz. Ve Kürt meselesi de bunlardan bir tanesi. Bu şekilde bir yaklaşım sergiliyoruz ve kararlı bir şekilde bunların üzerine gideceğiz. Biz geldiğimizde 'devlet televizyonunda niçin Kürtçe yayın yapılmıyor' deniyordu. TRT'nin kanallarından birini tamamen Kürtçe yayına ayırdık, 24 saat yayın yapıyor. Önce feveran edenler vardı, şimdi iletişim daha rahat oldu. Billboardlarda Kürtçe kullanılamıyor, anne evladıyla cezaevinde rahat görüşemiyordu, şu anda bunlar serbest. Kendi ana dilini öğrenmesi için kurs açılması konusu, serbest bıraktık. Şu anda kendi ana dillerini öğrenme noktasında kurs kurabilir ve öğrenebilirler, herhangi bir sakınca yok. Bu adımlar atıldı. Önce çok farklı yaklaşımlar, daha sonra baktık ki aynı ilgiyi göstermiyorlar, 'devlet bu işi üstlensin' diyorlar. Şimdi yeni bir adım atıldı. Üniversitede enstitü, Kürtçe'nin öğretilmesi konusu da yine atılan adımların içerisinde. Burada hesabımız şudur; kısa, orta ve uzun vadeli olarak bütün bu demokratik açılım sürecinin çalıştırmayı hedefliyoruz. Yani hepsini bir anda derseniz, bu tabi mümkün değil, hazmede, hazmede, hazmettire, hazmettire bu süreci devam ettirmemiz lazım."



YAZARLARTAMAMI

EYÜP SULTAN

Türker Akıncı

HEDONİZM ÇARKI

Süleyman Beledioğlu
Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı